Psikoloji

Öfke

27 Ocak 2018

Öfkeli Kadın. Pop Art. Öfke

Öfkenin her zaman bir nedeni vardır; ama her zaman iyi bir nedeni yoktur.

Bir duyguyu ifade etme biçimi olarak öfke; her şeyden önce bir savunmadır. Sizi kaygı, reddedilmişlik, değersizlik, güçsüzlük ve sevilmezlik gibi benliğimizde tedirginliğe yol açabilecek duygulardan koruma amaçlı olarak vardır. Aslında öfke ile birlikte kimliğinizin sahip olduğu ‘güç imajı’ yenilenmektedir.

Öfke; sadece yetersizlik, korku ve kendinden şüphe duyma gibi duyguları dışsal çatışmaya çevirerek rahatlama sürecini kişiye sunar. Kişilerin kendini yeterince anlatamadığı, anlaşılmadığını hissettiği ortamlarda aktif olarak varlığını devam ettirir.

Öfkenin verdiği özgüven

Genellikle zayıf, güçsüz ve kontrolsüz hissetmeye karşı gösterilen bir tepki olsa da, bizi belli bir dereceye kadar cesaretlendirir. Ancak, böyle bir özgüven, temel olarak aldatıcıdır. Kişisel güç, sadece dürtülerimizden yoksun kalmayla değil, onları dizginleme yeteneğimizi geliştirmekle daha çok ilgilidir.

Bizi gerçekten sinirlendirme niyeti taşısın ya da taşımasın, dışarıdan gelen kışkırtmalara “duygusal bir mesafe koyabilmeyi öğrenmek” bu süreçte kilit bir nokta olarak karşımıza çıkar. Bu mesafeyi koymanızı kolaylaştıracak özelliklerin başında ise sabır, hoşgörü, müsamaha, cesaret, kabul ve bağışlama gelmektedir. Bunlar, iç huzuru keşfetmek için kendini kontrol etme becerisine işaret eden güçlü yönler olarak karşımıza çıkar.

Herkes tarafından farklı yorumlanan “mutluluk” aslında “kabul etmenin” bir fonksiyonudur. Öfke ise olana direnç göstermeyle ilgilidir. Doğal olarak hayal kırıklıklarının sonucu olarak karşımıza çıkar. Aslında baktığımızda hayal kırıklıkları da gerçekçi olmayan beklentilerin ürünüdür. Bunlara örnek vermek gerekirse; çoğumuzun aklından en az birkaç tanesi geçer.

1) Eğer bir şey istiyorsam (sevgi, mutluluk, terfi, gibi) bunu hak ederim.

2) Bir şey için çok çalışırsam, başarılı olmalıyım.

3) Diğer insanlar benim standartlarıma erişmeli ve benim haklılık kavramıma inanmalı.

4) Herhangi bir sorunu kolay ve çabuk çözebilmeliyim.

5) Eğer iyi bir eşsem, kocam beni sevmeli.

6) İnsanlar benim yaptığım gibi düşünmeli ve hareket etmeli.

7) Ben birilerine karşı iyiysem, onlar da aynı şekilde karşılık vermeli.

Peki öfke nasıl yönlendirilir?

Her öfkenin altında bir yara olduğuna inanırız. Yarayı iyileştirmek, bazen nispeten daha kolay olabilir. Genelde kronik öfkeye sahip olan insanların “Ben her zaman haklıyım” düşüncesini, “İnsanlar benden farklı düşünebilir” düşüncesiyle değiştirerek, yaralar iyileştirilebilir. Bazen yara oldukça derin olabilir. Kişide yetersizlik duygusu da varsa, bunun iyileşmesi daha çok zaman alabilir ve terapi sürecine geçilebilir.

Araştırmalar bize gösterir ki öfke duygusunu agresyonla birleştirmek ya da bunun tam tersi bastırmak öfke duygusunu pekiştirir. Şöyle düşünün; evinizi su bassa, suya sinirlenmenizin hiçbir faydası olmayacaktır. Bunun yerine problemli bölgeleri öncelikle tespit edip onarırsınız. Öfkeyi yönetmek de aynıdır. Dışa saldırmaktansa, içe yönelip onarım gerektirir.

Psikolog Gülizar Şehitoğlu

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

Yorum Bulunamadı

Cevap Yaz