Yurt Dışı Gezi

Midilli Adası

28 Mayıs 2018
Adanın Başkenti Mytilini


Adanın Başkenti Mytilini

 
Son birkaç aydır, yeni muayenehanemin yoğun çalışma saatleri, yeni bir yere alışma süreci ve süregelen rutin işlerim yüzünden şehir merkezinden fazla uzaklaşmamıştım. Geçtiğimiz haftasonu birkaç çalışma arkadaşım ile birlikte bilimsel bir organizasyonu 2 günlük uzaklaşma fırsatına çevirmenin keyfi ile Midilli (Lésvos) ile tanıştım.

Bursa-Ayvalık arası 3,5 saatlik kara yolculuğunu, hızlıca gelişen gümrük işlerinden sonra 1 saatlik deniz yolculuğumuz izledi ve “Geiasas Mytilini”.

Midilli (Lésvos), Ege denizinin kuzey doğusunda bulunan Yunan adaları arasında üçüncü en büyük ada.

Midilli Haritası


Midilli Haritası

 
Adanın bir özelliği de volkanik olması ve güneybatı bölümünün taşlaşmış yapılar ve kayalıklardan oluşmuşmasıdır. Midilli adasının Türkiye’ye -Assos- en yakın olduğu yer kuzey ucundan, feribot seferleri bu iki yerde de gümrük bulunmaması nedeni ile yapılamıyor. Bu sebeple seferler Ayvalık’tan gerçekleştiriliyor ve yaklaşık 1 saatlik bir yolculuk ile adaya ayak basılabiliyor.

Mitolojiye göre, adanın ilk sakinleri Pelasgos’lar ve Midilli’nin ilk adı Pelasgiya.

Arkeolojik kazılar, geç Neolitik dönemden itibaren adada insanların yaşadığını ve M.Ö 7 – 6. yy’da adada ticaret ve kültürel gelişim olduğunu göstermekte.

Adaya çeşitli halkların yerleşmesinden ve savaşlarla geçen yıllardan sonra, Midilli 1462 yılında Osmanlı topraklarına katılmış (1462 – 1912).

19. yüz yılda ticaret ve endüstrinin gelişmesinin bir sonucu olarak Midilli Adasında kültürel gelişmeler giderek artış göstermiş ve şehri önemli bir limana dönüştüren güçlü bir yapı oluşmuş.

İkinci Dünya Savaşı sonrası dönemde (1950 – 1960 yıllarında) Yunanistan genelinde yaşanan ciddi ekonomik problemler yüzünden Batı Avrupa ve Amerika kıtasına büyük göç akımları kaydedilmiştir.

Günümüzde adada yaşayan nüfus yoğunluğu, ortalama yaşam süresinin 100 yaş civarında olduğu göz önüne alınırsa yaşlılardan oluşmaktadır.

Çiftçilik, tarım ve kültürel turizm ada gelirinin %80’ini karşılamaktadır.

İlk İzlenimler

Feribot yolculuğum, uzun bir süre karşılaşmayan ancak kaldığı yerden devam eden arkadaşlarımın tatlı sohbeti ile çabucak geçti. İner inmez Yunanca ve Türkçe konuşmalar, bol gülüşmeler eşliğinde, telaşsız, sıcak ve samimi bir ortam ile karşılaştım. Akşam saatleri olmasına rağmen ılık tatlı bir esinti yüzüme çarptı. Grup olarak acıkmış olmamız sebebi ile doğruca tavernada mezeleri kaşıklarken bulduk kendimizi.

Yol yorgunluğumuzu, adanın kuzey ucuna Petra’ya doğru 1 saatlik yolculuk ile pekiştirdik 😉

Yorucu bir günün ardından gözlerimi, pırıl pırıl bir deniz kenarında, oksijen dolu, tertemiz bir havada, kuş ve dalga sesleri ile güneşli bir güne açtım.

Çok sevgili hocamdan edindiğim güzel bilgilerimi de paylaşacağım elbette ancak burada daha çok gördüklerimi paylaşmak istiyorum.

Öğleden sonra rotamız Molyvos tepe şehri.

Midilli (Lesvos) Adasının kuzeyinde yer alan Molyvos köyü ve kalesi


Midilli (Lésvos) Adasının kuzeyinde yer alan Molyvos kasabası ve kalesi

 
Bu şehir tepedeki Ortaçağ döneminden kalan kalesinden deniz kenarına doğru bir yamaçta yerleşim göstermiş.

Molyvos 1462 yılında Fatih Sultan Mehmet döneminde Osmanlı topraklarına katılmış. Biz de şehri adımlamaya kale bölgesinden, önce Türkiye Baba Burnu’na el sallayarak başladık.

 
Güneşe biraz yaklaşmamız sebebi ile ısınan hava ile birlikteliğimiz neşeli adımlara dönüştü. Taş döşemeli dar ve merdivenli sokaklar, rengarenk sardunyalar, renkli kapılar, Türk-Yunan sentezi sohbetler, hediyelik eşyalar, ara ara kendini hissettiren rüzgar eşliğinde saatler geçirdik.

