Bursa ve Ben

Kim Alışverişkolik? Ben Mi? Yok Canım 😉

27 Kasım 2017

Oscar Wilde ne demiş;

“Ağlamak gösterişsiz kadınlar içindir, güzel olanları alışverişe gider.”

Gerçekten de çoğu kadının alışveriş yaparak çözemeyeceği sıkıntısı yoktur 😉 Kadın beynine daha fazla serotonin, dopamin salgılatabilen başka bir aktivite olduğunu sanmıyorum açıkcası. Zaten alışveriş esnasında tüm vücuda bir şeyler oluyor. Açlık ya da susuzluk hissetmiyoruz, benim gibi bel fıtığından müzdarip olanlarımız dahi saatlerce topukluların üzerinde o mağazadan diğerine yürüyebiliyor. Kol kaslarımıza gelen güçten bahsetmiyorum bile, onlarca torbayı koldan omuza kadar sığdırabilir, gıkımızı çıkarmadan da taşıyabiliriz. Hem ne aldığımızın da çok önemi yoktur; ayakkabı, kıyafet, mum, halı, ütü, makarna sosu… Sahip olma canavarı doyurulduğu sürece canavarın boğazından geçen yemin çok da önemi yoktur.

Beyni bu şekilde çalışan pek erkek tanımıyorum. Vardır elbette ama işte azınlıkta olduklarından, genelleme oluşturmazlar. Oysa biz kadınlar için alışveriş tutkusu sanırım yüzde yetmişin üzerindedir.

Satın aldığımızın eşyalar olduğunu sanıyorsanız çok yanılıyorsunuz, biz mutluluğu satın alıyoruz. Tüm insan yaşamının mutlu olmaya çalışmakla geçtiği düşünülürse, kadınlar buraya kestirme bir yol bulmuş diyebiliriz. Oldukça pahalı bir ücretli otobanda yol aldığımızı ve sonuçta da elde ettiğimizin mutluluğun kendi değil de gölgesi olduğunu ise ancak çok az bir bölümümüz farkına varabiliyor. Bence bir kadını, çok alışveriş yapıyor diye yargılamadan önce, bu kadını ne bu kadar hayatında mutsuz ediyor diye düşünmek lazım. Kadın ne kadar mutsuzsa, dolabı da o kadar geniştir bence. Mutsuzluğa hızlı ve etkili bir tepeleme gibidir alışveriş. Fakat ne yazık ki serotonin ve dopamin salgılanımı arttıran tüm sentetik uyuşturucular gibi hızla gelen etkisi kısa sürelidir. Üstelik bağımlılık yapar, dozu da her gün arttırmanız gerekir. Kontrolü tamamen kaybettiğinizde ise kredi kartlarınıza altın vuruş yapmış olursunuz.

Mutsuzluğun ve depresyonun içinde çok uzun süre geçirmiş, bu satırları yazan biçare kişinin gelin de dolabının genişliğini bir görün 🙈 Alışveriş yaparken aldığım keyif bir yana, sonrasında soyunma odamın ortasına oturur tüm bu muhteşem kıyafetleri tiyatro oyunu seyredercesine izlerdim. Şaka yapmıyorum. Ahhh gülemiyorum bile şimdi o hallerime. Derin bir üzüntü hissediyorum o kadın için çünkü mutluluğun satın alınabileceğine inanıyordu o da…

Hala seviyorum alışveriş yapmayı. Kim sevmez ki? Ama artık bağımlı değilim ve mutluluğu burada aramıyorum.

Serotonin için güneşe çıkıyorum, alışveriş merkezleri yerine örneğin. Bir mağazadan diğerine ayağımdaki topuklularla yaptığım yürüyüşlerin alternatifi ise, spor ayakkabılarımla doğada yaptığım yürüyüşler oldu. Kulağımda müzik bisiklete binmenin, bir çantaya sahip olunca hissettiğim dopamin hücumlarından daha etkili olduğunu fark ettim. İnanılmaz tatiller hediye ediyorum kendime. Kıyafet biriktirmek yerine anı biriktirdiğimi hissediyorum.

