Biraz Kitap

Sana Gül Bahçesi Vadetmedim

17 Nisan 2018

Sana Gül Bahçesi Vadetmedim


Sana Gül Bahçesi Vadetmedim, Joanne Greenberg

Çocuğunuzun akıl sağlığı iyi değilse ne yaparsınız?

Ciddi soru.

Öncelikle bunu anlamak başlı başına zor. Özellikle ergenlik döneminde çocukların değişik değişik halleri oluyor. Çekingeni oluyor, atılganı oluyor, isyankar olanı oluyor… Bu hallerin normal mi, anormal mi olduğunu anlamak kolay olmasa gerek.

Diyelim ki anladınız, bunu kabul etmek de başka bir zorluk. Herkesin adeta övünerek “Çocuğum hiperaktif!” dediği bir ortamda “Bizimkisi şizofren.” demek istemez herhalde hiçbir ebeveyn.

Akıl sağlığı çok önemli.

Hep söylerim, akıl sağlığı çok önemli.

Kitapta Deborah adında 16 yaşında bir kız çocuğu var. Onun akıl hastanesindeki iyileşme çabasını anlatıyor kitap.
Akıl sağlığı yerinde olmayan bir çocuğun anne babası olmak…

Deborah, yaşıtlarından farklı. Bu farklılığı nedeniyle annesi ile babası onu akıl hastanesine götürüyorlar. Bir yandan da içleri içlerini yiyor acaba iyi bir şey mi yapıyoruz diye. Kolay bir karar değil çünkü. Kızlarını da seviyorlar gayet. Ama yapacak başka bir şey bulamıyorlar.

Annesi güçlü bir kadın. İçten içe çok üzülüyor tabii ama dışarıya güçlü gözükmeye çalışıyor. Bazen doktorlardan aldığı pek iç açıcı olmayan raporları, üzülmesin diye kocasına daha farklı anlatabiliyor. Kocası çünkü hep şüphe içinde kızlarını akıl hastanesine götürmekle iyi edip etmedikleri konusunda.

Zorlu bir geçmişi var ailenin. Yahudi oldukları için dışlanmışlar, fakirlikten yükselen bir büyükbaba ile feraha çıkmışlar.

Şizofren Bir Çocuk

Deborah şizofren. Başka bir dünya ile (“Yr” bu dünyanın adı) iletişim kuruyor. Kafasında o dünyadaki insanlarla konuşuyor, onlardan tehditler ya da emirler alıyor. Bazen o dünyada konuştuğu dil ile bu dünyadaki dil karışıyor. Yr’de konuşulan dildeki kelimelerin İngilizce karşılığını bulmakta zorlanıyor, yoruluyor, kendisini ifade edemiyor.

Tedavi Süreci

Neyse ki hastanede iyi bir tedavi var. Doktor çok ilgileniyor onunla.

Ailesi de elinden geldiğince yanında olmaya çalışıyor.

Bu arada kitapta diğer akıl hastalarından da bahsediliyor.

İyileşmek zor ama imkansız değil

Zaman zaman artık iyileşti diye hastaneden ayrılan hastalar, bir süre sonra dışarıdaki dünyaya uyum sağlayamadıkları için geri dönüyorlar.

Onların geri dönüşü, hastanedeki diğer hastaları olumsuz etkiliyor, umutsuzluğa kapılıyorlar.

Sana Gül Bahçesi Vadetmedim

Deborah işin zorluğunun farkında, kafasındaki dünya onu çok zorluyor, artık yıldığında doktor ona “Sana gül bahçesi vadetmedim” diyor iyileşmenin kolay olmayacağını anlatmak için.

Deborah da, doktoru da, ailesi de, biz okuyucu da merakla ve Deborah için en iyisini isteyerek izliyoruz bu süreci.

Saygılarımla,
Hülya Erarslan

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

6 Yorum

  • Cevapla Didem Çelebi Özkan 17 Nisan 2018 at 15:21

    Oldukça severek okumuştum ki zaten delilik üzerine herşeyi okumayı seviyorum. Dünyayı herkesten farklı algıladıklarından ve alternatif gerçeklikler oluşturduklarından şizofreni hastaları fazlasıyla ilgimi çekiyor 😉 Gerçekliğin tamamen zihinde oluştuğunu, hakikatin ne olduğuna ise asla ulaşılamayacağını düşünen herkesin akıl hastalarının yarattığı gerçeklikler karşısında etkilenmemesinin olası olduğunu düşünmüyorum. Kısacası zevkle okunacak bir kitap. Siteye eklediğine çok sevindim Hülyacım 👌🏻

    • Cevapla Hülya Erarslan 21 Nisan 2018 at 13:00

      Zevkle olmasının yanı sıra endişeyle de okudum ben. Akıl hastalıkları beni ürkütüyor.

  • Cevapla Kübra Mısırlı Keskin 17 Nisan 2018 at 16:09

    Kitabı okuduğumda “İnsanın olağan dünyada yaşaması zaten zorken, farklı bir dünya daha yaratıp orada da yaşamaya çalışmasının tarifi yoktur herhalde” diye düşündüğümü hatırlıyorum.
     
    Bu tarz hastalıklarda sadece kişinin değil ailesinin de bir iyileşme süresinden geçtiğine inanıyorum ki buna zaten yorumunuzda siz de değinmişsiniz.
     
    “Sana Gül Bahçesi Vadetmedim” okunacaklar listesine alınmalı kesinlikle. Kaleminize sağlık Hülya hanım.

    • Cevapla Hülya Erarslan 21 Nisan 2018 at 13:01

      Evet ailede birinin probleminin olması diğer aile üyelerine de sirayet ediyor muhakkak. Herkes bir iç hesaplaşmaya gidiyor.

  • Cevapla Didem Elif 18 Nisan 2018 at 00:46

    Beni en çok etkileyen kitaplardan biri. Okuyalı 20 seneden fazla oldu. Hatta üniversitede biraz farklı bir kafadaydım. Deli dolu zihnisinir biriydim. Arkadaşlarım bana bu kitap yüzünden Delianna Debpol lakabını takmıştı. Anna Polyanna nın annası, Deb kitabın karakteri Deborah’tan Pol de gene Polyanna’dan geliyordu. Arkadaşlarım da aynı benim gibi deliydi yani. 😂 Çok etkilenmiştim ama duygusunu hatırladım yeniden. Şizofren birine empati yapabilmek adına şahane bir kitap…

    • Cevapla Hülya Erarslan 21 Nisan 2018 at 13:02

      Sizinkisi hayat doluluk anlamında güzel bir delilikmiş 🙂

    Cevap Yaz