Petra

Petra, Yunanca taş, kaya demek olan, deniz kıyısında taş evleri ve zeytini ile ünlü bir kasaba.

 
Kasabanın özelliklerinden biri de 40 metre yüksekliğinde bir meteor taş üzerinde kurulmuş Panagia (Meryem Ana) kilisesidir. İnanışa göre Petra’da yaşayan bir balıkçı denizde Meryem Ana ikonasını bulur, bunun hayır yapmasına neden olacak bir işaret olduğunu düşünür ve bu kiliseyi imece usulü yardımlarla tek başına inşa eder.

Midilli (Lésvos) Adası Petra köyündeki Panagia Gorgona (Meryem Ana) Kilisesi


Midilli (Lésvos) Adası Petra köyündeki Panagia Gorgona (Meryem Ana) Kilisesi

 
Kilisenin açılacağı ve dua edileceği gün hazırladığı şarap bardakları ve tepsisi ile tepeden aşağı yuvarlanır, ancak ne kendisine ne de elindekilere bir şey olur ve kendisini kilisesine adar.

Bu kiliseye ve muhteşem manzaraya merkezden 114 basamakla ulaşılabiliyor. Yürüyüşten yorulanlara, merkezde demleme çay ve sakızlı dondurma keyfini öneririm.

Beklenen gece

Midilli

Tabii ki Yunan taverna gecesi ve yerel danslar eşliğinde muhteşem tatlar. Dans etmeyi ne kadar sevdiğimi ve emek harcadığımı beni tanıyanlarınız bilirler. Gecenin en keyif aldığım anı ise grubumuz için özel olarak gelen dansçılarımız Yorgos ve Eleni sayesinde merak ettiğim adımlarını öğrendiğim Zorba eşliğinde Sirtaki‘ydi. Sadece 6 adımı var demeyin, süslemek ayrı bir yetenek.

Son Günümüzün Rotası Ayasos

Bir öncekinden daha sıcaktı. Güzel, doyurucu bir kahvaltının ardından rotamız bir dağ köyü olan Ayasos.

Bu köy, 968 metre yüksekliğindeki Olimpos dağının, 475 metre yüksekliğindeki eteğine kurulmuş. Yunanca Kutsal Kudüs (Agia Sion) demek.

Söylentiye göre, Kudüs’ten gelen 2 rahip ilk ahşap Meryem Ana ve Hz. İsa ikonasını buraya 9. yy’da getiriyorlar ve bu ikonaların mucizevi olduğuna inanan halk, evlerini kilisenin duvarına bitişik olarak inşa etmeye başlıyor.

Kiraz, çam, kestane ve çınar ağaçları ile kaplı orman örtüsü nedeni ve o dönemde Osmanlı (1701) donanmasının adaya getirdiği, tahta ve ahşap işçiliği ile ünlü olan Türkmenler sayesinde Ayasos’ta bu işçilik gelişmeye başlıyor.

Yine o dönemin Osmanlı valisinin hastalığından bu bölgede kurtulması üzerine de Ayasos vergiden muaf tutuluyor ve Ayasos nüfusu giderek artmaya, tahta ve ahşap işçiliği gelişmeye, eğitim ilerlemeye başlıyor.

Dönemin ünlü şair ve ressamları, eğitimcileri de çoğunlukla bu köyden çıkmış.

Mucizeler ile dolu, ruhani bir havası olan bu köyün, taş sokaklarını adımlayarak, köy kahvesinde kahvemizi içerek keyfini çıkarttık.

Mytilini

Mytilini, Lésvos (Midilli)


Mytilini, Lésvos (Midilli)

 
Son olarak adanın başkenti Mytilini’ye giderek başladığımız noktadan feribot yolculuğumuzu yine şehrin doğal dokusunu hissederek bekledik.

Yaşadığımız güzel ülkemize dönmek için bu kez tatlı bir telaş vardı hepimizde. Güzel adanın güzel insanlarına, grubumuzdaki güzel arkadaşlarıma, rehberden öte sevgi dolu Aysen Önem’e, geçirdiğimiz 48 saat için teşekkür ederim.

Her yolculuğumdan sonra aynı soruyu soruyorum kendime;

Gitmek mi güzel? Dönmek mi güzel?

Peki ya sizin cevabınız ne olur?

Sağlıkla, bol adımla alınacak nice güzel rotalara, sevgiyle…

Dr. Sabahat Karakaşlılar

Dr. Sabahat Karakaşlılar

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

1 Yorum

  • Cevapla Hande Sönmezerler Sinan 29 Mayıs 2018 at 16:05

    Çok detaylı ve tecrübenizle dolu olarak anlatmışsınız, merak uyandırdı yazınız; gitmek ayrı güzel, dönmek ayrı güzel 👌🏻
     
    Teşekkürler

  • Cevap Yaz