Sentez

Yabancı

17 Haziran 2018

Yabancı

Karşısında oturan yabancı adamı inceliyordu kadın.

Söyledikleri, sesi bir kuyudan gelir gibi, uzaktan, uğultu halindeydi. Duymuyor, anlamıyordu ne dediğini, sadece bakıyor, karşısında oturan adamı göremiyordu.

Ne olduğunu düşünüyordu.

Ne olmuştu da gelip karşısına çıkmıştı yeniden? Kimdi, neydi bu adam? Hangi kaybın telafisindeydi bunca zaman sonra?

Dokunduğu yerde ateşler yaktıran o el, soğuk, yabancı, kirlenmiş, başka ellerden, tenlerden izler taşır halde başkalaşmıştı. Sadece bir merhabalık sürede ellerine değdiğinde elleri kaybolmuş, yabancı his bir kez daha göstermişti kendini.

Özlemek, sadece kendi hayalinde andığı adama aitti.

O adam başkasıydı. Karşısında oturan bu yabancı değildi. Sesini, yüzünü, tenini sakınmak istedi bu yabancı adamdan ve şaşırdı bu hale gelmiş olduklarına. Bir başkasını düşlerine bile almamıştı kadın, içinde yaşattığı sevgiye sadık kalmış, dokunmamış, dokundurtmamıştı anlarına.

Şimdi karşısında duran, eski günlere dönmek isteyen, sevgisi için her şeyi yapacağını iddia eden bu adamın gözleri yabancıydı. Ne içini titretiyor ne de uçsuz bucaksız okyanusları seriyordu önüne. İnandırıcılığını yitirmiş bir mavilikte, siyaha çekiyordu artık, kaybolunmuşluğa!

Bir girdaba kapılmışlardı.

Sağ ve beraber çıkmayı başaramamış, ilk feda edecekleri aşkları olmuştu. Biri diğerini çekiyordu birbirlerinin canlarına susamış halde. Aşklarını kurtarmak için giriştikleri her çabada, kendilerine diğerinden kattıkları canı öldürüyor, eksiliyorlardı. Hiç bir çaba sonuç bulamamış, ruhlarını kurtarmakla zafer kazanmış gibi kendi sakin sularına çekilmişlerdi. Sonrasında sessizce gitmişlerdi birbirlerinin hayatlarından.
Beraber yürüyemeyeceklerini anladıkları yolu sil baştan yok etmiş, başka başka hayatlarda savrulmuş, kaybolmuşlardı birbirlerinden…

Kadın bu düşüncelere dalmışken bir el temasıyla daldığı yerden çıktı. O elin temasını istemiyordu teninde. O gözleri istemiyordu hayatında. Başkasına, başkalarına dokunmuş, mahremlerine başkaları girmişti. Artık ne gözleri istiyordu bu adamı, ne de kalbi.

Sevginin miadı olmazdı elbet ama yaşamış ve devamını getirecek özveriyi göstermedikleri bu sevginin paylaşılacak bir yanı kalmamış, kendi içindeki tüm hesapların karmaşıklığı ise sona getirmişti işte.

Kadın “Git” dedi adama, “Git ve bir daha görmeyeyim seni. Miadını doldurduk bu sevginin”

Adam gitti…

Kadın, adamın arkasından baktı, ne pişmanlık duydu, ne de mutluluk.

“Yazık, yine kaybettik” dedi!

Özge Can

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

Yorum Bulunamadı

Cevap Yaz