Sağlıklı Beslenme & Diyet

14 Kasım Dünya Diyabet Günü

14 Kasım 2017

Diyabet, metabolik rahatsızlıklardan biri olup yaşam kalitesini ve sağlıklı yaşamı etkileyen bir hastalıktır. Pankreasın yeterli kadar insülin üretememesi veya vücudun ürettiği insülini etkili bir şekilde kullanamaması sonucu oluşur ve kanda şeker yüksekliğiyle seyreder. Bu günün 14 Kasım Dünya Diyabet Günü olması sebebiyle bu hafta sizlere diyabetten ve diyabette nasıl beslenilmesi gerektiğinden bahsedeceğim.

Tip I Diyabet

Çoğunlukla çocukluk ve gençlik döneminde rastlanan Tip I Diyabet’tir. Ülkemizdeki diyabet hastalarının yaklaşık %10’u bu tip şeker hastasıdır. Tip I Diyabet pankreasta bulunan ve insülin üreten beta hücrelerinin tahrip olması ile oluşur. Çok su içmek, çok sık idrara çıkmak, yorgunluk, vücut ağırlığında beklenmeyen kayıp oluşması ve tekrarlayan enfeksiyonlar diyabet için belirti olabilmektedir. Tip 1 Diyabet tedavisinde insülin hormonunun vücutta yetersizliği olduğundan dışarıdan alınması zorunludur.

Tip II Diyabet

Genellikle 40 yaşın üzerindeki kişilerde görülen diyabettir. İlk zamanlarda insülin salgılanması varken salgılanan insülin hücreler tarafından kullanılamaz. İleri dönemlerde ise insülin salgılanma seviyesi düşer. Tip 2 Diyabet‘i, Tip 1 Diyabet‘e kıyasla daha sık görülür; diyabetli kişilerin %90’ı tip 2 diyabetlidir. Ailesinde diyabetli olanlarda, şişman kişilerde, 4 kg’dan daha ağır bebek doğuran kadınlarda, stres altında yaşayan kişilerde Tip II Diyabet görülme riski daha yüksektir. Sık idrara çıkma, ağız kuruluğu, çok su içme, açlık hissi, cilt yaralarının geç iyileşmesi, kuru ve kaşıntılı bir cilt, sık sık enfeksiyon gelişmesi, ellerde ve ayaklarda uyuşma, karıncalanma görülür. Ancak bu belirtiler zaman içinde yavaş yavaş ortaya çıkar. Tip 2 Diyabet tedavisinde beslenme alışkanlıklarının düzenlenmeli, yaşam tarzı değiştirilmeli, egzersiz programları uygulamaya koyulmalıdır. Eğer, bu tedavi planına uyulmasına rağmen kan şekeri normal sınırlar içinde tutulamazsa ağızdan hap olarak alınan şeker düşürücü ilaçlar ve uygun dozda yapılan insülin enjeksiyonları ile tedavi desteklenir.

Diyabette Beslenme

Kişiye göre hazırlanmış uygun bir beslenme programı diyabetli bireylerin sağlıklı ve kaliteli bir yaşam sürdürebilmesinin temelini oluşturmaktadır. Beslenme planı yeterli ve dengeli olacak şekilde hazırlandığında kan şekeri normal seviyelerde kalır. Beslenme planı oluştururken öğrenilmesi gereken, kan şekerini hangi yiyeceklerin yükselttiği, bu yiyecekleri ne miktarda tüketmeniz gerektiği ve bu beslenme planının sizin tedavinize ve egzersiz programınıza uygun olup olmadığıdır.

Günlük toplam kalori alımı birey fazla kilolu ise sağlıklı kiloya ulaşacak, sağlıklı kiloda ise koruyacak şekilde düzenlenmelidir. Her kişi birbirinden farklı olduğu için diyabetli bireylerin diyetleri de yaşam şekillerine göre farklılık gerektirir. Beslenme planı hazırlanırken en az 5 öğün olacak şekilde beslenmeli, protein, karbonhidrat ve yağlar gereksinmeleri karşılayacak düzeylerde diyette yer almalıdır.

Karbonhidratlar

Günlük alınan toplam kalorinin yaklaşık %50-60’ı karbonhidratlardan gelmelidir. 1 gram karbonhidrat ile 4 kalorilik enerji sağlanmış olur. Lif oranı yüksek, rafine olmamış, kepekli, tam tahıllı, tam buğdaylı ekmek, kepekli pirinç, kepekli makarna, kuru baklagiller, sebze ve meyveler gibi kompleks karbonhidratlar tercih edilmelidir.

