Yurt İçi Gezi

Burgazada

16 Mayıs 2018

Burgazada Limanı:  İstanbul Prens Adaları Arasındaki Üçüncü Büyük Ada


Burgazada Limanı
İstanbul Prens Adaları Arasındaki Üçüncü Büyük Ada

İçimizi aydınlatan bahar günlerinin gelmesiyle, doğanın tüm güzelliklerini bize sunduğu bugünlerde, güzel bir gezi rotası oluşturarak, Burgazada’ya uzanalım istiyorum. Benim gönlümde Prens Adaları’nın en güzeli Burgazada’dır. Gerek doğal güzelliği, gerek yaşam kültürü bir ayrıdır.

Bu gözlemimi anlayabilmek için adada bir gün bile geçirmeniz yeter. Özellikle haftalık pazarının kurulduğu gün, daha çok insanla karşılaşma oranı yüksekliği ve bir yeri en iyi tanımanın yolunun
pazarına gidilmesi düşüncem sebebiyle. (Bu arada haftalık pazar, Cuma günleri kurulmakta.) Gezilerimde bulunduğum yerin pazar yerine mutlaka uğramaya çalışırım. İnsan yapısı, yiyecek alışkanlığı, kullanılan eşyalar… Mutlaka ipuçları verir bize.

Şehir hatlarının yanı sıra özel şirketlerin de vapur seferleri var.

Ada vapuruyla Burgazada’ya ulaştığınızda tabelaların yön ve gidilecek yerler konusunda yönlendirici olduğunu göreceksiniz.

Yan yana lokantalar sizi beklemekte.

İçlerinde benim bildiğim en iyileri, Rum ve Ermeni mezelerinin örneklerini sunan Fincan ve Barba Yani. Bir de Kalpazankaya‘da (eskiden bu alanda sahte para basılırmış adı oradan gelmekte) yer alan mekanda manzaraya karşı yemek yiyebilirsiniz. Daha uygun bir yer düşünürseniz Burgazada Öğretmenevi‘ne de gidebilirsiniz. Daha seri bir yemek için de Cafe Anjelik‘i tercih edebilirsiniz.

Ardından sahilde ya da Four Letter Word Cafe‘de kahvenizi yudumlayabilirsiniz. Sinem Dondurma‘da da mis gibi doğal dondurma yediniz mi tamam.

Burgazada denilince akla gelen lezzet noktalarından biri de Ergün Pastanesi. Hemen meydanda yeralan pastanenin özellikle vişneli-çilekli milföy pastası, ballı pastası ve sakızlı-mahlepli orijinal paskalya çöreği ünlü.

❗️Her şeyi iyi hoş da açık havada oturduğunuzda atlardan gelen malum koku çok ağır.

Prens Adalarında Fayton

Fayton kalkış noktası çok yakınında. Adalar’ın hepsinin sahip olduğu bu soruna acil çözüm bulunması lazım. Benim gibi pek çok kişinin aklına Adalar denilince ilk bu konu geliyor. Fayton sefası
yapayım diyorsunuz sefa oluyor cefa. Adanın bence tek olumsuzluğu.

Adayı gezerken bisiklet kiralayabilir ya da yürüyebilirsiniz. Plaj kullanımı açısından diğer adalara göre daha az alana sahip. İskele yakınlarında uygun yerler var; daha tenha olsun derseniz Martha Koyu‘nu tercih edebilirsiniz. Bayan Martha balerinmiş; yaz-kış her gün buradan denize girermiş. Bugün de onun adıyla anılmakta. Adanın sakinleri daha çok Burgazada Su Sporları Kulübü’ne üye olup, burayı kullanmayı tercih etmekte.

Adada cami, cem evi, kilise ve sinagog bulunmakta.

Burgazada

Mimar Burhan Ongun tarafından tasarlanan Burgazada Camii sekiz cepheli ve kubbeli olarak 1954 yılında inşa edilmiş.