Depresyonun en büyük vazgeçilmezi gece uykusuzluğundan da sonunda kurtulmayı başardım; sabah erken uyanabiliyorum. Kimi zaman saat altıda. Eskiden o saatte anca gözlerimi kapatır, uykuya geçebilirdim. Sabahın erken saatleri havada ozonun en yoğun olduğu saatler. Hani estetik merkezlerine gidip ozon tedavisi yaptırıyoruz ya işte sabah erken kalkmak size bunu solumanızı sağlayacak.

Ve kitaplar… Çocukluğumdan beri çok okurdum ama son yıllarda insanlardan kaçtıkça daha çok onlara sığındım. Mutsuz eden insanlar yerine, keyif veren kitaplarımı tercih ediyorum doğrusu.

Yani kısaca şunu söylüyorum; beni mutsuz eden olayları alışverişle halının altına süpürmek yerine, o halıyı kaldırıp altını bir güzel temizledim. Tavsiye ederim, ruhunuza bahar temizliği yapmanın keyfi paha biçilemez 😉

Didem Çelebi Özkan

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

8 Yorum

  • Cevapla Hande Sönmezerler Sinan 27 Kasım 2017 at 10:15

    Didemciğim çok beğendim yazını ve mutlu bir insana dönüşmeni… Hep böyle mutlu ol…

    • Cevapla Didem Çelebi Özkan 27 Kasım 2017 at 10:17

      Mutsuzluğun içine hapsolmuş tüm insanlar için dilerim bunu. Çok teşekkür ederim bi’ tanem güzel yorumun için ❤️🤗

  • Cevapla Ilgın Cenkçiler 28 Kasım 2017 at 08:09

    Değişimi gözleyen biri olarak hep mutlu ol 💜

    • Cevapla Didem Çelebi Özkan 28 Kasım 2017 at 12:25

      Canım arkadaşım, ne kadar da iyi tanıyorsun beni. Değişimin hayatın itici gücü olduğuna inanıyorum. Özellikle de insanın kendini her an geliştirebileceğine, değiştirmek istediği herşey için içinde kendinin bile kimi zaman farkında olmadığı bir kuvvet olduğuna inanıyorum. İlk adım için sadece biraz cesaret gerek yüreklerimize 😉

  • Cevapla Samet Sarıuşak 29 Kasım 2017 at 15:34

    Son zamanlardaki değişiminiz yazılarınıza da yansıyor. Satırlarınızı okurken sanki omzunuzun arkasında bir kamera varmış da sizi takip ediyormuş gibi hissediyoruz kelimeleriniz aracılığıyla.
     
    Mutluluğunuzun ilelebet sürmesi dileği ile daha iyi şeyleri hak ettiğinize eminim…
     
    Sevgilerimle 🙂

    • Cevapla Didem Çelebi Özkan 30 Kasım 2017 at 08:05

      Sametcim her zamanki gibi inanılmaz kibarsın. Hiç sınırlamadan, dostlarımla konuştuğum gibi yazmaya çalışıyorum ve bunun okuyucuya geçtiğini görmek inanılmaz mutluluk verici.
       
      Siteyi kurmaya karar verdikten sonra yazması için konuştuğum ilk kişiydin. O ilk günden itibaren verdiğin destek ve ilgi için çok teşekkür ederim canım.
       
      Sevgiler

  • Cevapla Nihan Deveci 29 Kasım 2017 at 21:39

    Çok güzel bir yazı olmuş. Değişim hayatımızda hep var ve olacak da. Hayat içinde görüşlerimiz devamlı değişiyor. Alışveriş bağımlılığım yok ama severim. Arada deşarj lazım…

    • Cevapla Didem Çelebi Özkan 30 Kasım 2017 at 08:18

      Nihancım çok teşekkür ederim yorumun için. Değişime açık insanları seviyorum çünkü bunun gelişimin ön koşulu olduğuna inanıyorum. Değişimden korkmayan bireylerin kendilerini, ardından da toplumu bir üst noktaya taşıyacağını biliyorum.
       
      Alışveriş konusuna gelince, bir gün birlikte çıkalım, kesin çok eğleniriz 🤗😘

    Cevap Yaz