Müzik

Dünyayı Sev, Geyiği Öp, Festivale Gel

20 Ağustos 2017

Günümüz koşullarında taleplere karşılık vermek üzere oluşturulan pek çok organizyon var. Bu organizasyonların başında ise eğlence sektörü geliyor. Bursa da bu konuda çağdaş kentlerinden geri kalmayacak bir festivale sahip. Geçtiğimiz günlerde düzenlenen Türkiye’nin önde gelen festivallerinden Nilüfer Gençlik Festivali, 4 gün boyunca 100 Bin sınırında kişiyi ağırladı.

“Dünyayı sev, geyiği öp, festivale gel.”

Sloganıyla, üçüncü yılındaki festival, 10-13 Ağustos tarihleri arasında Balat Atatürk Ormanı’nda 12 ülkeden 60’dan fazla sanatçının katılımıyla gerçekleşti. 260 dönüm ormanlık alanıyla Türkiye’deki tek kamplı festival olma ünvanına sahip festivalimiz farklı sesleri bir araya getirdi. Benim için kulaklarımın pasının silinmesinden öte kültürel bir şölen olan festival için söyleyebileceğim tek rahatsız edici unsur vardı.

Neo Beat yani sinema, müzik, edebiyat ve fotoğrafçılık alanlarında birleşme amacıyla oluşmuş bir akımın sözde temsilcileri olan bazı grupların ne yazık ki oldukça rahatsız edici davranışlarına şahit olmak, festivalin büyüsünü bozan tek unsurdu. Özgürlüğümüzün başka insanların özgürlüğüyle sınırlı olduğunu hatırlatarak bu konuyu burada kapatıyor ve festivalin kültürel zenginliğinin üzerine geçmesine neden olmamayı umut ediyorum.

Oyun alanları, tasarım stantları, çeşitli atölyeler ve yerel yemeklerin sunulduğu köşeleriyle festival alanı başınızı her çevirdiğiniz köşesiyle bir renk cümbüşüydü. Önünüzden geçen demirden yapılmış robotlar, belirli alanlara yerleştirilmiş heykeller ve insanların festival alanındaki rahatlığı ise muazzamdı.

Sıralı çadırların renklerine kapılıyorsunuz bir an günün ilk ışıklarında, sonrasında ise çıkan grupların seslendirdiği parçalar, eğlenmeye gelmemiş olsanız bile sizi ayağa kaldırıyor. Sahne alan grupların %90’lık kısmı yabancı ve çoğunu tanımıyordum. Ancak sahnelerini izleseniz, şu an dinlediklerinizi bırakırdınız 😉

Daha kişisel fikirlerime gelince; festival güzel ve farklı bir proje. 18 yaşından küçüklerin giremediği alanlar var ki benim için kurtarılmış bölgeler olduklarını söyleyebilirim. Daha sakin ve düzeyli bir seyir istiyorsanız kesinlikle bu bölgelerden çıkmamalısınız.

Bedenimin her hücresinin müziğe doymasının yanı sıra, alan içindeki insanlarla yaptığım sohbetlerden de oldukça keyif aldığımı söylemeliyim.

Bir sonraki yazıya kadar hoşçakalın…

Samet Sarıuşak

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

Yorum Bulunamadı

Cevap Yaz