Bursa ve Ben

Pufidik Edebiyat

2 Nisan 2018

Pufidik Edebiyat

Bu hafta pufidik edebiyattan bir kitap okudum, pek de iyi geldi ruhuma. Pufidik edebiyat ne diye soruyorsanız, cevaplayayım hemen; böyle romantizmin kitabın satırlarından kalbinize ılık ılık aktığı aşk romanlarına Pufidik Edebiyat diyoruz.

Ne zaman aşka inançsızlığım yükselse, “Yok canım mutlu falan değil kimse. Herkes rol yapıyor.” düşüncesiyle etrafımdaki her ilişkiye burun kıvırarak baksam, elime bir tane pufidik edebiyat alıyor ve ruhumdaki aşk inancı yoksunluğunu şarj ediyorum.

Tam da bahar gelmiş, uyandığımızda pencereden yatağımıza düşen sıcacık güneş ışınları bizi sararken, ruhtaki karamsarlıklardan kurtulmalı ve yeni umutlara sarılmalı insan.

Bir kere yanılmak, hatta on kere yanılmak, denemekten vazgeçmek için sebep olmamalı. Çünkü asıl sevgiden vazgeçtiğimizde yaşayan ölülere dönüyoruz, farkında bile değiliz.

Bahar, işte insan ruhunda tam da bunu yapıyor. Sevgi bedeninize güneş ışığıyla, çiçeklerle, kuşların uçuşuyla yeniden geliyor ve siz tüm doğaya, insanlara, hayvanlara aşkla doluyorsunuz. Yani en azından ben öyle oluyorum.

Tüm kış boyunca boşanma oranlarındaki yükselişler, ihanetler, kısa süreli ilişkiler üzerine kafa yorarken, bahar gelince gözümün önünde el ele oturan 70’lik teyzeler, amcalar 🙃 Diyorum ki, aşk var, ömür boyu sevenler var, kendinden çok maşuğu seven aşıklar var…

Eee nerede bu maşuklar?

Şekerim bu adamlar en çok kitaplarda 😂 Yukardaki bir dünya optimist zırvamdan sonra baharın beni çarptığını anlamışsınızdır. Rehavetten çıkmak lazım; aşksız, yaşayan ölü falan sanıyorum sonra kendimi…

Hava, su, yemek gibi olmazsa olmaz bir durum değil canım bu aşk. O kadar da abartmamak lazım. Eskilerin evliliği aşktan mı elli, altmış yıl sürüyordu sanıyorsunuz? Hiç alakası yok. Teknoloji yani cep telefonu yoktu bu yüzden adamlar yakalanmıyordu, bu kadar basit. Metreslerinin yatağından kalkıp ellerinde bir demet çiçekle eşlerinin yanına döndüklerinde kadınlar pek bir “mesut” sanıyordu sadece kendini.

Yok canım artık bunları yemiyoruz. Kadınları parmaklarında oynatamayınca bu dönemin erkekleri, sonra da ver yansın ediyorlar. “Yok ne cadıymışız, yok hiçbir şeyle mutlu olmuyormuşuz, yok şuymuş, yok buymuş…”

Kitaplarda canım kitaplarda o anlayışlı, kibar, sizi kendinden çok seven maşuklar. Bu yüzden aşkı hissetmek istiyorsanız alın elinize bir tane pufidik edebiyat, doya doya keyfini çıkartın.

Öyle baharın falan da aklına uyup öküzü, tavuskuşu sanmayın…

Didem Çelebi Özkan

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

2 Yorum

  • Cevapla Baki Alperturk 2 Nisan 2018 at 19:12

    Çok iyi başlamıştın sonra nasıl oldu da feminist duygularla saldırarak bitirdin anlamadım… :))) Bahar duygusu ve kitap iyi gelmiş Didem’e derken, güm diye geçirdin… 😮
     
    Sanırım saç modelini değiştirmen iyi gelmedi sana 😬

  • Cevapla Ilgın Cenkçiler 2 Nisan 2018 at 22:14

    En sevdiğim; kafan mı dolu, uyuyamıyor musun, al bir pufidik, sonra Allah rahatlık versin 🦋☺️

  • Cevap Yaz