Başucumda Kitap

Sol Ayağım

24 Mayıs 2018
Sol Ayağım, Christy Brown


Sol Ayağım | Christy Brown

Sol Ayağım | Özet

Cristy yirmi üç çocuklu duvarcı bir ailenin hayatta kalabilen on üç çocuğundan biridir. Ailesi Cristy dört aylıkken boynunu tutamadığını farkeder ve bir gariplik olduğunu düşünür ama çok yakıştırmak istemezler. Cristy bir yaşına geldiğinde belirtilerin artmasıyla onu doktora götürürler ve Cristy’e beyin felci teşhisi konularak fazla yaşamayacağı söylenir.

Christy’nin farklı bir çocuk olduğunu ilk önce annesi keşfediyor ve ondan umudu kesmeden elinden geldiğince çabalıyor. Beş yaşına kadar sadece etrafını gözlemleyerek hayatını sürdürüyor Cristy. Bir gün kız kardeşi ödevini yaparken Cristy’de kardeşinin bıraktığı tebeşiri alarak sol ayağı ile bir şeyler karalamaya başlar. Annesi başta olmak üzere tüm ailede bir şok etkisi yaratan bu durum özellikle annesinin umutlarını daha da arttırır.

Annesi bu gelişmeler üzerine Cristy’ne harfleri öğretmeye başlar.

Christy annesinin yardımı ile alfabeyi baştan sona öğrenir. Zamanla daha fazlasını yapmak isteyen Cristy artık kelimeleri yazmayı öğrenmeye başlar. Bir gün yine çalışırken annesini yanına çağırır ve ona ilk yazdığı kelimeyi gösterir. ANNE…

Cristy’i hayata bağlayan şeylerden bir tanesi yazmayı öğrenmek iken diğeri de Hanry adını verdiği bebek arabasıyla kardeşleriyle beraber dışarıya çıkmaktır.

Kardeşleri Cristy’i bebek arabasına bindirerek oyun oynarken yanlarına alırlar ve böylece dış dünya ile iletişim kurmasına yardımcı olmaya çalışırlar. Bir gün bebek arabası kırılır ve Cristy dışarı çıkamaz hale gelir. Maddi imkansızlıklardan dolayı yeni arabayı hemen alamazlar. Zaten Cristy artık insanlarla çok iletişim halinde olmak istememektedir. Çünkü büyüyordur ve insanların ona bakışlarının artık farkındadır.

Cristy bir gün kardeşine yılbaşında hediye alınan boya kalemlerini alır ve resim yapmaya başlar. Annesi bu konuda da Cristy’yi desteklemektedir ve böylece Cristy resim sayesinde bir kez daha hayata tutunmayı başarmıştır.

Bu arada Cristy aşk ile tanışır.

Mahallelerinde Jenny adındaki bir kıza aşık olur ve ona bir not gönderir. Notta onun resmini yapmak istediğini yazar.

Jenny’nin bu teklifi kabul etmesi üzerine birlikte zaman geçirmeye başlarlar. Ama bu da çok uzun sürmez ve Jenny bir süre sonra Cristy’den uzaklaşır. Bu olayında etkisiyle Cristy tekrar içine kapanır.

Cristy için tedavi imkanları doğmaya başlar. İlk olarak Fransa’da kendi gibi rahatsızlığa sahip çoğu yetişkin olan insanlarla kısa süre bir tedaviye gider, başlarda bir şeyler iyi gitse de eve döndükten sonra eskiye döner ve bir sonuç alamazlar.

Bir gün, küçükken Cristy’ni gören ve sol ayağını kullanmasından çok etkilenen bir doktor tekrar gelir.

Ve Cristy için bir umut olduğunu söyler. Ama öncelikle bu tedaviye cevap verip veremeyeceğinin anlamak için Londra’da bir dizi testten geçmesi gerekmektedir. Testlerden geçen Cristy evine döner ve fizik tedaviye başlanır. Ama tüm bu tedavilerin cevap verebilmesi için en önemli şart Cristy’nin kullanabildiği tek şey olan sol ayağını asla kullanmaması gerekliliğidir. Bunun kabulüyle fizik tedavi başlar.

Tedaviler sonucunda konuşamayan, ağzından sadece anlamsız sesler çıkarabilen Cristy konuşmaya başlar. Bu büyük gelişme başta Cristy olmak üzere tüm aileyi daha da motive eder ve daha çok çaba gösterirler.

