Bursa ve Ben

Umut, Değişim, Tutku

25 Haziran 2018

Umut, Değişim, Tutku

Bugün tutkularımın beni yıprattığı bir sabaha uyandım. Bu yazı öncesi birçok başka yazıyla size seslenmek üzere oturdum bilgisayarımın başına fakat sonrasında hepsinden vazgeçip umut, değişim ve tutku üzerine yazmaya karar verdim.

Umut

İnsandan umudu alırsanız geriye tahmin edebileceğiniz gibi sadece makine kalır. Duygusuz ama amaca yönelik makine.

Umuttur bizi herşeye rağmen devam etmeye ikna eden, mutlu olunabileneciğine dair inancı canlı tutan. Aksi halde çoğumuz sonlandırırdık kendi ellerimizle yaşamlarımızı. Çok şükür ki yaşadığımız dünyada Pandora kapatamamıştır bir kutunun içine umudu ve ruhta bazen ufak bir kıvılcım, bazen de alev alev yanan bir orman gibi varlığını sürdürür.

Devamlı söylüyorum; ben değişime inanırım, başka bir gerçeklik de bilmem, diye. Bir de değişebileceğimize dair umudu beslerim yüreğimde. Yüreğimi ise tutkuyla taşırım göğüs kafesimde.

Değişim

Hzlı geçişlere uyum sağlamayı gerektirir değişime teslim olabilmek. Önce değişebilenler, kitleleri arkasından sürükleyebilecek önderler de olabilirler, değişmeyi reddeden kitle tarafından yok da edilebilirler. Yok olmak ya da lider olmak… Ne büyük uçurum. Gene de gölgeleri gerçeklik sanmak yerine, ben Platon’u dinleyip çıkacağım mağaradan dışarı ve gözüm acısa da bakacağım ışığa.

Tutku

Tutku itici gücünüz olduğunda her kalkıştığınız işe büyük bir inançla başlarsınız.

Kadın erkek ilişkisi ise örneğin kalkıştığınız, büyük bedensel hazlar bile yaşasanız içinde en büyük tutku yani aşk yoksa sizi hiç kesmez. Hazdan uzaklaşıp yakalanamaz olanı kovalamaya devam edersiniz tutkunun pençesinde. Çünkü sanılanın aksine tutkuyu besleyen beden değil kalptir aslında.

İşlerine tutkuyla bağlı olanlar ise kendilerini kaybedecek, tüketecek kadar ihtirasla çabalar durur; tutku onları kasıp kavursa bile cennetin hoş bir bahçesinde sanırlar kendilerini.

Yani diyorum ki tutkulu insanlar sadece bir konuda değil her konuda ihtiraslıdır. Tutkuyla yer, tutkuyla çalışır, tutkuyla sevişir, tutkuyla bağlanır dostlarına. Toprağa usulca basmazlar, gümbür gümbürdür yürüyüşleri. Varlıklarını fark etmemek de pek olası değildir.

Hayata tutkuyla bağlı olunca öyle ucundan ilişik yaşayamıyorsun işte hayatı❗️

Değişime inanan, tutkulu insanlar yargılanmaktan da kurtulamaz

Sabit düşünceler ve inanışlar içinde konfor bulan zihinler, sizin tutkuyla bağlı olduğunuz bir düşünceyi bırakıp diğerine geçiş hızınıza katlanamaz. Anlatamazsınız da değişim, gelişim için gerekli olanın sizin gibi zihinler olduğunu, sabit durarak ilerlenemeyeceğini.

Neyseeee… Gene fazla metaforik bir yazı oldu. Ya birilerinin canını acıtacağım ya da burada susacağım 🤭

Ben şimdi umudumu korumak, değişimin geleceğine dair inancımdan yılmamak için bir süreliğine kendimi kapatıyorum 😉

Not: Telaşlanmayın canım; bir iki güne yeni umutlarım, ateşli tutkularım ve bilinmeyen değişimlere olan inancımla insanların arasına dönerim tekrar. Bir süre Olympos’a çekileceğim 😝😝

Not II: Daha önce değişim üzerine yazdığım iki deneme yazısının linkini de buraya ekleyeyim. Okumadıysanız belki bir göz atmak istersiniz:

• 21 Ağustos 2017: Elimizdeki Değişim
• 22 Mayıs 2017: Phoenix mi, Prometheus mu olacağız?

Didem Çelebi Özkan

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

3 Yorum

  • Cevapla Hande Sönmezerler Sinan 25 Haziran 2018 at 20:00

    Olimpos’a çekilmen bana direkt Bodrum’daki son gece olan tartışmamızı hatırlattı 🙂
     
    Didem’ciğim yazına katılıyorum canım; değişim sen dirensen de direnmesen de olur; bundan kaçış yok 😉

    • Cevapla Didem Çelebi Özkan 25 Haziran 2018 at 20:05

      Kuzummmmm tam da o bölüme seni etiketleyecektim 😝😝 Ama benim zeki arkadaşım göndermeyi, bir işarete ihtiyaç duymadan anlamış 😍
       
      Öperim seni güzelliğim 😘😘

  • Cevapla Ilgın Cenkçiler 28 Haziran 2018 at 00:19

    Toprağa usulca basmazlar, gümbür gümbürdür yürüyüşleri çok sevdim 💫💫💫

  • Cevap Yaz