Kaş ve Ben

Kadın Bedeninin Muhteşemliği

30 Mart 2018

Kadın Bedeninin Muhteşemliği

Geçen sene 8 Mart Dünya Kadınlar Günü için kadın olmak ile ilgili şöyle yazmıştım;

“Üç gün boyunca köyde kalınca, bünyeme teknoloji detoksu yapmış oldum. Arada çok iyi geliyor doğrusu. Sobada çıtırdayan odun sesinin insanın ruhunu bu kadar ısıtması inanılmaz… Çok yavaş çeken Internet’le beş dakikalığına girdiğim Facebook’ta o kadar fazla kadınlar gününe dair iletiye denk geldim ki; 8 Mart olduğunu unuttuğum zihnimde bir anda bin bir çeşit kadın belirdi. Fark ettim ki birbirinden çok farklı kadınlar tanıyorum. Ortak paydalar vardı elbette ama kendimi tanıdığım bu kadınların hiçbirine tam tamına benzetemedim.

Kimi narin, kimi sert, kimi anaç, kimi çocuksu, kimi kibar, kimi atarlı, kimi inatçı, kimi ısrarcı, kimi duygusal, kimi delidolu, kimi deli, kimi erkeksi, kimi pek seksi, kimi vefalı, kimi kaygılı, kimi kuralcı, kimi bilge, kimi çokbilmiş, kimi özgür, kimi anarşist, kimi çok okumuş, kimi halktan, kimi maceracı, kimi ayağını yere sağlam basanlardan, kimi güzel, kimi çok daha güzel, kiminin saçı uzun kiminin boyu, kimi bekar çocuksuz, kimi bekar çocuklu, kimi evli çocuklu, kimi evli çocuksuz, kimi sanatçı, kimi bilimci, kimi gelişimci, kimi sessiz, kimi çok sesli, kiminin içi sevgi kiminin içi öfke dolu, kimi tembel, kimi çalışkan, kimi yaratıcı, kimi uygulayıcı, kimi yardımcı, kimi söylenip duruyor, kimi düzenleyici, kimi kabulde… Ki daha sayamadığım pek çok özellik var. Ama kategorize etmek gerekirse her birimiz KADINIZ işte!

İnsan olmayı, kadın bedeni içerisinde hepimiz farklı biçimde deneyimliyoruz. Kendi adıma bu deneyimin eşsiz bir yolculuk olduğunu düşünüyorum. Ve birbirinden bu kadar farklı yol arkadaşım olduğu için de çok şanslı olduğumu…”

8 Mart Geçse De Kadın Olmak

Kadın deyince her bir kadının bile kafasında başka bir algı var. 8 Mart’ın üzerinden geçeli çok oldu ama bir haftadır kadın olmak üzerine düşünüyorum. Sürekli önüme bununla ilgili bir şeyler çıkıyor ve kafa yormak durumunda kalıyorum.

Feminist yazar Ursula K. Le Guin’in kitabı ‘Kadınlar Rüyalar Ejderhalar’dan etkilenilerek oluşturulan “Kadınlar, Rüyalar, Ejderhalar/Saygı” sergisinin kadın sanatçılarıyla bu hafta söyleşi yaptım. Sergi şu an Bursa’da Nazım Hikmet Kültür Merkezi Yeraltı Galeri’de sergileniyor. Bu altı kadının ürettiklerinin hala etkisinde olduğumu söyleyebilirim. Biz kadınlar birbirimizi yeterince anlıyor muyuz, emin değilim. Bu anlamda altı kadının bir araya gelerek, Ursula K. Le Guin gibi bir kadın yazarın yolculuğunu hissetmeye çalışarak; kadın olmayı anlamaya, anlatmaya ve yorumlamaya çalışmaları beni çok etkiledi. Önce kadın olarak kendimizi ve hem cinslerimizi anladığımızda bayağı yol kat edeceğimize inanıyorum.

Kombin Zevkine Bayılıyorum

Bu hafta Sen ve Ben’in popüler yazarlarından Didem Çelebi Özkan Instagram hesabından yukarıdaki fotoğrafını paylaştı. Fotoğrafın yorumunda da aynen şöyle yazıyordu;

“’Cidden evde yalnızken bile bu kıyafetlerle mi oturuyorsun?’ sorusuna cevap vereyim. Evet, çünkü kendimi iyi hissediyorum böyle. Çok fazla evden çıkmıyorum aslında; bir de tüm gün pijamalarla dolaşsam, bunalıma girmem içten bile olmaz.”

