Kaş ve Ben

Olduğunu Sandığından Daha Fazlasısın

19 Ocak 2018

Sen ve Ben için yazma fikri oluştuğunda, yazılarımı yayınlayacağım köşenin Kaş ve Ben olmasına; sitenin kurucu sahibi, yayın yönetmeni ve yazarı Didem Çelebi Özkan ile birlikte karar verdik. Sevgili lise arkadaşım Didem, “Kaş ve Ben sence nasıl olur?” dediği anda ‘Evet, tam da bu!’ diye hissettiğimi ve bunun beni heyecanlandığını hatırlıyorum. Çünkü dünyadaki kapladığım alanda, bana dair her şeyi kapsıyordu ve andaki yerimi çok iyi anlatıyordu.

Bir hedefe ulaşılmak istendiğinde, bilinmesi gereken iki önemli şey vardır diye düşünürüm. Nereye varmak istediğin ve tam o anda nerede olduğun? Nerede olduğunu bilmezsen, nereye gitmek istediğini bilsen bile doğru yolu bulamazsın çünkü…

Bu yüzden; yıllarca yeterince hareket haline geçememiş olmamın, nerede bulunduğuma dair kafamın karışık olmasıyla çok ilgisi vardı. Dolayısıyla başkalarına paylaşıma açtığımı sandığım yazılarımda aslında öncelikle kendime bir alan açmıştım.

Belki fark edenler olmuştur, geçtiğimiz günlerde yine Sen ve Ben’de; Likya Sohbetleri yapmaya başladım. Bu köşemde niyetimi ve hedefimi anlattığım ilk yazım “Biraz Konuşalım mı?” benim için bir manifesto niteliğindeydi. Okuyanlar daha iyi anlayacaklardır ki inandığım bir şeyi, güçlü bir şekilde amaç edinebilmeye cesaret edebildim; hayatımda belki de ilk defa.

Kendim dışında başkalarına alan açan bu fikir, tamamen içgüdüsel gelişmişti. Niyetimi yazılı olarak ortaya koyduğumda, aldığım bir geri bildirim ise; zihinsel olarak da bunun sorumluluğunu almam gerektiğini fark ettirdi.

Bugüne kadar hep aynı anda iki işi yapamayan biri olduğumu sandım. Yaptığım bir işe, ki bu işin ne olduğunun hiçbir önemi yoktu, aşırı konsantre olmamdan kaynaklanıyordu bu. Çocukluğumdan beri böyleydi. Televizyon izliyorsam annemin bana seslendiğini duymuyordum mesela. Veya yaptığım bir işe odaklandıysam yapmam gereken başka bir şeyi atlıyordum. Odağım o kadar tek bir şeyde oluyordu ki, bütünü yakalayamıyordum ve bu bende genel anlamda dağınıklık hissi yaratıyordu. Sohbet ortamlarında konuştuğumuz konuya o kadar konsantre oluyordum ki, mekanda çalan müziği bile algılayamıyordum. Bu yüzden diyelim yemek yapıyorsam o yemeği yakmamak için başka bir işle uğraşmamaya gayret ediyordum. Çünkü biliyordum ki mutfaktan çıkarsam ocakta yemek olduğunu unutacaktım. Nitekim yaşadım da bunu.

Bu özelliğimin benim en zayıf özelliğim olduğuna inanmam sanıyorum beni en zayıflatan şey oldu bugüne kadar. Çünkü son zamanlarda farklı bakmaya başladığımda anladım ki, bu benim aslında güçlü yanımdı. Neyde başarılı olduğuma baktığımda, başarılı olma sebebimin ona bütün enerjimi vermem olduğunu görebiliyordum. Odağımı değiştirip zayıf yanımı güçlü olarak algılamaya başladığımda ise, zayıflığımın da giderek güçlendiğini fark ettim. Çünkü neyi besliyorsak o büyüyordu. Gerçekten böyleydi.

Kendime aynı anda iki işi yapamam derken bayağı haksızlık etmişim. Şu anda aynı anda birbirinden farklı dört işe kanalize olmuş durumdayım. Hepsini aynı anda yaparken de, dengeyi bozmadan, her birinde elimden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyorum. Etrafımda benim eksiklerimi gözüme sokmaya çalışanlar olsa bile, elimden geleni yaptığımı bilmenin güveniyse paha biçilmez.

Her ne kadar yine kendimden yola çıkarak aktardıysam da yazımı, aslında sana alan açmak istiyorum sevgili okuyucu. Kelimelerin gücünü kullanarak yavaşça senin içine sızmak, zihninde bir yere girmek ve orda bir şeyleri değiştirmek istiyorum. Çünkü biliyorum ki, olduğunu sandığından daha fazlasısın.

Didem Elif

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

3 Yorum

  • Cevapla Didem Çelebi Özkan 19 Ocak 2018 at 15:08

    Elif gene harika bir yazı. Özellikle son paragrafa, bayıldım 😍 Bu arada karar verdim, biz ruh ikizi falan olmalıyız çünkü bu durumumuzu açıklamanın başka bir yolu gelmiyor aklıma 😉 O kadar benziyoruz ki, kendini yazdığın her yazıda ben de kendimi buluyorum. Okuyan herkeste aynı hissi uyandırıyor olabilirsin tabi, o da ayrı 😉 Hepimizin kendinden birşey bulabileceği anlatımların var çünkü. Diyeceğim şu ki ben de senelerce aynı anda birkaç iş yapamamaktan yakındım tam da aynı sebepten hem de; birine o kadar yoğunlaşıyorum ki diğerine yer kalmıyordu. Televizyon örneği bile aynı; yanımda davulla tepinip “Didemmm” diye haykırsalar duymuyorum 🙃 Ve işte hayatımın en büyük yoğunlaşmasını Sen ve Ben’de yaşıyorum. Siteyle yatıp, siteyle kalkıyorum. Ve yazını okuduktan sonra anladım ki tam da dediğin gibi bu yoğunlaşma durumumu güce çevirmişim.
     
    Sonuç olarak canım birçoğumuzda kilitleri açacak olduğuna inandığım bu yazı için teşekkürler 😘❤️

    • Cevapla Didem Elif 19 Ocak 2018 at 15:29

      Hahaha ruh ikizi olabiliriz evet. Farklı hayatlarda aynı frekansı yakalamış olmamız bizi bir araya getirdi bence zaten. Ve bu birliktelik birbirimizi tanıdıkça daha da güçleniyor.
       
      Çok teşekkür ederim. Senin desteğini asla yadsıyamam. Arkamdaki duruşun bana ilk günden beri güç verdi. Vizyonumu genişletme sürecimde hep seninle konuşarak yol aldık, biliyorsun. Senin bana açtığın geniş alan benim de büyümemi sağladı, sağlamaya da devam ediyor.
       
      Yürekten teşekkür ediyorum.

      • Cevapla Didem Çelebi Özkan 19 Ocak 2018 at 18:49

        Zevkti güzellik. Burada olduğun için çok mutluyum. Birlikte büyümeye devam edeceğiz 🤗😘

    Cevap Yaz