Biraz Kitap

Deli misin Sen?

24 Temmuz 2018

Deli misin Sen? | Ceyhun Kuburlu


Deli misin Sen? | Ceyhun Kuburlu

Başarı hikayeleri göründüğü gibi değil.
Zengin ve ünlü isimlerin nasıl zengin ve ünlü olduklarını anlatan bir kitap “Deli misin Sen?”

“Deli misin sen?”deki isimler:

1. Nevzat Aydın (Yemeksepeti)
2. Cem Boyner (Hopi)
3. Vahap Küçük (LC Waikiki)
4. Acun Ilıcalı (TV8)
5. Abdullah Kavukçu (Simit Sarayı)
6. Gamze Cizreli (BigChefs)
7. Mehmet Özkan (Altınordu Futbol Kulübü)
8. Ali Sabancı (Pegasus)
9. Muzaffer Yıldırım (Mars Sinema)
10. Galip Yorgancıoğlu (Mey İçki)

Biz bu isimlerin hayatlarının yalnızca şaşaalı kısımlarına tanık olduk. Oysa perde arkasında kan, ter, gözyaşı var.
Ve inanç var. Hatta en çok inanç.
İyi bir fikrin olduğuna ve bu fikrin peşinde doğru bir şey yaptığına duyduğun derin inanç. Bu çok güçlü bir şey.
Bir de hemen umutsuzluğa kapılmamak.

Yemek Sepeti

Nevzat Aydın’ın kurduğu Yemeksepeti ilk gün 3 sipariş almış.

YemekSepeti kurulduğunda Internet bugünkü gibi yaygın değildi. Sonra teknoloji ilerliyor, işler büyüyor, bu arada YemekSepeti’ni satın almak isteyenler çıkıyor.

2015’te yemeksepeti.com, 589 milyon dolara satılıyor.

Nevzat Aydın, bu paradan 27 milyon doları 114 çalışanına paylaştırıyor.

Şimdilerde genç girişimcilere “Risk alın” diyor.

BigChefs

Gamze Cizreli’ye BigChefs için bankalar kredi vermeye yanaşmamış. Bugün yurt içinde ve dışında 50’yi aşkın şubesi bulunan BigChefs için o dönem bankalara kredi başvurusunda bulunuyor Gamze Cizreli. Bankalar önce kredi vermiyor, sonra bir tanıdık bulunca ancak kredi alabiliyor.

Acun Ilıcalı’yı zaten tanımayan yok.

Önce Televole adlı programda 15 dakikalık “Acun Firarda” bölümünü sunuyor. O yıllar Internet gelişmiş değil, dünyaya dair görüntüler ancak dergilerde görülebiliyor, Acun’un gezdiği yerler ve sunumu beğeniliyor. Sonra programın neredeyse tamamı ona ayrılıyor.

Ardından Şansal Büyüka ona iş teklif ediyor. Güzel bir maaşla çalışıyor.

Daha sonra kendi programını yapmaya karar veriyor. Acun Firarda’ya birçok dev marka sponsor oluyor.

“Sonunda gezecek bir yer kalmadığını düşünerek, gittiği ülkelerde izlediği TV formatlarını Türkiye’ye” getiriyor.

Fear Factor, Var mısın Yok musun?, Yetenek Sizsiniz Türkiye, Yok Böyle Dans, O Ses Türkiye, Survivor.

“Var mısın Yok musun” ilk zamanlarda reytinglerde iyi gitmeyince programı kaldırmak gündeme geliyor. Acun gece gündüz dünyadaki örneklerini izliyor. Sonra yarışmacıların hayat hikayelerini de programa yedirerek reytingleri yükseltiyor.

Türkiye’de “O Ses Türkiye” adıyla yayınlanan The Voice’un haklarını hemen alamıyor Acun. Başkasına satmak üzere anlaşmış yetkili firma. Acun firma yetkililerine “Önünüzde duran telefon ile +90’ı çeverin. Arkasından hangi numarayı çevirirseniz çevirin ve beni sorun. Tanımayan biri çıkarsa bana programın haklarını vermeyin.” demiş.

Nihayet bu defa kendi kanalını kurmaya karar veriyor. Yeni kanal kurmaktansa orta sıralarda yer alan bir TV kanalı olan TV8’i satın alıyor.

Simitçi yaptıysa herkes yapar.

Abdullah Kavukçu, Simit Sarayı sahibi.
Simidi konsept mağazalarla, metro, otobüs durakları ve deniz hatları gibi lokasyonlara kurarak yurt içi ve yurt dışında pek çok şube açtı. Hatta dünyanın en pahalı caddelerine bile.

Yaptığı bir konuşmada şunu söylemiş Kavukçu:

“Bugün Oxford’da herkes mağaza açabilir. Diğer markalar ‘Simitçi başardıysa, biz de başarırız.’ diyorlar. Ben de tam olarak bunu istiyorum: Herkes başarabilir.”

Su bile parayla

Ali Sabancı, Pegasus kurucusu.

Sabiha Gökçen Havalimanı’nın neredeyse hiç kullanılmadığı bir dönemde Pegasus Havayolları’nı kuruyor. “Otobüs bileti fiyatına, insanları memleketine taşımaya” karar veriyor. Sene 2005.

“Su bile parayla” eleştirilerine şöyle cevap veriyor:

“Çünkü biz misafirimizin önceliğinin ekonomik fiyatla uçmak olduğunu düşünüyoruz. Bunun için uçakta suyu bile parayla veriyoruz. Uçmaktan fazlasını isteyen ayrıca parasını kendisi ödesin, bunun bedelini o hizmeti kullanmayanlara ödetmeyelim.”

Yalnız “Deli misin Sen?”deki bu hikayelerde tatsız bulduğum bazı kısımlar var.

Girişimcilik iyi güzel, insanların para kazanması da güzel. Yalnız işin tüketici boyutu pek de güzel değil gibi.

Örneğin Yemeksepeti. Evde yemek yapmayan, yemeği dışarıdan söyleyenler tarafından kullanılıyor. Bu sayede büyüyor. Halbuki evde yemek yapmak gayet değerli bir şey. Dışarıdan yemek söylemeyi bir alışkanlık haline getirmek kişinin kendisine zarar.

Benzer şekilde BigChefs de öyle. Evde yemek yapma alışkanlığı geliştirmek çok daha değerli.

Hopi uygulamasında da işin biz tüketiciler açısından tatsız kısmı, daha fazla alışveriş yapmamızın istenmesi, bunun için de daha çok para harcıyor oluşumuz.

İşin girişimci ayağı “İnsanlara nasıl daha fazla dışarıdan yemek söyletirim, nasıl daha fazla dışarıda yemek yediririm, nasıl daha fazla alışveriş yaptırırım, nasıl daha fazla para harcatırım?” diye düşünüyor. Bu düşünce işin tüketici/müşteri ayağı olan bizler için kulağa pek de hoş gelmiyor.

Saygılar,
Hülya Erarslan

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

2 Yorum

  • Cevapla Fatma Çakmak 24 Temmuz 2018 at 23:22

    Bayıldım bu kitaba, ne güzel anlatmışsınız. İlk fırsatta edineceğim. Teşekkürler 🙏🏻👏🏻👏🏻

  • Cevap Yaz