Bursa ve Ben

Neden Hümanist Değil De Feministtim?

23 Kasım 2017

Erkeklerin tüm tarih boyunca daha ayrıcalıklı olmasının sebebini biri bana açıklasın lütfen.

Tarım devriminden bu yana nerdeyse dünyanın her yerindeki her toplumda erkekler kadınlardan daha iyi durumda oldular. Bir x, bir de y kromozomuyla doğduysanız, hayata bir sınıf önde başladınız demektir.

Tarih boyunca neler mi geldi başımıza?

Daha ilk doğduğumuz anda elimizden yaşam hakkımız alındı örneğin biz kadınların, sırf kız bir bebek olarak dünyaya gelmemiz yeterdi ölüm emrimizi verebilmek için çünkü.

Her hangi bir mülkiyete sahip olmayı bırakın, kendi bedenlerimizin bile sahibi olamadık çok çok uzun bir süre. Babanın, ardından da kocanın malı sayıldık. Ortaçağ Avrupa’sı kocaları, eşlerinin efendisi olarak görüyordu. 18. ve 19. yüzyıllarda kocanın karısını terbiye etmek için onu dövme hakkı mevcuttu. Ve elbette evlilikte tecavüz diye bir şey zaten söz konusu değildi, kadın sonuçta erkeğin cinsel mülkiyeti altında bulunuyordu.

Erkeklerin koyduğu, erkeklerin iktidarını kollayan kanunlar!!!

Bunlar çok mu uzak sanıyorsunuz, yaşadığınız toplumun gerçekleri değil mi sanıyorsunuz? Son düzenlemelerden önce Türk Medeni Kanunu 75 yıl boyunca ailenin “Reis”ini erkek olarak beyan etti. Bu bana karanlık Ortaçağ’ın “efendi” teriminden çok da farklı gelmiyor açıkcası.

1985 Yargıtay kararında ise, “Evlenmenin sosyal amacı dışında nesli devam ettirme ve cinsel arzuları tatmin etme gayesi vardır. Ne var ki, evlilik birliği içinde cinsel ilişkiyi gerçekleştirmesini doğal olarak kocadan beklemek insanın ve eşyanın tabiatına uygun bir davranıştır.” cümlesi yer alır. Biz kadınlar da kocaların arzusunu her daim yerine getirmekle yükümlüydük bu durumda. Böylece, elbette tecavüze uğramıyor, cinsel görevimizi yerine getirmediğimiz için hatta biz suçlu oluyorduk. Yıllarca eşe yapılan cinsel saldırı suçları, tecavüz yerine aile içi şiddet olarak yargılandı. Tecavüzün cezasının yedi yıl, aile içi şiddetin ise altı aydan başladığı düşünülürse oldukça hafifletmiştir erkek yasa koyucular erkeklerin cezalarını… Şimdi burada madde madde yazamayacağım ama erkeği bu suçtan muaf tutmak için ne savunmalar yapılmıştır okusanız, aklınız şaşar. Aile içi tecavüzü kabul etmenin “iftiraların önünü açacağı” bile söylenmiştir. Aklınız alıyor mu? Bir kadın senelerce tecavüze uğrayabilir ama mazallah biri de çıkar haksız yere zavallı kocacıklara iftira atar, ne yapar o zaman bu adamlar!!!

Kadınlar bi’ silkelenin. Yüzyıllarca yaşam, eğitim, hatta sağlık haklarından yoksun bırakıldınız. Yetmedi bedeninizin bile sahibi değildiniz.

Tecavüz ne ki? Giymeseydin o mini şortu. Şu iradesine sahip olamayan mağara adamını tahrik ediyor bacakların. Kapa sen her yanını, gözlerini de sakın yerden kaldırma, bakışların bile tehlikeli çünkü senin. Amaaaa erkeksen “Göster bakayım pipini amcalara oğlum.” çünkü erkeğin tüm varoluşu hatta yaşam hakkı bile o pipiye sahip olmaya bağlı.

Tüm bunlar, Hümanizmle değil, o çok küçümsediğiniz Feminist Hareketler sayesinde değişti.

Geçenlerde yedi saat boyunca bir arkadaşımla bu konuyu tartıştık. Hümanist olmalıymışım, feminist değil. Tabiki bu savı öne süren ve yedi saat bana dil döktürüp sonunda da zerre fikri değişmeyen bir erkek 😉 Niye değiştirsin ki zaten hayat ona güzel.

