Bursa ve Ben

Zihin Okuyabilsem Muazzam Olurdu

11 Eylül 2017

Keşke insanların yüzüne baktığımızda bizimle ilgili tam olarak ne hissettiklerini bilebilsek. Hayat ne kadar da kolay olurdu, öyle değil mi? En azından benim için oldukça kolay olacağı kesin. Sözel bir insanım, yani ağzımdan çıkan cümleler gerçek duygularımı ifade ettiği için, karşımdakinin de bu şekilde iletişim kurduğu inancına sahibim. Bu yaşa geldim hâlâ insanların gerçeği söylemediğini devamlı kendime hatırlatmazsam, sonunda inanılmaz bir şok ve hayal kırıklığı yaşıyorum. Yakın arkadaşlarım ise bu her şeye inanma durumuma şok oluyorlar genelde 😉

Söylenene inanmanın başka bir handikapı daha var. O da söylenmiyorsa yok saymam yani bir duygu sözel olarak ortaya konmuyorsa, bunu davranışlardan çıkarmakta oldukça zorlanıyorum. Eğer karşımda kendini sözel olarak ifade etmekten pek hoşlanmayan biri varsa işte o zaman yandım. Davranışlarını incele dur, motivasyonunu anlamak için. Ehhh ben de bu konuda zayıf olduğuma göre çık bakalım çıkabiliyorsan işin içinden. İşte bu noktada gerçekten zihin okumanın muhteşem olacağını düşünmeden edemiyorum…

Dostluk, sevgili, iş arkadaşlığı, komşuluk, akrabalık… Hepsi ya çok kolay olurdu ya da aradan politik davranışlar kalkacağı ve ham düşüncelerle yüzleşeceğimiz için birbirimizden iyice nefret ederdik 😉 En iyisi sadece ben okuyabileyim zihinleri ve tüm dünya bu yeteneğimden habersiz olsun 😉

Bilinmeyenden duyduğumuz korku ve endişe sanırım bana bunları yazdıran. Neyle karşı karşıya olduğumuzu bildiğimizde, ona göre bir karşı tutum sergileyebiliyoruz. Oysa karşımızdakinin kedi görünümlü aslan mı, aslan görünümlü kedi mi olduğunu çözemediğimizde işler Arap saçına dönebiliyor.

İşin komiği; insanlar da, bu kadar netçe kendimi ortaya koyuyor olmama rağmen, benim kedi mi, aslan mı olduğumu bir türlü çözemiyorlar ya asıl ben ona çok gülüyorum. Bunun nedeni de bende olanın tam tersi aslında. Onlar da ağzımdan çıkana inanmamaya güdümlüler. Bu durumda ya söylediklerimden daha azım, ya da daha fazla ama asla söylediğim kadar olduğum düşünülmüyor. Ahhh ne zor insanları anlamak ve anlaşılmak. Bu haftaki yazının karman çormanlığından kafamın da oldukça karışık olduğu anlaşılıyordur her halde. Gene sorgulama dönemlerimden birindeyim, çözünce rahatlayacağım 😉

Didem Çelebi Özkan

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

11 Yorum

  • Cevapla Sabahat Karakaşlılar 11 Eylül 2017 at 15:58

    Kalemine sağlık sevgili Didem. Herkesi olduğu gibi kabul etmeyi, hayatlara müdahale etmemeyi öğrenene kadar daha çok yazar, söyleniriz tatlım 😎

    • Cevapla Didem Çelebi Özkan 11 Eylül 2017 at 22:31

      Canım benim teşekkür ederim. Ben her hafta söylenecek bir konu buluyorum zaten 😝😝 Bayağı rahatlatıcı. Çocuk Sağlığı kategorisi haricinde yazmak istersen şiddetle tavsiye ederim canikom. Terapi gibi 😉😘😘

  • Cevapla Sinem Çelebi 11 Eylül 2017 at 21:36

    ‘Kişi kendinden bilirmiş’ sözü tam da sana göre ablacım; sen aklındaki süzgeçsiz olarak karşındakine yansıtabilğin için, onların da seninle aynı tutumda olacağını düşunuyorsun ki bu da senin hala kalbin ve ruhunla hareket ettiğini gösterir. Bilmiyorlar ki kısa dönemde sadece karşılarındakini kandırıp, uzun vadede büyük hayal kırıklığı yaşayacaklarını…
     
    Her zaman ki gibi düşündüren bir yazı olmuş canım, kalemine sağlık. Sabırsıkla bir sonraki yazını bekliyorum 💕💕💕