Fizik tedavi çalışmaları sürmekle beraber doktor bu evin çok küçük olduğunu ve Cristy ile rahat çalışamadıklarını ailesine söyler. Annesinin çabalarıyla (babasının inşaat ustası olmasının da bunda çok büyük büyük payı vardır) evin arka tarafına Cristy için özel bir oda yapılır. Artık çalışmalarını burada sürdüren Cristy daha mutludur. Annesi yine başarmıştır.

Cristy kitap yazmak istemektedir.

Bir gün bu fikrini doktoruna açarak ondan yardım ister. Doktoru ona nasıl kitap yazması gerektiğini öğretir ve böylece Cristy otobiyografisi olan bu kitabı yazmaya başlar.

Cristy kitabının ilk bölümü olan ANNE’yi tamamladığında doktoru hazırladığı seminerde bunu okumasını ister. Cristy bunu kabul eder. Seminer günü annesi, babası ve kardeşleri salonda ki yerlerini alır. Cristy’nin özellikle annesi ile ilgili yazdıkları tüm salonu duygulandırmış ve herkes ayakta alkışlamıştır. Böylece Cristy yazarlık macerasına ilk adımını atmıştır.

Sol Ayağım Kitap Yorumu:

Cristy Brown’un hayat hikayesini anlattığı Sol Ayağım imkansızın olmadığının kanıtı. Doğuştan beyin felci olan bir çocuğun azmiyle neler yapabileceğini, bir annenin çocuğuna olan inancının hiç bitmeyeceğini ve onun için olmazları nasıl oldurabileceğini okuyacaksınız bu kitapta.

Ellerinde sihirli bir değnekle yeryüzüne inen melekler olarak tanımlarım ben anneleri ve hep şaşırmışımdır sadece dört harfin böyle büyük bir mucizeyi anlatabilmesine. Çocuğu için kendi hayatından vazgeçen, derdiyle dertlenen, sevinciyle mutluluğu perçinlenen, hastalığında ondan alıp kendisine vermesi için Allah’a dua eden insanüstü bir varlığı tanımlayabilmek sizce de zor değil mi?

Diğer taraftan insanın istediğinde neler yapabileceğini gösterdiği için bir nevi kişisel gelişim kitabı Sol Ayağım.

Kimsenin derdi kendisine küçük değildir ama Cristy Brown’un hayatını okuyunca aslında büyütmemek gerektiği kanısına varıyorsunuz. Hayattaki en büyük şansın sağlık olduğunu, bir kez daha altını kalın çizgilerle çizerek, anlatıyor Sol Ayağım. Ve insanın önünde ki en büyük engelin yine kendisi olduğunun da.

Kurgu olmayan hikayelerin etkileri ve izleri her zaman daha derindir. Yaşanmışlıkların gerçekliği mi yoksa yazarın duyguyu geçirişte ki ustalığımı bunu sağlayan, karar size ait. Pes etmemeyi bana bir kez daha öğreten Cristy Brown’un bu kitabını okunacaklar listenize mutlaka almalısınız derim.

Bu haftaki yorumumu her biri üzerinde uzun uzun düşünmeye yönlendiren, kitaptan birkaç alıntı ile bitirmek istiyorum;

– Daha önce pek fazla okumuyordum. Kitaplar evimizde pek sık görülmezdi. Ekmeğin daha önemli olduğu düşünülürdü. Karnımızı doyurmak zihnimizi doyurmaktan daha önemli bir işti.

– Eskisi gibi umursamaz ve mutlu olmak istiyordum. Ama çocukluğun sona erdiğini biliyordum.

– Doğumdan sonra annemin durumu kötüye gitti. Evde hepimiz perişan haldeydik. Ev ölmüştü sanki. Saatin içini çıkarıp, akrep ve yelkovanı hareketsiz ve güçsüz bırakmaktan farksızdı bu.

– Hayallerim gerçekleşmek için fazlasıyla büyüktü.

Yazar Cristy Brown Hakkında:

1932 yılında Dublin’de dünyaya gelen Cristy Brown‘un kendi hayatını yazdığı Sol Ayağım kitabının filmi de çekildi ve büyük beğeni topladı. Londra’ya yaptığı birkaç ziyaret dışında bir kere de Amerika’ya giden yazar kalan ömrünün tümünü Dublin’de geçirmiştir. 1981 yılında Dublin’de hayata veda etti Cristy Brown.

Dilimize çevrilen Eserleri:

– Sol Ayağım
– Her Gün Hüzün (Sol Ayağım-2)

Keyifli Okumalar.

Kübra Mısırlı Keskin

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

Yorum Bulunamadı

Cevap Yaz