Cem evi 1996 yılında inşa edilmiş. Ayda bir kez cem yapıyorlarmış. Adaya Erzincan ve Sivas’tan göçler olmuş; sonucunda da cem evi inşa edilmiş.

Eski yıllarda Burgazada’ya gelen yazlıkçı Yahudilerin sayıları az olduğu için ibadetlerini evlerde toplanarak yaparlarmış. 1960’larda nüfusun artışıyla bir sinagog kurma ihtiyacı doğmuş. 1968’de Ohel Yakov Sinagog’u inşa edilmiş. Adalar ilçesindeki diğer sinagoglar gibi bu sinagog da yalnız yaz aylarında hizmet sunmaktadır.

Vapur, adaya yaklaşırken kubbesiyle dikkat çeken Aya Yani Kilise’si okulların kapanmasıyla yaz aylarında ibadete açılmakta. Ancak girişi her zaman ziyaret edilirsiniz. Metamorfosis Hristos Manastırı da güzel manzarasıyla Ada’da bulunmakta.

Burgazada, Türk edebiyatının usta kalemi Sait Faik Abasıyanık ile özdeşleşmiştir.

Ada ve yaşayanları, Abasıyanık’ın eserlerine de ilham kaynağı ve konu olmuştur. Ölümünden sonra yazarın konağı ve kitaplarının yayın hakları Darüşşafaka Cemiyeti’ne bağışlanmıştır. Konak müzeye dönüştürülmüştür.

Sait Faik Abasıyanık Müzesi, Burgazada


Sait Faik Abasıyanık Müzesi

Kullandığı eşyalar, fotoğrafları, eserlerinin orijinal yazımları, kütüphanesi, mektupları, yazışmaları sergilenmektedir. En üst katta çalışma odasında küçük pencereden uzanan manzaraya bakarak siz de Abasıyanık’a mektup yazıp, anılar arasına bırakabilirsiniz. Satın aldığınız her Sait Faik Abasıyanık eseri, Darüşşafaka’ya yardım olarak gitmekte. Müzeye giriş ücretsiz. Kendiniz gezebiliyorsunuz.

Bercuhi Berberyan’ın “Burgazada Sevgilim” adlı kitabı da Burgazada’yı anlatmakta.

Beğenerek okuduğum kitapta eski günlere uzanıp, o günleri yaşatıyor yazar. Berberyan’ın gözünden o günleri kısaca aktarayayım:

“Burgazadalı olan herkes Rumca bilir, Rumca şarkılarla eğlenir, Ayazmalara giderdi. Ahmetler Ahmetaki, Mehmetler Mehmetaki olmaktan hiç gocunmaz; gavur sözcüğü hiç duyulmazdı. Sınıf farkı da yoktu. Balıkçısı, doktoru, sanatçısı, Türk’ü, Yahudi’si, Rum’u… beraber balığa çıkar, beraber meyhaneye gider, beraber sokaklarda şarkı söylerdi.”

Burgazaada’da Rumlar, Heybeliada’da Yahudiler, Kınalıada’da Ermeniler , Büyükada’da ise daha elit kesim oturmaktaydı. Günler geçti, zaman aktı Hannah’lar, Ezra’lar, Andrea’lar Maria’lar tek tek gittiler. Şu anda tabiki halen yaşayanlar var. Ancak eski günlerdeki nüfus yok.

Benim en sevdiğim ada Burgazada’dır.

Burgazada

Yeşildir, sakindir, naiftir. Ada kültürünü halen yaşatanlara sahiptir. Nazik selamlaşmalara, zarif sohbetlere bizzat kendim katıldım. Ayrıca Arap turist kalabalığı burada bulunmamakta. Dilerim ki Burgazada hep böyle naif kalsın.

Nihan Deveci

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

Yorum Bulunamadı

Cevap Yaz

Girne Antik Liman
Girne Antik Liman
Öykü: Umarım Bu Gece Öldürülmem | Yazan: Didem Çelebi Özkan