Yurt Dışı Gezi

Tarihi Başkent Roma

21 Ocak 2018

Roma için üç günümüz vardı dolayısıyla ilk günü Vatikan ve çevresi olarak düşünerek, diğer yerleri de çok sıkıştırmadan gezme kararı aldık.

Vatikan, Roma

İlk günümüzü Vatikan’da geçirdik, ben önceden hepimize müzeleri gezebilmek için Internet’ten bilet aldım. Yıllar evvel ilk kez Vatikan’a girdiğimde nefesim kesilmişti; kelimenin tam anlamıyla bu kadar muhteşem bir yapı görmemiştim daha önce. Bu sefer de müzeleri gezmek istedim. Daha önce Sistine Şapeli’ni görmemiştim. Vatikan’da grup turunda (yine) uyarı ve yönlendirme olmadığından yanlış gruba dahil olduk ama neyse ki bir görevli bizi onca mesafe yürüyüp tekrar başka bir gruba dahil etti; bayağı yardımcı oldu.

Vatikan tur rehberimiz çok komikti. Bize çok detaylı şekilde tabloları ve Vatikan’ı anlattı. 4 saat süren yaklaşık 4 kilometre yol yürüdüğünüz bir gezi. Aklınızda olsun. Ayakkabılarınızı iyi seçin 😉 Rafael’in eserlerine bayılacaksınız. Vatikan duvar resimleri (Rafael’in eserleri) 20 yılda elle temizlenmiş Sistine Şapel’inin içinde fotoğraf çekmek yasak, sadece tavandaki Michelangelo’nun resmine bakıp keyfini çıkarın çünkü muhteşem.

Aziz Peter Basilikası’nın içi, Vatikan, Roma

Aziz Peter Basilikası’nın içi

 
Müzelerden sonra St Peter’s Basilica geziliyor. Burada yaklaşık bir saatimizi geçirdik. İçeride muhteşem heykeller var. Bu arada müzeleri gezmek istememezseniz sadece Aziz Peter Basilikası’nı da gezebilirsiniz, yalnız uzunca bir kuyruk beklemeniz gerekebilir.

500 yıldır görev başındaki İsviçreli Muhafızlar, Vatikan, Roma

500 yıldır görev başındaki İsviçreli Muhafızlar

 
Vatikan’da İsviçreli Muhafızlar’ı bu sefer göremedim; bu muhafızların üniformaları Michelangelo tarafından tasarlanmış. İsviçre Muhafızları’nın hikâyesi 1505 yılında Papa II. Julius’un, İsviçre’den kendisini koruyacak bir birlik göndermesini talep etmesiyle başlıyor. O tarihte İsviçre askerlerinin ünü tüm Avrupa’da biliniyor. Eylül 1505’te 150 İsviçreli asker, ilk defa Roma’ya giriyor. Ancak İsviçre Muhafızları’nın resmi kuruluşu 22 Ocak 1506 olarak kabul ediliyor.

Kırmızılı züccetalı (takke) bir kardinal, Vatikan, Roma

Kırmızılı züccetalı (takke) bir kardinal

 
Eskiye göre daha az rahiple karşılaştım. İlk gidişimde bir rahiple bayağı koyu sohbet etmiştik, bu sefer olmadı. Çıkışta Vatikan yakınlarındaki bir restoranın sahibi bizi kendi restoranına davet etti, açıkçası kuzeyde gördüğümüzden daha farklı ve iyi bir tavırdı. Çok lezzetli yemekler yedik ve düzgün davrandılar.