    • Cevapla Didem Çelebi Özkan 11 Eylül 2017 at 22:29

      Kuzummm bu ailenin yazabileninin ben olduğumu sanıyordum 🙃🙃 Ne güzel anlatmışsın bebek. İltifatlardan mahçup oldum ama yazım diline bayıldım 😉 Pişttt bir köşede sana açayım mı; Sinem’in Köşesi? 😝😝
       
      Seni Seviyorum Küçük Kardeş ❤️❤️❤️

  • Cevapla Sinem Çelebi 11 Eylül 2017 at 23:06

    Ben de seni çok seviyorum canımın içi ☺️ Bu ailede senin gibi bir yetenek varken bana alkışlamak düşer bi’ tanem… Şşşttt her an fikrimi de değiştirebilirim biliyorsun, zira ruhumuzda var çılgınlık 😊

  • Cevapla Beril Erem 12 Eylül 2017 at 09:50

    Hahahaha:)) Didem yazdıklarını okuyunca aklıma eskiler geldi:)
     
    Çocukken bazen gizli yeteneklerim olduğuna inandırırdım kendimi. Eşyaları düşünce gücüyle hareket ettirebileceğim veya insanların zihnini okuyabileceğim gibi… Babamın da anlattığı bilim kurgu hikayelerinden etkilendiğim dönemlerdi. İşte o zamanlarda; arkadaşlarım konuşurken gözlerimi kısıp dik dik bakardım yüzlerine. Ya da annemle misafirliğe gittiğimizde evdeki eşyalara manyak gibi gözlerimi dikerdim; hareket ettirirsem insanların dikkatini çekerim diye:))) Sonuç; benim garip, içine kapanık ve melankolik bir çocuk olduğuma kanaat getirmeleri oldu. Arkadaşlarım da; ne bakıyorsun dik dik, anneni mi…… diye başlayan o iğrenç argo tekerlemeyi söylerlerdi.
     
    Ancak yine de; ben kadınların zihin okuma konusunda doğuştan yetenekli olduklarını düşünüyorum. Elbette bu dediğim bilim kurgu filmlerindeki gibi bir zihin okuma değil ama genellikle hislerimize güvenerek karşımızdaki erkeğin! ne düşündüğünü, ne düşünebileceğini sezebiliyoruz. Karşımızdaki kadın olduğunda ise bu durum daha zorlaşıyor. Çünkü bir kadın düşünmez! Düşünceleri beyninde dans ettirir:))) Küçücük bir dans pistinde onlarca insanın birbirlerine çarpa çarpa dans etmesi gibi… Hangi birini takip edebilirsin?

    • Cevapla Didem Çelebi Özkan 12 Eylül 2017 at 12:03

      Vaowww öncelikle yoruma bayıldığımı söylemeliyim; kadın beyninde birbirine çarpa çarpa dans eden düşünceler 👌🏼
       
      Çocukluk anılarına gelince okurken şok oldum, “Yo yo bu benim çocukluğum, Beril’in değil” iddiasında bile bulundum. Telekinezi takıntım vardı benim de. Yatağın üzerine oturur, bir çok çocuğun oyunlarına mikrofon olarak katılan saç fırçasını hareket ettirmek için dakikalarca gözlerimi diker dururdum. Bende bu takıntının sebebi ise Stephen King 😝 Tüm kitaplarını hatim edince işte böyle kendine başka bir gerçeklik kuruyorsun. Ve evet ben de içe kapanık ve melankolik olarak tanımlanırdım. Sanırım sende hep kendimi görüyormuşum, sana bu kadar yakın hissetmemin sebebi belki de budur 😉
       
      Sonra bir açıldık, pir açıldık ama değil mi bebek 🙃🙃

  • Cevapla Bahar Erian 12 Eylül 2017 at 13:08

    Sizi okumak büyük bir keyif.

    • Cevapla Didem Çelebi Özkan 12 Eylül 2017 at 15:03

      Çok çok teşekkür ederim. Umarım okumaya devam edersiniz. Sevgiler…

  • Cevapla Mine Çelikkol 14 Eylül 2017 at 10:19

    Merhaba;
    Yalnız değilsiniz 😉
     
    Geçenlerde bir arkadaşım “Yıldız tozu” diye bir paylaşımda bulunmuştu… Daha önce okumadıysanız ve bulabilirseniz okumanızı öneririm.
     
    Sevgiler…

    • Cevapla Didem Çelebi Özkan 14 Eylül 2017 at 14:04

      Okumayı çok isterdim. Acaba siz linkini buradan paylaşabilir misiniz? Ve yorumunuz için de çok teşekkürler 😊

    Cevap Yaz