Lise arkadaşım Didem ile 20 seneden fazladır birbirimizi görmedik. Yıllardır kombinlerini sosyal medyadan takip ediyordum ve her ne kadar kendim pek giyinmeye özen gösteren biri olmasam da, onun zevkli kıyafetleri takılarla uyumlamasını izlemek hoşuma gidiyordu. Sonra Sen ve Ben’i kurunca yollarımız yeniden kesişti.

Kullandığı cümleler aklımda bir sürü şeyi hareketlendirdi. Kadın olarak süslenmeyi hep başkaları için yapıyoruz. Kendimize ise aynı derecede özenmiyoruz. Düğün gibi özel günler olmasa ben şahsen neredeyse hiç kendime bakmayacağım. Evde olmayı ben de çok seviyorum ama bütün gün pijama ya da eşofmanlarla duruyorum onun aksine. Bir dedim şöyle bir kadın olamadım gitti. Tabi ki kimse gibi olmadan kendimiz olmalıyız her şeyden önce. Zaten Didem’de hoşuma giden tam da bu, kendisi gibi olması ve bunu kendisine yakıştırması. Ben ne yapsam o ruhu içimde taşımadığım için aynı şey olmaz zaten. Ben de kendim gibiyim nasıl hissediyorsam öyle yaşıyorum ama son yıllarda oldukça fazla maskülen enerjiye geçtiğimi fark ettim son günlerde. Dediğim gibi özel bir gün olmasa özel bir şeyler giyeceğim yok.

Başkaları İçin Yaşıyoruz

Nedense sahip olduğumuz güzellikleri başkalarına saklama özelliğimiz var. Mesela eskiden vitrinler vardı hala bir çok evde vardır sanıyorum. Bu vitrinlerde duran bardak ve tabaklar kullanılmaz, özel bir misafir geldiğinde ancak ortaya çıkartılırdı. Ve şu çok anlamsız bulduğum misafir odası kavramı. Dört beş çocuklu evlerde bile salon hiç kullanılmaz, ev halkı vaktini misafir odasında geçirir, samimi bir arkadaş ya da komşu dışında özel bir konuk geldiğinde ise salona geçilirdi. Bizim ev bu şekilde değildi ama salona girebilmek için dört gözle misafir gelmesini bekleyen arkadaşlarım vardı oradan biliyorum. Aslında ne kadar saçma. En güzel ya da en değerli olduğunu düşündüğümüz şeyi kendimiz için değil başkaları için alıyoruz. En anlayışlı, en sevecen, en sevgi dolu hallerimiz de çocuklarımızdan, anne babamızdan ya da eşimizden çok yine başkalarına nasip oluyor. İçerde tam bir cadı, dışarıda melek kesiliyoruz. Sonra başkaları bize özenmediğinde de kötü hissediyoruz. Oysa önce biz özenmiyoruz kendimize. Dolayısıyla içimizde ne varsa dışımızda da o sunuluyor bize.

Ayılı pijamalarımla yazdığım satırlarımı bitirirken, bu bahar geçişinin; kadın bedeninin muhteşemliğini fark ettiğimiz, her şeyden önce kendimize özendiğimiz bir yaşam anlayışı getirmesini diliyorum her birimize.

Didem Elif

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

4 Yorum

  • Cevapla Didem Çelebi Özkan 30 Mart 2018 at 15:24

    Canım benim ne hoş bir süpriz oldu senin kaleminden kendimi okumak 🤗😍 İnanılmaz bir yazı olmuş gene. Geçen seneki yazından son satırına kadar keyifle, kadın olmanın gururuyla okudum. Yüreğine sağlık canım ❤️

  • Cevapla Didem Elif 30 Mart 2018 at 22:35

    Evet bir süpriz yaptım. 🙂 Beğenmene sevindim. Teşekkür ederim canım. 😍😘

  • Cevapla Beril Erem 31 Mart 2018 at 21:11

    Bu yazı bende de epey bir anıyı uyandırdı kendi kadınlarıma dair. Şu anda ben de penguenli pijamalarımla okuyorum bu yazıyı tatlım, yalnız değilsin 😂

  • Cevapla Didem Elif 1 Nisan 2018 at 19:29

    Ahahaha acıyan ciğerlerimle güldürdün beni Beril… 😂😂😂
    👍😍😘

  • Cevap Yaz