Castel Sant’angelo

Castel Sant’angelo, Roma

Vatikan’a çok yakın bu güzel kale. Aslında İS 135’te İmparator Hadrian’ın Mosoleumu (Anıt Mezarı) olarak inşa edilmiş. Vatikan ile arasında gizli bir koridor varmış. Ayrıca zaman içinde hapishane olarak da kullanılmış. Fatih Sultan Mehmet’in oğlu Cem Sultan da belli bir dönem bu hapishanede tutuklu kalmış. Ben bu kalenin görüntüsüne çok hayranım, bence Roma’da fotoğraf çekilecek en güzel yerlerden biri. Bu kalenin önündeki köprüde kaleyi arkanızdan geniş şekilde göreceğiniz bir kadrajda fotoğraf çekmek güzel bir anı oluşturacak sizin için.
Buradan çıkınca yakınlarda olan Piazza Navona’ya da yürüyebilirsiniz.

Piazza Navona (Navona Meydanı)

Piazza Navona (Navona Meydanı), Roma

Çevresindeki Barok saraylar ve muhteşem çeşmeleri ile ünlü bu meydan. Benim favori heykeltıraşım Bernini’nin Fontana dei Quattro Fiumi (Dört Nehir) adlı çeşmesi burada. Bu güzel çeşmenin tam karşısında Fontana del Moro (Mağribi Çeşmesi) adlı başka bir çeşme daha var. Bu çeşme 1574’te Giacomo della Porta tarafından yapılmış. Merkezinde yer alan figür Mağribilere benzediği düşünülerek çeşmeye de öyle denmiş.

Fontana di Trevi (Trevi Çeşmesi / Aşk Çeşmesi)

Fontana di Trevi (Trevi Çeşmesi / Aşk Çeşmesi), Roma

Nicola Salvi tarafından 1732 yılı itibariyle yapılmaya başlandı. Pietro Bracci ise tamamladı. 26 metre yüksekliğine 49 metre genişliğinde devasa bir çeşme ve gördüğünüzde bayılacağınız bir sanat eseri. Ben ilk kez gittiğimde herkesin yaptığı gibi para atarak dilek tuttum, sevdiğim insanla gelmek için ve dileğim tuttu 😉 Hem de bir değil iki erkeğimle geldim 🙃

Arkanızı dönün ve sağ elinizle sol omzunuzun üzerinden parayı atın, Roma’ya ikinci kez gelmek için. İki para atın ki sevdiğinizle gelin 😉 İster inanın, ister inanmayın, yine de eğlenceli. Buraya hemen birkaç metre uzaklıkta harika dondurmacılar var, deneyin derim. Burası ayrıca oldukça kalabalık bir yer, insanların kadrajınıza girmeden fotoğrafınızı çektirmeniz zor olacak.

Pantheon, Roma

Piazza della Rotonda‘daki Pantheon

Piazza della Rotonda‘daki Pantheon

 
Yolun diğer tarafında Il Tempio di Adriano ikinci yy’dan kalma bir tapınağın dış yüzü, biraz ilerleyip yürüdüğünüzde ise Pantheon var. Burası aslında eski bir tapınak, sonradan kilise olarak kullanılmış ve Piazza della Rotonda isimli meydanda bulunuyor. Buraya bilet almadan girebilirsiniz. Tavanındaki delikten güneş ışıkları giriyor. Rafael’in mezarı da burada.

İspanyol Meydanı, Roma

Bir diğer meydan ise Piazza di Spagna yani İspanyol Meydanı ve merdivenler de burada. Bence merdivenlerin bir özelliği yok, ama tam önündeki çeşme oldukça güzel: Fontana della Barcaccia (yani Kayık Çeşmesi), yine benim favorim Bernini tarafından tasarlanmış ve 1627’de bitirilmiş.

Piazza di Spagna [İspanyol Meydanı], Roma

Piazza di Spagna [İspanyol Meydanı]

Heykeltraş Bernini

Bernini’yi siz de benim kadar seviyorsanız, Piazza Barberini’de yine bir başka heykeli, Triton Çeşmesi bulunuyor. Bernini’nin pek çok eseri var ama en önemlilerinden biri de Santa Maria della Vittoria’daki Cornaro Şapelinde yer alan Aziz Teresa (Ecstasy of Saint Teresa) heykeli önemli hatta bu heykel Melekler ve Şeytanlar filminde de görünüyor. Ama benim en favorilerimden biri Vatikan’da yer alan Papa 7. Alexander mezarı için yaptığı müthiş heykel. Buraya detay yazmıyorum, lütfen gidin, görün, o mermer, o şekilde nasıl bükülmüş, o hayal gücü nasıl yansıtılmış, ben hayran kaldım.

