Kaş ve Ben

Zorla Güzellik Olmaz

18 Mayıs 2018

Zorla Güzellik Olmaz

Anneler Günü’nde 2 yaşındaki kızım Duru ile ikimiz deniz kenarına gitmiştik. Güzel bir gün geçirelim dedim ama zorla güzellik olmaz derler. Gecesinde 2 yaşındaki kızım Duru ateşlendi ve evren beni bir hafta annelik konusunda göreve çağırdı. Önce güneş çarpması sandım ve kendimi onu koruyamadığım için suçlu hissettim. Ama vücudu kızarık bile değil diye kendimi avutmaya çalışıyordum. O gecenin sabahında bütün vücudu kabarmaya başladı. Heh dedim tamam çocuğu haşladım güneşin altında. Bundan sonra şapka takmak istemediğinde ve güneş kremi sürmeme izin vermediğinde çılgınlar gibi ağlasa da onu dinlemeyeceğim.

Zorla Güzellik Olmaz

Vücudu kızarıp kabardıkça ateşi düşmeye başladı. Ateşi düştü düşmesine ama her geçen saat vücudunun farklı yerlerinde kırmızı kırmızı küçük sivilce gibi şeyler çıkıyordu. Doktora gidince öğrendik ki El Ayak Hastalığı denen bulaşıcı bir hastalık geçiriyormuş meğersem. Ben bu hastalığı daha önce duymamıştım, sadece çocuklarda ve yaşlılarda oluyormuş, su çiçeği gibi bir şey.

Ateş olmadığı için sonraki günler o kadar zor geçmedi ama bulaşıcı bir hastalık olduğu için ister istemez bizi eve bağladı. Duru dışarı çıkabilecek hale geldi ama başka çocuklara bulaşmasını istemeyiz. Tam da Duru’yu her gün kreşte oyun grubuna vererek kendim için alan açmaya başlamıştım. O alan aniden kapandı tabi. Dedim şansını zorlama artık Elif. Demek ki biraz durman gerekiyor.

Buna Da Şükür Tabi

Dünya hali, uzun süreli bir eve kapanma hali de olabilirdi. En azından biliyoruz ki bir hafta on gün içinde Duru’nun vücudundaki kabartılar geçecek. Ben de onu koruyamadığım için kendimi suçlamayı bırakıp evde keyifli bir nakahat dönemi yaşamaya karar verdim.

Ailem uzakta yaşadığı ve kırkından sonra anne olduğum için annelik sınavında bütünlemeye kalmış gibi hissediyorum çoğu zaman kendimi. Şimdi o sistem yoktur belki ama benim zamanımın öğrencileri ve bütünlemeye kalanlar bilirler, bütünleme sınavına koca sınıfla girmezsiniz. Yazın ortasında herkes tatil modundayken siz ara sıra da olsa ders çalışırsınız. Yaz sonuna doğru da iki üç kişi ya da belki de yalnız siz, terk edilmiş gibi kalmış okulunuzda sınava girersiniz. E zamanında yapmayıp şimdi çocuk yaparsam ve ailemden uzakta bu işlere kalkışırsam sonuçlara da katlanacağım elbet. İşin üzücü tarafı ikinci çocuğu yapmaya kesinlikle cesaret edemiyor olmam. Oysa kızımın kardeş duygusunu yaşamasını çok isterdim.

Puduhepa Geri Döndü

Erkek ya da kız fark etmez kardeşlik çok özel bir şey çünkü. Hele ki kız kardeşlik apayrı bir şey. Likya Sohbetleri köşem için Renan Tan Tavukçuoğlu ile yaptığım söyleşi dün yayınlandı. Renan Tan, öyle güzel bir projenin altına imza atmış ki tam bir kız kardeşlik dayanışmasını hayata geçiriyor.

Puduhepa bugünün el emeği göz nuru olan bir bez bebeğin adı. Ama aslında o 3000 sene önce bu topraklarda yaşamış bir kadın. Üstelik tüm insanlığa örnek olabilecek bir barış hikayesi var. Puduhepa ve Kızkardeşleri projesi ile unutulmuş hikayesi yeniden hayat buldu. Bir çocuk kitabıyla ve bez bebeğiyle Puduhepa geri döndü. Üstelik projenin her aşaması kadına katkı sağladığı için tam anlamıyla bir win win durumu söz konusu.

Dolayısıyla bu proje ne kadar çok desteklenirse o kadar çok kadın bundan fayda sağlayacak. Yani dahası var. O yüzden detaylar için Puduhepa ve Kız Kardeşleri Kadınların Hayatını Değiştirecek adlı söyleşimizi okuyabilirsiniz.

Herkes Kazansın

Günümüzde en zor başarılan şey birlik beraberlik oldu. Bir arada olunamıyorsa zorla güzellik olmaz elbette. Olmayan şeyleri elinizden geleni yaptıktan sonra çok da zorlamamak lazım. Ama el birliği vererek çok güzel şeyler yapmayı başaran insanlara da destek çıkmak lazım ki, birlik beraberlik duygusunu özümseyip, hayata geçirebilmiş olanlar sayesinde herkes kazansın.

Didem Elif

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

Yorum Bulunamadı

Cevap Yaz