Şeker

Meyveden gelen şeker saf şekere göre kan şekerini daha az yükselmektedir. Bu nedenle kan şekerini hemen yükseltmemek adına ara öğünlerde proteinli bir besin ile meyve tüketilmesi tercih edilmelidir. Kabuğu ile yenebilen meyvelerin soyulmadan yenilmesi lif açısından iyi olur ve kan şekerinin hızlı yükselmesini engeller.

Proteinler

Günlük alınan toplam kalorinin %12-15’i proteinlerden gelmelidir. 1 gram protein ile yine 4 kalorilik enerji sağlanmış olur. Et, tavuk, balık, yumurta, peynir, süt, baklagiller protein içeren kaynaklardır.

Yağlar

Günlük alınan toplam kalorinin %30’u yağlardan gelmelidir. 1 gram 9 kalorilik enerji sağlar. Doymuş yağ yerine doymamış yağlar olarak nitelendirilen zeytin, zeytinyağı, fındık, fındık yağı, badem, avokado, ayçiçek yağı, mısırözü yağı ve omega 3’ten zengin somon, ton, sardalya gibi yağlı balıkları yağları tercih etmek daha doğru bir seçimdir. Omega-3 kaynağı olan balığı haftada en az 2 gün tüketmek kalp damar hastalıklarından korunmak açısından da önem taşır. Sebze yemeklerini pişirirken koyacağınız yağ miktarını 1 kg sebzeye 2 çorba kaşığı sıvıyağ olacak şekilde ayarlamayı unutmayın.

Lif

Meyveler, sebzeler ve kuru baklagiller posadan zengin besin öğeleridir. Posa karbonhidrat emilimini yavaşlatarak kan şekerinin hızla yükselmesini engeller. Günlük alınan posa miktarı 20- 30 gram olacak şekilde ayarlanmalıdır.

Diyabette Fiziksel Aktivite

Diyabette kan şekeri kontrolünde beslenme ve ilaç tedavisi kadar fiziksel aktivite de olumlu etki göstermektedir. Fiziksel aktivitenin vücut ağırlığı kontrolünü sağladığı gibi kan şekerinin de düşmesine yardımcı olur. İlaçlara olan gereksinimi azaltıcı etki gösterir. Kolesterolün ve trigliseritlerin düşmesini sağlar. HDL kolesterolü (iyi kolesterol) yükseltir, LDL kolesterolü (kötü kolesterol) düşürür. Fiziksel aktivite esnasında salgılanan endorfin hormonu ile kişilerin kendilerini mutlu hissetmelerini sağlar.

Egzersiz yapmaya başlarken hangi egzersiz tipi ve programının size uygun olduğu konusunda mutlaka doktorunuza danışmalısınız. Egzersize başlarken ilk başta süre kısa tutulmalı, günde 5-10 dakikayla başlanmalı ve giderek arttırılmalıdır. Egzersiz her gün düzenli olarak yapılmalı, egzersiz esnasında aktif olarak çalışacak kasların olduğu bölgelere insülin yapılmamalı, aç karnına egzersize başlanmamalıdır.

Egzersiz sırasında meydana gelebilecek kan şekeri düşmelerine karşı dikkatli olunmalı ve kan şekeri ölçülmelidir. Egzersiz sırasında oluşabilecek hipoglisemi ataklarına karşın mutlaka kesmeşeker, şeker tableti ve meyve suyu gibi basit şekerleri yanınızda bulundurmayı ihmal etmeyin.

Eğer diyabet tanılı bir bireyseniz herkes sizin için neyin serbest, neyin yasak olduğuna dair pek çok öneride bulunabilir. Oysa ki diyabetli bireylerin, diyabetli olmayan insanlardan farklı bir yaşam sürmesi gerekmez. Her tedavinin mutlaka bireye özgü olduğunu unutmayın. Bu konuda deneyimli bir ekiple çalışarak, diyabetle yaşamayı öğrenebilir, güncel tedavi ve sağlıklı yaşam tarzıyla kan şekerinizi hedeflenen aralıkta tutabilir, diyabete bağlı oluşabilecek komplikasyon risklerini azaltabilir, sağlıklı, aktif ve mutlu bir yaşam sürdürebilirsiniz.

Haftaya görüşmek üzere sağlıklı ve fit kalın.

Dyt. Simay Ejderoğlu

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

Yorum Bulunamadı

Cevap Yaz