Giovanni Lorenzo Bernini’nin Aziz Teresa (Ecstasy of Saint Teresa) heykeli, Roma

Giovanni Lorenzo Bernini’nin
Aziz Teresa (Ecstasy of Saint Teresa) heykeli

 
Triton heykeline çok yakın bir noktada Capuchin Rahipleri’nin müzesi var. Bu müze içinde insan kemiklerinden yapılmış bir de kilise bulunuyor. İçeride fotoğraf çekmek yasak ve genel olarak bu mezhep hakkında bilgi veren yazılar ve harika tablolar bulunuyor. Buraya herkes gitmez, sadece özellikle bilenlerin tercih ettiği bir yer. Ben yıllar evvel bir belgeselde seyredip, bir gün buraya gideceğime kendime söz vermiştim.

Kolezyum, Roma

Kolezyum, Roma

Kolezyum

 
Colosseo yani Kolezyum benim bir diğer favorim ve Roma denince herhalde akla ilk gelen yapı. Önünde harika fotoğraflar çekeceğiniz bir yer. Biletleri önceden Internet’ten alırsanız çok sıra beklemezsiniz. Colosseo 17-18 yy.larda bir ara resmen bir botanik bahçesine dönmüş, heryeri bitkiler ve sarmaşıklar kaplamış hatta Lord Byron bir eserinde bunu yazmış; acaba öyle kalsaymış nasıl olurmuş çok merak ettim. Bunu da ilk kez bu sefer öğrendim; içeride bir dükkan açılmış, kitap ve hediyelik eşya satılıyor; botanik bahçesi halinin ise bir ressam tarafından çizilmiş resmi var. Büyüleyici! Colosseo içinde veya önünde her saat başı 5 dk gladyatör gösterisi aradı gözlerim; ilk ziyaretimde gladyatörlerle fotoğraf çektirmiştik. Meksika Xcaret’te Maya’ları anlatan kısa gösteriler vardı. Açıkçası olsa iyi olurdu diye düşündüm ama kimbilir kendilerince haklı bir görüşleri olabilir bunu yapmamakta çünkü bir Avrupalı turist Colosseo’da olay çıkarttı; karga tulumba götürdüler; hiç acımadılar ve motorsikletli çok sivil polis vardı. Kameraya çekenlerin görüntüleri silindi. Bir anda sivil kıyafetli motorlu polisler ablukaya aldılar.

Forum, Roma

Forum, Roma

Forum

 
Colosseo’yanın çok yakınında yeralan Forum’u da yolunuz üzerindeyken gezmenizi öneririm. Bu alandaki bazı kalıntılar 2000 yaşında! Gözlerime inanamadım. Ne kadar kudretli bir devletmiş o yıllarda Roma İmparatorluğu.

Piazza Vittorio Emanuele Anıtı, Roma

Piazza Vittorio Emanuele Anıtı

 
Forum’un yine çok yakınında Piazza Vittorio Emanuele anıtı var. Vittorio Emanuele İtalyan birliğini kurmuş ve İtalyanın ilk kralı. Bu anıt da 19. yy’ın sonlarına doğru yapılmış. Tepesindeki yerden fotoğraf çekebilirsiniz.

Piazza del Popolo, Roma

Piazza del Popolo

 
Bu anıta arkanızı verip dümdüz yürürseniz bir sonraki meydan; Piazza del Popolo. Burası geçmişte uzun yıllar boyunca Roma’nın giriş kapısı olan bir meydanmış. Hemen yanında ise Villa Borghese bulunuyor.

Pratik Bilgiler

Roma içine metro ve otobüs kullanarak gittik; google sağolsun, o olmasa yolumuzu zor bulurduk.

