Bursa ve Ben

Güz

23 Ekim 2017

Yorgunum. Bilmem sonbahardan mı, hayattan mı yoksa. Hatta biraz da melankolik. Evet evet kesin güzden oluyor bu hisler. Yoksa inançlarımın yıkılması, umutsuzluklara kapılmamın ya da içimdeki koca boşluğun bununla ilgisi yok.

Yapraklarım sararıyor, yavaşça esintiye teslim olup, ayaklarımın dibine düşüyor. Bir çoğumuzun bu sarı yapraklar arasında gezinmekten hoşlandığı gibi acıyla karışık bir hazla seyrediyorum tüm bu kopup gidişleri. Biliyorum ki yeniden doğuş için önce ölmek şart. Bu kuru yapraklar görsel bir şölen eşliğinde benden kopup gitmeli ki baharda yeniden yeşersin dallarım.

Her bahar nasıl yeni umutlar doğuruyorsa içimde, güz de yeni sorgulamalar, hesaplaşmalar ve kabullerle geliyor. Havadaki nem azaldıkça sanki görüşüm netleşiyor, soğuk tüm hücrelerimi keskinleştirip algımı açıyor. Açılan algının da pek mutluluk getirdiği söylenemez. Cehaletin tersine, bilme hep acıyla kendini gerçekleştirir çünkü. Kısacası, her doğumgünümde değil, her sonbahar bir yaş daha büyüyorum ben. ‘Hâlâ büyümedin mi? Çocuk musun sen ki büyümekten bahsediyorsun?’ diyorsanız eğer; evet, büyümedim. Tamamladığım bir yolculuk değil büyümek. Ben hala yoldayım.

Yol ise her an değişiyor, ayaklarımın altındaki zemin oldukça kaygan, bana eşlik edenler de kimi zaman tutttukları elimi bıraktıklarında dengemi kaybediyor düşecek gibi oluyorum. Elbette bazen denge kaybından fazlası oluyor ve düşüyorum da. O derece sert savruluyorum ki yüzüm çakıl taşlarına acıyla çarpıyor. Kalkamıyorum o anlarda hemen ayağa, hatta bazen oturup sinirle ağlıyorum. Yola kızıyorum, elimi bırakanlara, itenlere… Sonra diyorum ağlamak bir işe yaramıyor. Kalk ayağa, yol daha uzun…

Ve yol kaç kere düştüğümle hiç ilgilenmiyor. Ya da onu tamamlayıp tamamlayamadığımla. Onun sorunu değil zaten tüm bunlar. Yolculuk benim yolculuğum; hangi patikayı seçeceğime, kimlerin eşlik edeceğine ya da yarıda bırakıp, buraya kadar geldiğim yolda başıma gelenler için ağıt yakıp, o noktada saplanıp kalıp kalmayacağıma yol değil, ben karar veriyorum.

Ahh elbette yolculuk her zaman o kadar da zorlu geçmiyor. Yol hep de çamurlu, engebeli değil. İnanılmaz manzaralardan geçiyorum kimi zaman. Hele bir de o manzaralara hayranlıkla bakan, bana yolda huzurla eşlik eden, güçlü bir yürek varsa yanımda, işte o anlar büyük keyif.

Şu sıralar ayaklarımın altında sarı yapraklar, biraz yalnız, biraz da kendim ve yolla hesaplaşarak yürüyorum. Bakalım ilerde hangi dönemeç var…

Melankoli, Sabahattin Ali

Beni en güzel günümde
Sebepsiz bir keder alır.
Bütün ömrümün beynimde
Acı bir tortusu kalır.

Anlıyamam kederimi,
Bir ateş yakar derimi,
İçim dar bulur yerimi,
Gönlüm dağlarda bunalır.

Ne kış, ne yazı isterim,
Ne bir dost yüzü isterim,
Hafif bir sızı isterim,
Ağrılar, sancılar gelir.

Yanıma düşer kollarım,
Görünmez olur yollarım,
En sevgili emellerim
Önüme ölü serilir…

Ne bir dost, ne bir sevgili,
Dünyadan uzak bir deli…
Beni sarar melankoli:
Kafamın içersi ölür.

Şarkı: Sezen Aksu yorumuyla Melankoli için youtube linki

Didem Çelebi Özkan

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

8 Yorum

  • Cevapla Burçak Birinci 23 Ekim 2017 at 21:48

    Canımmmm… Yine yürekten muhteşem bir yazı. Bir nefeste okudum!!! Kocaman öpüldün 😘

    • Cevapla Didem Çelebi Özkan 31 Ekim 2017 at 17:32

      Güzelliğim benim, her yorumunla beni ne kadar çok mutlu ettiğini bilemezsin. Çok teşekkür ederim bi’ tanem 🙏🏼😘🤗

  • Cevapla Ilgın Cenkçiler 23 Ekim 2017 at 22:22

    🍁🍁🍁 düşündüm kaldım, çocukluğumdan beri en çok kuru yapraklara atlayıp çıtırdama seslerini zevkle dinlemeyi severim 🍁🍁🍁

    • Cevapla Didem Çelebi Özkan 31 Ekim 2017 at 17:31

      O zaman canikom, atlayalım yeniden sarı yapraklara birlikte. Bırakalım tüm o yetişkin tavırlarını ve bir süreliğine yeniden çocuk olalım 😉

  • Cevapla Bahar Erian 24 Ekim 2017 at 11:28

    İlerdeki tüm dönemeçler, gönlünüzden geçen yollara açılsın.

    • Cevapla Didem Çelebi Özkan 31 Ekim 2017 at 17:27

      Baharcım yaşam, hepimizi, her köşe başında güzel süprizlerle karşılar umarım. Böylece yolda çekilenlerin ödülünü alabilelim 😉

  • Cevapla Emel Erem 24 Ekim 2017 at 21:54

    Sonbahar insanı biraz melankoliye sürükler, haklısın ama bu da geçer, ilkbahara ne kaldı ki? Kışı atlattık mı 😉 Ellerine sağlık canım zevkle, okudum bu yazını da…

    • Cevapla Didem Çelebi Özkan 31 Ekim 2017 at 17:25

      Geçti geçti Emel Teyzecim 😉 Öyle arada vuruyor işte 😉 Gün sayıyorum bahara :)))

    Cevap Yaz