Konuşmanın bir yerinde ne dedi biliyor musunuz? Yapılan bir araştırma sonucu kadın doktorların arttığı dönemimizde, bu doktorların hastalarının, erkek doktorların hastalarından daha çok öldüğünü anlattı uzun uzun. Kısacası her iş kadının yapacağı iş değildi. Bak doktor olmaya kalkıp milleti öldürüyorduk.

Daha sonra araştırdım böyle bir çalışma bulamadım. Bayılıyorlar bu tür saçmalıklar uydurup, bunlara inanıp, sonra da bunları gerçekmiş gibi yaymaya. Bu manipülatif veriyi hiçbir yerde bulamadım ama Harvard Üniversitesi’nin gerçekleştirdiği çok geniş çaptaki şu araştırmayı buldum. Bahsi geçen araştırma, 4 yıl sürmüş ve 58 000 doktorun baktığı bir milyon hastanın verileri incelenmiş. Sonuç: Kadın Doktorlar Erkek Doktorlardan Daha Başarılı! Şuraya kaynakça koyayım da beni de sallıyor sanmayın 😂😂 [https://jamanetwork.com] Kısaca arkadaşımın söylediğinin tam tersini söylüyor araştırmalar, kadın doktorların hastalarının ölüm oranı daha az. Bu durumda acaba biz de erkeklerin meslekten el ayak çekmeleri gerektiğini mi söylemeliyiz? 😉 Yaaaa düşüncesi bile komik geliyor, öyle değil mi? Ama biraz önce karşımdaki adam bunu kadınlar için isterken hiç gülmüyor, son derece gerekliymiş gibi savunuyordu…

Eğitim hakkımız elimizden alındı yüzyıllarca, ama bu hakkı elde ettiğimiz anda aradaki uçurumu kapatmayı bildik ve sanırım bu erkekleri dehşete düşürüyor.

Kusura bakmayın ama bu haklar da öyle kucağımıza bırakılmadı. Sonuçta dünyada tek bir Atatürk var 😉 Bu gün sahip olduğumuz herşey uğruna kadınlar çok fazla kanlarını akıttı. Bu yüzden öyle Hümanist, Sosyalist falan olup, erkeklerle omuz omuza insanlığın eşitliği üzerine savaşamayacağım. Zaten insanların arasındaki eşitlikten anladıkları erkekler ve diğer erkekler arasındaki eşitlik.

Toplumsal sorunlar her iki cinsin de sorunu evet ama biz bu sorunlara ek olarak bir de kadın olmanın beraberinde getirdiği envai çeşit eşitliksizlikle de uğraşıyoruz. Önce yan yana gelelim, ondan sonra birlikte koşarız…

Öyle kibar kibar erkeklerin bir gün, olur da bize haklarımızı gönül rızasıyla vermelerini de bekleyemem. Aradaki uçurum ancak Feminizm ile kapanır. Çünkü Feminist hareketler ‘Haydi Kızlar Okula’ der ya da işlenen kadın cinayetleri karşısında sokaklara dökülüp, kanunların değişmesi için baskı yapar ve benim gibiler de ‘Kral çıplak’ der gibi ‘Büyük eşitsizlik’ diye haykırır. Haykırmak, devamlı anlatmak gerekir çünkü geride durmamızı sağlamak için öyle şeyler empoze etmişlerdir ki zihinlerimize, kimi kadınlara bile feminizme burun kıvırtmayı başarmışlardır…

Sen mi kapatacaksın, senin neslin mi kapatacak aradaki bu uçurumu, diye soruyorsanız cevabım şu: Ben pineklemek yerine koşmaya başlayayım, ilerde bayrağı bir sonraki nesile teslim ederim…

Didem Çelebi Özkan

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

1 Yorum

  • Cevapla Yasemin Pul 13 Ağustos 2018 at 11:59

    Ne kadar güzel yazmışsınız Didem Hanım. Harikasınız. Sizin gibi bu konuları açık açık konuşan, yazan, paylaşan bireylere ihtiyacımız çok! Ben de eminim, bizler gibilerin sayısı hiç de az değil, bu jenerasyona kadar gözler açılmamış, açılamamış, normal gelmiş bu erkeklerin üstünlüğü, nasıl olduysa! Fakat bizimle birlikte bundan sonrası daha farklı olacak. Bizim yetiştirdiğimiz çocuklarımız, bizim değerlerimizi özümseyip yetiştirecekleri çocuklarda çok daha büyük farklar yaratacaklar. Yavaş yavaş ama emin adımlarla başaracağız.

  • Cevap Yaz