Bir Doz Hukuk

Şeyma’nın Fendi

22 Kasım 2017

Eveeeeeet! Bugün ki konumuz İstanbul sosyetesine sevgili kontenjanından giriş yapan ve sosyal medya tabularını yıkan Şeyma Subaşı. Bu günlerde herkes onu takip ediyor, ondan bahsediyorken Sen ve Ben ekibi olarak elbette ki biz de kusur kalmamalıydık.

Yasaklı aşk hayatının ardından evliliğe giden yol epey engebeliydi onun için. Ama ne olduysa oldu o utangaç, evli bir erkeğin aile hayatının sonlanmasına mal olan mahcup Şeyma gitti, yerine herkese meydan okuyan bir Şeyma geldi. Acun Ilıcalı ile olan ilişkisinin yanı sıra sosyal medya paylaşımları ile de gündeme gelen Şeyma; Kral TV’nin yaptığı ”Top 10” listesi eğer sosyal medya fenomenleri için yapılsa, hiç şüphesiz liste birincisi olurdu. E o kadar gezmeye tozmaya o olmasın da kim olsun?

Peki, ama Şeyma’nın “Bir Doz Hukuk” başlığı altında ne işi var dediğinizi hissediyorum. Anlatayım efendim.

Bildiğiniz gibi toplumun büyük bir kesimi Acun- Zeynep Ilıcalı evliliğinin noktalanmasına sebep olarak Şeyma Subaşı’yı görüyor. Üstüne üstlük bir de, yukarıda da bahsettiğim gibi, son zamanlarda bu durumu normalmiş gibi lanse etmesi, sanki olan bitenlerin hepsi kendi iradesi dışında gelişiyormuş gibi hal ve tavırlar içinde oluşu, anti- Şeyma’cıların daha da bir kanına dokunmuş olacak ki kendisine karşı sosyal medya hesabı üzerinden hakaret içerikli yorum ve paylaşımların yapıldığı iddiası ortaya çıktı.

Şimdi gelelim bizi ilgilendiren kısma, yani hukuki değerlendirmeye. Bu hakaret içerikli paylaşımlardan sonra ne mi oldu? Şeyma 2016 yılının Aralık ayında Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu. Bunun üzerine savcılık hummalı bir çalışmaya girdi ve şüphelileri yakalamak için operasyon başlatıldı.

Öyle böyle bir operasyon değildi bu. Sanki işlenen suç “hakaret” değil de “eroin kaçakçılığı”ydı. Hatta Şeyma Subaşı’yla ilgili montajlı videolar yaydıkları, İnstagram paylaşımlarına hakaret içerikli yorumlar yazdıkları belirlenen kişilerin bir “çete” olarak tanımlanması da cabasıydı. Üç değil, beş değil, on değil tamı tamına otuz kişi gözaltına alındı.

Üç ayrı şehirde gözaltı kararları çıktı. Yetmedi iş uluslararası arenaya bile taşındı. Yurt dışında yaşayan şüpheliler için İnterpol’den arama kararı çıktı. Şeyma bir anda Türkiye’nin dış işleri sorunu haline gelmişti.

Tabi hukukçular şok! İnterpol’dü, operasyondu, falandı filandı derken biz tüm hukukçular ağzımız açık bakakaldık. Hepimiz tıpkı bir cinayet zanlısını arar gibi çalışan yargı mensuplarının çabasına hayran kaldık.

Yani Şeyma’nın fendi herkesi yendi.

Demek istediğim şu; elbette küçük büyük ayırt etmeden tüm suç ve suçlular hakettiği cezayı almalı. Ama adalet duygusunu daha derinden sarsan, kamu güvenini daha çok etkileyen, toplum ahlakına zarar veren diğer tüm somut olayların da en az Şeyma için gösterilen özen ve dikkatle araştırılması, soruşturulması gerekir. Dileğim tüm yargı mensuplarının yapılan her yanlışa aynı vicdani değerle yaklaşmalarıdır. Bir çocuk istismar edildiğinde de, bir genç kız tecavüze uğradığında da, bir yaşlı gasp edildiğinde de, bir delikanlı öldürüldüğünde de…

Av. Ecem Bacaz

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

1 Yorum

  • Cevapla Didem Çelebi Özkan 22 Kasım 2017 at 08:16

    Başka insanların tercihlerini onaylamamayı, bu tercihleri kendi hayatlarında uygulamamayı anlıyorum. Ama kişilere, kendi gibi yaşamadığı için hakaret etmeyi anlamıyorum. Bu sadece Seyma Subaşı olayı değil bence, sosyal medyanın hukuktan bağımsız bir alan olmadığına, kimseyi sizin istediğiniz gibi yaşamıyor diye recm edemeyeceğinize emsal teşkil etmesi açısından önemli. Gel görelim ki tüm toplumlarda tarihin defalarca kez şahit olduğu gibi hukuk aslında arzu edilen kadar adil değil. Fakat elbette daha adil ve eşit düzen arzusu hukuğun birinci hedefi olmaya devam ediyor.
     
    “Güç” her alanda olduğu gibi ne yazık ki burada da bazı çarkları harakete geçirmede etkili. Adalet duygusunun toplumun her kesimine yayılması elbette her bireyin arzularından biri. Özellikle benim gibi kadının hala hukuksal ve toplumsal olarak erkeğin baskısı altında kaldığını düşünenler için kadına ve çocuğa karşı işlenen suçların faillerinin bir an önce yakalanıp ağır şekilde cezaya çarptılması hukuksal hedeflerin en önemlilerinden biri. Yazında da belirttiğin gibi Ecemcim, umarım güçlü için harcanan efor ve adalet arayışı güçsüz için de aynı içtenlik ve çabayla gerçekleşir…

  • Cevap Yaz