Yurt Dışı Gezi

Kavala, Yunanistan

26 Kasım 2017

[Ön Bilgi: Bu gezinin ilk gününü Kalbimin Sızısı, Tatlı Selanik – 1 ve Kalbimin Sızısı, Tatlı Selanik – 2 yazılarında bulabilirsiniz.]

Yunanistan gezimizin ikinci ve son gününde Selanik’ten Kavala’ya geçtik. Kavala’ya giden yol görsel anlamda hoş ve şehrin girişinde sizi bir su kemeri karşılıyor. Bu küçük şehir eskiden Tütün üreticilerinin merkezi imiş, eskiden kalma bir de fabrika var.

Elefterias Meydanı

[Agios Nikolaos Kilisesi, Kavala: Hande Sönmezerler Sinan Fotoğraf Arşivi]

Elefterias Meydanı şehrin buluşma noktası. Burada cafeler, barlar, dükkanlar yer alıyor. Bu meydana inen caddede önceden cami olan Agios Nikolaos kilisesi bulunuyor. Bu kilisenin önünde Aziz Nikolaos’un hikayesini anlatan oldukça güzel yapılmış modern bir mozaik çalışması var.

Kamares (Kemer)

1550’de Muhteşem Süleyman tarafından inşa ettirilmiş ve Mehmet Ali Paşa tarafından yeniden elden geçirilmiş. Şehrin su ihtiyacını karşılamış. 52 metre yüksekliğinde ve 60 tane kemeri bulunuyor.

Kale ve Akropolis

Akropolis 1425-1530 arasında eski bir Bizans kalesinin üzerine Osmanlılar tarafından inşa edilmiş. Kale korumada yetersiz kalmış ve sonradan burası bir sürgün ve hapis yeri olarak kullanılmış.

Imaret

Kavalalı Mehmet Ali Paşa tarafından inşa edilmiş. Mehmet Ali Paşa daha sonra Mısır Valisi olarak defalarca Osmanlı’ya karşı ayaklanmış. Kendisinin bir de heykeli var. Yaptırdığı imaret daha sonra Mısırlılar tarafından restore edilmiş. Bu bina kompleksi içinde medrese, mescit, imaret (çorbacı), mektep, yurtlar ve ofisler bulunuyormuş. Bu gün burası lüks bir otel.

Tütün üretim merkezi olan Kavala 19. yy. başlarından itibaren 150 yıldır bu konuda hizmet veriyor. 1918’den itibaren 50 adet tütün firması ve 160 adet tütün deposu bulunuyor. 14000 tütün işçisi burada çalışıyor. 1929’daki büyük ekonomik kriz sebebiyle bu firmalar da etkilenmiş ve o zamanlar Balkanların en önemli tütün üretim merkezi olan Kavala’da pek çok firma kapanmış. Burada aynı zamanda bir Tütün Müzesi de bulunuyor.

Vistonida Gölü ve Porto Lagos

Kavala’da öğlen yemeğimizi yiyip İskeçe’ye doğru yola çıktık ve yakınlardaki Vistonida Gölü’ne geldik. Efsaneye göre bu göle ismini veren Vistones (Trakyalı bir kabile) kralı Diomedes’in insan yiyen atları varmış, bu atlar Kral Eurystheas isteği üzerine Herkül tarafından yakalanıp Mikene’ye gönderilmiş, bu da Herkül’ün efsanevi 12 görevinden 8.si oluyor bu arada 😉

Vistonida Gölünün batısındaki doğal kanal sayesinde Porto Lagos göleti oluşmuş. 1950’lerde bu göle inşa edilen kanallar ile denize doğrudan ulaşım sağlanmış. Gölün kuzeyinde tatlı su bulunurken güneyinde deniz suyunun karışmasıyla tuzlu su bulunmasının sebebi bu kanallar. Gölde 37 balık çeşidi yaşıyor, 19 tane de sürüngen çeşidi var. Bunun haricinde kuşlar için göç güzergahında bir konaklama yeri mevcut. Göl üzerinde ayrıca kiliseler de inşa edilmiş. Küçük ve sevimli bir yer. Burada harika fotoğraflar çekebilirsiniz. 📸 🎞

Kavala ile ilgili dikkat çekici bir husus daha var; binalarda kan ağlayan göz resimleri göreceksiniz. Burası Kıbrıs harekatı için Güney Kıbrıs’a Yunanistan’dan en çok asker gönderen bölge ve çok fazla asker kayıbı var. O resimler aslında ‘Kıbrıs’ı unutmadık’ diyor. Eşimin babası Kıbrıs gazisi olduğu için hafiften tepki verdi bu resimlere. Ama elbette bu noktada şunu anlamak önemli, tüm savaşlar bir takım güç odaklarının her hangi bir bölgede gücü ele geçirmek için ortalığı karıştırması sebebiyle ortaya çıkıyor. Bölge halklarından da ilgili olanlar maalesef ki kendilerini bu kışkırtmanın parçası olarak buluyorlar. 70’li yıllarda konu Kıbrıs idi, yakın zamanda ve halen ortadoğu. Kısaca tuzağa düşmemek için ilişkileri iyi tutup vizyon sahibi olarak ekonomik ve siyasi açıdan bağımsız olmak lazım.

Açıkçası Yunanlılar din hariç bize en yakın kültürü olan halk çünkü 500 yıl kadar beraberce yaşamışız. Ortak pek çok yemek, davranış tarzı ve kelime var. Ben açıkçası bu resimleri bunu düşünerek görmezden geldim ve Kavala’daki güneşli günün tadını çıkardım.

Hande Sönmezerler Sinan

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

2 Yorum

  • Cevapla Ilgın Cenkçiler 26 Kasım 2017 at 21:15

    Gitmekten hiç sıkılmadığım ve sıkılmayacağım dede topraklarımı çok güzel anlatmışsın ✨✨💫💫💫
     
    Sevgiler

    • Cevapla Hande Sönmezerler Sinan 27 Kasım 2017 at 10:05

      Çok teşekkür ederim 💖🌟

    Cevap Yaz