Terorist karşıtı önlemler Roma’da çok iyiydi; heryerde jandarma nöbetteydi; yaya trafiğinin olduğu yerlerde jandarma araçlarını zigzag parketmişti (kamyonla insanların ezilmemesi için).

Üçüncü gidişim dolayısıyla aradaki değişiklikleri gözlemleme fırsatı buldum. 2002, 2008 ve 2017 olarak farklı tarihlerde bulundum ve neredeyse hiçbir değişiklik yok 😉 Mesela Venedik’te bir camcı vardı, benim sevdiğim orkestra camları yapmışlardı. İkinci gidişimde elimle koymuş gibi aynı vitrini bulmuştum. Bu sefer bulamadım belki de satıldı.

Şehirler hemen hemen hiç değişmemiş; Roma ara sokaklarında çok sevimli restoranlar ve kafeler var; binalar eski ve tabela kalabalığı halen çok yok. Her yerde turist vardı; Türkiye’nin durumuna ister istemez üzüldüm.

En önemli şeylerden biri: Yanınıza rahat yürüyüş ayakkabısı alın. Ben tam bir akıl tutulması eseri yürüyüş ayakkabısı değil normal dolgu topuklu sandalet seçmişim; iyi haltetmişim 😂 Defalarca ayağım burkuldu, zaten gelince de havalimanında düşerek yeri öptüm, kısaca döngü tamamlandı.

Çocuk ile baştan başa İtalya turu ve bazı günler yaklaşık 15 km yürümek çok zor; bizim çocuk uyumlu olmasına rağmen zorlandık; arada yanında her istediği oyuncak olmadığından veya çizgifilm seyredemediğinden arızaya geçebiliyordu. 😜 Ama misal seyahatiniz 2 şehir ile sınırlanırsa daha rahat edilir. Çocuğu çok yürüttüğüm için eleştirilere de maruz kaldım; ben ise olaya farklı bakıyorum: malum istanbul’da çocuk olmak demek artık apartman çocuğu olmak demek yani dışarı çıkıp çok da aktivite yapamıyorlar ancak ve ancak spora gitmeliler veya siz şehri gezdirmelisiniz. Çocuklar yürüsün; beni de rahmetli anneannem çok yürütürdü; bazen arıza yapardım; çok yavaş yürününce yorulurdum ama pek çok yeri yürüyerek keşfetmek gerek. En azından bizim çocuklarımız keyif ve keşif için yürüyorlar; unutulmaz anıları olacak biliyorum çünkü ilk kez yurtdışına küçük yaşımdayken çıkmıştım ve halen gördüğüm ülkelerde yaşadıklarımı net şekilde hatırlıyorum. Üstelik 80’li yıllarda Türkiye’de pek çok şey yoktu, ben bu geziler sayesinde pek çok şey öğrenmiştim. Sonra Türkiye de gelişti; şu anda pek çok ürün ve modern bina bizde de var. Ama şu anda bir çocuğun kazanacağı deneyim benim 80’lerdeki deneyimimden çok farklı olacak. Çocuğa farklı bir dünya göstermek istiyorsak biraz farklı düşünmek zorundayız.

Bir başka önemli bilgi; paket tur olması sebebiyle orta halli otellerde kaldık; tur ile gidince beklentiyi çok düşük tutun; odanızda soğutucu olmayacak mesela; marketten aldığınız peynirler eriyor; her iki tur ile gidişimde de başıma geldi. Buzdolabı yoksa biz de kahve makinemizi kullarınız dedik. Hatta son gecemizde keyiflenelim diye Türk kahvesi içtik. Süper tur arkadaşlarımız ile son gece onların Türk kahvesi cezvesini de kahve yapacağız derken yaktık yanlışlıkla 🙈

Özellikle Roma’yı gezerken dikkat edilecek çok önemli başka bir husus; yankesiciler ve kaptı kaçtı olayı. Bizim diğer gruptan birinin bavulu otelin önünden çalındı ve biri de kaptı kaçtıya uğradı, motorsikletle sürüklendiği için hastanelik oldu.

