Dans

Sirtaki

29 Kasım 2017

Sirtakinin kökenine dair en yaygın söylencelerden biri kasap havasından doğduğudur. Hasapiko olarak da bilinen kasap havası, Osmanlı döneminde İstanbul’da oynanan bir dans türüdür. İstanbul’un Fener ve Balat semtlerinde yoğunlaşan kasap locaları arasında doğan bu dansın figürleri, kasapların günlük yaşamlarını ifade eder. Hayvanlar kesilmeden önce bir ritüel olarak hayvanın etrafında dönülerek, diz kırıp çökülerek yapılan bir dansmış. Dönemin kasaplarının çoğu Arnavut kökenli olmasına rağmen, kasap havasının, yani Hasapiko’nun, neden Yunan kökenli bir dans olarak tanındığı ise bilinmiyor. Zamanla dönüşüm geçirerek yerini Sirtakiye bırakmış. Birçok kişi de aslında Sirtaki diye bir dans türü olmadığını ve bunun bir film müziği olduğunu savunur. Bu görüşe göre Sirtaki, Nikos Kazancakis’in 1946 yılında yayınlanan Zorba adlı romanından uyarlanan Zorba the Greek (1964) filmi için usta Yunan müzisyen Mikis Theodorakis tarafından bestelenen şarkının adıdır. İşte Sirtaki, Mikis Theodorakis’in bu film için, filmin konusunu destekleyecek ve dans içeren bir gösteriye uygun olacak şekilde bestelenmiş bir müziktir. Theodorakis yavaş tempolu Hasapiko müziği ile başlayıp, hızlı tempolu Hasaposerviko müziği ile devam eden bu senteze Sirtaki adını vermiş. Hikayesi ne olursa olsun Sirtaki sevilen bir dans türü. Buzuki de Sirtaki’nin ayrılmaz müzik aleti.

[Buzuki]

Günümüzde yavaş yavaş yerini peçetelere bıraksa da Sirtaki gecesinde tabak kırılması ritüel. Çok çok eski zamanlarda, bir Yunan düğününde kavga çıkmış. Kavgayı gören aile büyüklerinden biri ayağa kalkmış ve kadehini kırmış. Kavga bir anda kesilmiş, düğündeki herkes dönüp bu yaşlı adama bakakalmış. Adam durmuş ve “Kadehler kırılsın, kalpler kırılmasın” demiş. “Tatlı yiyelim, tatlı konuşalım” gibi bir ifade olan bu yaklaşımdan sonra bu efsane gelenek halini alınca her Sirtaki’de tabaklar kırılır olmuş.

Biz de yeni kurmuş olduğumuz organizasyon şirketimiz Daria Lima Event’in [@darialimaevent] ilk etkinliğinde sevgili dostlarımıza bu ritüeli yaşatmak istedik ve konsept olarak Sirtaki Gecesi’ni seçtik. Gecenin temelini iyi bir buzuki seçmek oluşturacaktı.

Araştırmalarımızın sonucunda İzmir’den sevgili Buzuki Niko & Yağmur Orkestrası’nı seçtik. Sıra mekana geldiğinde organizasyonlarda her zaman bizleri en iyi şekilde ağırlayan Almira Hotel’de karar kıldık; sevgili Birgül Hanım’ın da katkılarıyla lezzetli ve dopdolu bir Grek menü oluşturduk. Kırılacak tabaklar ve saçılacak peçeteler de hazırlanarak Sirtaki Gecesi hazırlıklarımız tamamlandı. Gecemize katılan dostlarımızdan hem eğlence, hem de yemek sunumlarıyla orijinal bir Sirtaki Gecesi yaşadıklarını duymak bizler için en büyük mutluluk oldu.

Sevgiyle

Nihan Deveci

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

4 Yorum

  • Cevapla Didem Çelebi Özkan 29 Kasım 2017 at 09:11

    İnanılmaz bir geceydi Nihancım. Seni ve ortağın Bahar’ı yürekten tebrik ederim. Bundan sonraki her organizasyonun da en az ilki kadar harika olacağına eminim. Yolunuz açık olsun canım.

    • Cevapla Nihan Deveci 29 Kasım 2017 at 21:32

      Çok teşekkürler Didemciğim. Sizlerin katılımıyla herşey güzeldi.
       
      Sevgiler

  • Cevapla Ilgın Cenkçiler 29 Kasım 2017 at 11:16

    Sirtaki’yi senin kelimelerin ile okumak öyle güzel ki ✨✨✨
     
    Düzenlediğiniz geceye gelince, sizin dokunuşlarınız ile muhteşemdi elbette 💫💫💫
     
    Sevgiler 💜💜

  • Cevapla Nihan Deveci 29 Kasım 2017 at 21:34

    Senin güzel görüşün Ilgıncığım. Herşey birlikte güzel.
     
    Sevgiler

  • Cevap Yaz