Bursa ve Ben

Kondisyon Sıfır

26 Şubat 2018

Kondisyon Sıfır

Elif Aksoy’un dünkü yazısını, [Spor Yapmak ya da Yapmamak İşte Bütün Mesele Bu] tam da inanılmaz kondisyonsuz geçirdiğim bir spor aktivitesinin ardından, tüm kaslarım acırken okudum. Devamlı “Çok haklı, çok haklı.” nidaları zihnimde çığlık çığlık uçuşurken, bir yandan da kendime bir sürü söz verdim. Önümüzdeki haftasonu kayağa çok daha formda gelebilmek adına pazartesinden itibaren yeniden spora başlayacağıma ve bu kondisyon sıfır durumuma bir son vereceğime dair birçok vaatte bulundum gece yatmadan kendime.

Bu gün pazartesi… Ve ben değil spora başlamak, tüm gün yataktan çıkabilecek gibi gözükmüyorum 😂 Ama tamam kendime de çok haksızlık yapmayayım, dünkü kas yorgunluğundan sonra bugün bu halde olmam normal. Söz yarın başlayacağım 🙃

Aslında bu kondisyonsuzluk durumum uzun süredir üzüyordu beni. Geçen yaz ülkemin bilimum güney sahillerinde kavurucu sıcak altında 5 metrede bir durmadan, iki gıdım yokuşu çıkamadığımda, beynimde korku çanları çalmaya başlamıştı. Bu korku, en son birkaç hafta önce evimin içindeki 18 basamaklı merdiveni çıkarken kalp krizi geçirdiğimi sanacak hale gelince, kendimi kardiyoloğun karşısında buldum.

Kalbimde bir sorun mu var?

Tetkikler, tahliller… Sonuç ne mi? Kalbimde hiçbir şey yok. İyi bir şey tabi. Gelin görün ki ben sorunun kalbimde olduğundan emindim ve doktorun vereceği minicik bir ilaçla tüm sıkıntılarımdan kurtulacaktım. Oysa şimdi hâlâ deli gibi çarpan kalbimle baş başayım.

Tahliller sonucunda bir problem çıktı ama. Oldukça kansızmışım. Tüm bu yorgunluk ve kalp krizi geçiriyor gibi hissetmelerime bu kansızlık neden olabilirmiş. Kardiyoloğum hematoloji bölümüne kontrole gitmemi tavsiye etti. Pöfff bu bölüm de Bursa’da sadece Fakülte’de varmış. Başıma açılan işlere gel… Neyse şükür diyelim, insanlar ne hastalıklarla uğraşıyor, şımarıklığa gerek yok.

Kansızlıkla savaş başlasın

Hematoloğa gitmeden önce acil önlem paketini yürürlüğe koydum bile. Sabah aç karnına pekmez birincisi 😝 Ve cidden bir an önce spora geri dönmeliyim. Bu kalp çarpıntıları aksi halde cidden sonum olacak… Tam da Elif’in yazısında bahsettiği gibi, doktorluk olup, mecbur kalmadan sporu günlük hayatımıza bir türlü entegre edemiyoruz milletçe.

Oysa geçtiğimiz iki sene düzenli pilates yaptım ve kendimi hem fiziksel olarak, hem de ruhen harika hissediyordum. Sonra ne olduysa, tembellik gelip yakaladı beni ve bir şekilde bıraktım 😔

Kondisyon Sıfır ve Sonuçları

Ve işte dün Tutyeli’nde kalbim deli gibi çarptığı için, pistin ortasında karların üzerine sere serpe yatmış, yanımdan son sürat geçen kayakçıları umursamadan gökyüzünü seyrederken buldum kendimi. Sanırım son nokta bu… Artık harekete geçmem şart.

Çocukluğumdan beri teleskilerin açılışından kapanış saatine kadar kayan ben, dün çocukları dayılarına bırakıp kapanışa iki saat olmasına rağmen otele döndüm. “Aman ne var bunda? Kaymışsın işte bütün gün” diyebilirsiniz. İnsanın yapabildiklerini artık yapamıyor olması çok sinir bozucu oysa. Yaşlanmaktan nefret ediyorum… Spor yapmak bu durumu azıcık bile olsa düzeltebilecekse yapmamak büyük aptallık 😣

Bakalım bu hırsım bir değişiklik yapmama olanak sağlayacak mı? Gelişmeleri bildiririm…

Not:Sevgili diyetisyenimiz Simay Ejderoğlu’nun Kış Sporlarında Beslenmenin Önemi yazısı benim gibi enerjisi düşük sporcuların doğru beslenmeyle daha zinde hissetmelerini sağlayabilir.

Didem Çelebi Özkan

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

2 Yorum

  • Cevapla Hande Sönmezerler Sinan 27 Şubat 2018 at 09:48

    Ah o kondisyonsuzluk hepimizi yakalıyor ama seni çok iyi anlıyorum çünkü ben de telesiejin açıldığı saatten kapanana kadar durmadan kayabilirken bir kaç yıl evvel aynı senin durumda buldum kendimi. Geçmiş olsun canım…

  • Cevapla Sinem Çelebi 28 Şubat 2018 at 19:44

    Hergün kendime söz veriyorum, bu hafta spora başlamalıyım, diye. Malesef ki o söz hep havada kalıyor 😔 İnşallah seninki benimki gibi olmaz canımcım 🙂
     
    Bu haftasonu da dağa çıkarsak eğer haftada iki günden 5 saat kayak spordan sayılmaz mı ki acaba 😂🤔😆🤪

  • Cevap Yaz