Herşeye rağmen İtalya gezimizde harika yerler gördük ve gözümüz sanata ve güzelliklere doydu diyebilirim. Ve tabii o muhteşem ağaçları unutamıyorum. Özellikle Forum’un yakınlarındaki ağaçlara bayıldım. Her yer yemyeşildi. İstanbul’un ve Türkiye’nin bu çevre bilinçsizliğine çok üzülüyorum.

Bu yazı için de kendi arşivimden fotoğraflar ekliyorum tam da buraya 😉 Instagram hesabımdan diğer fotoğraflarımı da görebilirsiniz: [@handesonmezerlersinan]

 
Gitmeden evvel seyredin:

• Vatikan için: Melekler ve Şeytanlar (Angels and Demons)
• Roma için; Aşk çeşmesi (When in Rome), Gladiator, BenHur, 007 Spectre, The Passion of Christ

Gitmeden evvel okuyun:
Umberto Eco: Gülün Adı & The Prague Cemetery

Başka şehirlerde görüşmek üzere…

Hande Sönmezerler Sinan

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

4 Yorum

  • Cevapla Nihan Deveci 22 Ocak 2018 at 08:00

    Roma’yı gayet güzel anlatmışsınız. Belirli sayıda günde ancak bu kadar gezilebiliyor zaten. Selamlar 😊

  • Cevapla Hande Sönmezerler Sinan 22 Ocak 2018 at 11:31

    Yorumunuz için çok teşekkürler. Evet haklısınız, biz bir de çocukla ve benim yanlış ayakkabı seçimimden dolayı şişen ayaklarım sebebiyle hedefimizin %70’ini ancak gerçekleştirebildik. Ama olsun harika anılarla döndük. Eminim sizin için de öyle olmuştur 🤗🤗

  • Cevapla Didem Çelebi Özkan 22 Ocak 2018 at 12:03

    Canım benim o kadar keyifli anlatıyorsun ki görmediklerimi görme, daha önce gittiklerime ise bir daha gitme isteği uyandırıyorsun. Bir de planlama yeteneğine bayılıyorum. Görülmesi, yapılması gereken herşeyi kısıtlı zamana rağmen gerçekleştiriyorsun. Müzelerin biletlerini önden Internet’ten alma fikrini de çok sevdim. Sırf müzelerin önündeki metrelerce bilet sırası yüzünden girmekten vazgeçtiğim oluyordu fakat bundan sonra senin yöntemini uygulayacak ve görmek istediğim hiçbir yerden sırf bilet sırası yüzünden vazgeçmeyeceğim 😉 Kalemine, yüreğine, bilgine ve gezme tutkuna sağlık canım ❤️

  • Cevapla Hande Sönmezerler Sinan 4 Şubat 2018 at 11:53

    Didemciğim, güzel yorumun için teşekkür ederim. Planlama seyahat için çok önemli bir unsur; zaman ve bütçe çoğu insan için kısıtlı; internet işlenir nimet. Evet biletleri internetten almak gerçekten zaman kurtarıcı. Ben gitmeden evvel şehirlerle ilgili çok iyi araştırma yapıyorum. Hatta giden arkadaşlarıma da danışıyorum mutlaka. Kendim de yardımlaşmayı severim o yüzden kendi tecrübemi aktarıyorum. Belki faydam olur diye ve mesela senin için faydalı olmuş çok sevindim. Bir şehiri her yönüyle gezmek çok güzel ama bu her zaman mümkün olamıyor. O yüzden mesela ben ilgimizi en çok ne çekebilir ve Tibet’i en iyi geliştirecek nereler var diye düşünüp biraz süzdürüyorum. Tabii çoğu zaman şişen ayaklarımız bazı yerleri görmemize engel olabiliyor; o yüzden plana sadık kalarak eğer (özellikle çocukla) planın %80’ini gerçekleştirebiliyorsak Harika.

  • Cevap Yaz