Kaş ve Ben

Işığını Yansıt

9 Şubat 2018

Mevla Yolunda yazısı için uzaydan dünya üzerinde güneşin doğuşu

Birkaç hafta önce yayınlanan Duvarlarım Var Benim adlı yazımda şöyle bir cümle kullanmıştım; “Özümdeki ben, güneş sisteminin içindeki Dünya gibi. Her ne kadar ışığın etrafında dönmeye niyetlensem de, bir taraftan habire kendi etrafımda da döndüğümden bir yanım hep karanlıkta kalıyor.” Dün Kaş sokaklarında yürürken, bulutların arasından görünür olmaya çalışan güneş o kadar ay gibi göründü ki gözüme, kendi evrenimde de tıpkı ay gibi bir uyduya bağlandığımı fark ettim. Ve çoğu zaman onu güneşim sandığımı. Oysaki onda gördüğüm ışık, mevla yolunda etrafında dönmeye niyetlendiğim varlığın ışığının sadece ona vuran bir yansımasıydı.

Mevla Yolunda

Bazen bir araya geldiğim insanlar, özlerinde ne kadar iyi olduklarını düşünsem de, beni çok yoruyor. Öyle olduğunda ister istemez içimde o insanlarla görüşme isteği olmuyor. Doğrudur, yanlıştır bilemem ama tamamen içgüdüsel bir şekilde uzak kalma ihtiyacı duyuyorum. Bazen de tam tersi bazı insanlar, kendi etrafını ne kadar bulut sarmış olsa da, özündeki ışığı kaybetmediğinden; onlarla birlikte olmak beni çok mutlu ediyor.

Bu hafta yaşamsal koşturmacanın peşine takılmış sürüklenirken, bir taraftan da bünyeme kabul ettiğim gribal mikroplarla boğuşurken, sevdiğim bir arkadaşımla birlikte olmak için zar zor ayırabildiğim bir kahve molası bana çok iyi geldi. Boşuna bir kahvenin kırk yıl hatırı var dememişler.

Size iyi hissettiren insanlarla bir arada olmak çok önemli bence. Bu bağlamda özellikle internet sayesinde kilometrelerce uzakta olan ama aslında aynı düzlemde olduğum insanlarla paylaştıklarımın değerini yadsıyamam. En çok da bu yüzden geçtiğimiz hafta Didem Çelebi Özkan’ın kaleme aldığı Teknoloji Bağımlıları El Kaldırsın yazısı biraz da beni anlatıyor. Geçmişte bir zaman diliminde her daim en yakınımda olanlar ya da zamanında çok da yakınlaşmadığım ve yıllardır yüz yüze görüşmediğim bazı insanlar, bana yaşam kaynağının ışığını öyle güzel yansıtıyorlar ki; varlıklarını uzaktan takip etmek bile günümü aydınlatmaya yetiyor. Dolayısıyla cep telefonu benim de bir uzvum haline geldi. Yine de her şeyde olduğu gibi bunun dengesini de kaçırmamak lazım.

Işığın peşinde olmak güzel, fakat pek çoğumuz mevlayı bulma yolunda olduğundan; ayın karanlık gövdesinde kaybolmuş bir şekilde, Leyla’dan Geçme Faslındayız. Oysa bir arayış içinde olmadan mevla yolunda olduğumuzda, onun sonsuz ışığını hissedebileceğimiz gibi etrafımıza da yansıtmaya başlayacağız. Ve belki o zaman Leyla’ya da kavuşabiliriz kimbilir…

Mevla Yolunda yazısı için Kaş’tan bir görüntü

İçinden ışık geçen Kaş’a ait bir kareyle bitiriyorum bu günkü yazımı.

 
Didem Elif

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

Yorum Bulunamadı

Cevap Yaz