Kaş ve Ben

Seni Duyuyorum

17 Ağustos 2018

Seni Duyuyorum

Sizi bilmem ama ben geçtiğimiz haftayı sağlık sorunlarımla geçirdim. İki buçuk aydır hiç kesilmeyen bir öksürük çekiyorum. İlk başta doktora gittim aslında. İltihabın ciğerlerime indiğini söyleyip antibiyotik verdi. Hayatım boyunca antibiyotik kullanmaktan ne kadar geri durmaya çalışsam da artık günde beş öğün zencefil içmekten gına gelmişti. Dakikası dakikasına uyarak kullandım antibiyotikleri ama öksürüğüm bir türlü kesilmedi.

Kaş’ta Doktor Konusu Sıkıntılı

Kaş’ın en olumsuz yanlarından biri doktor konusu. Doktorların çoğu geçici görev için burada. Mesela bir ay önce kızımı götürdüğüm çocuk doktorunun yerine bu ay başka bir doktor gelmiş. İyi olan doktorlar da denk geliyor bazen ama bende Kaş Devlet Hastanesi genel olarak güven uyandırmıyor malesef.

Tabi olumsuz deneyimler biraz da böyle hissettiriyor. Üç sene önce elim kırılmıştı. İstanbul’dayken kırdığım için tedavisi İstanbul’da yapılmıştı. Alçılı vaziyette Kaş’a geldim. Şimdi var mı bilmiyorum ama Kaş’ta o zaman ortopedi doktoru yok. Bir gün alçıdaki elim inanılmaz ağrımaya başladı. Acile gittim röntgen çektiler. Doktor bana kırığımın daha kaynamadığını söylüyor fakat ekranda İstanbul’daki doktorun gösterdiğinden başka bir yer gösteriyordu. Ben hemen panik oldum tabi. Cahil aklımla dedim heralde diğer kırık kaynadı, başka bir yerden elim bir daha kırıldı. Kafam doktorun rontgeni doğru okuyamayacağına basmıyor o zaman tabi. Neyse sabaha karşı feci bir ağrıyla Fethiye’ye attım kendimi ve İstanbul’da gösterilen kırığın hala iyileşmediğini uzmanından öğrenmiş oldum. Başka sebeplerle ağrılarım olmuş. Alçıdan çıkararak tedavi sürecine devam etti doktor.

Kaş Devlet Hastanesinin muazzam manzarasına rağmen işlevselliğiyle ilgili kuşkularım olunca ve en yakın özel hastane Fethiye’de olunca, aktibiyotikten sonra öksürüğüm geçmese de ben tekrar doktora gitmedim. Geçen hafta bahsettiğim gibi benim nerdeyse maaile Kaş’taydı. Öksürüğüm herkesi rahatsız etti haliyle. “İyi öksürmüyorsun bir doktora git,” lafı artık “günaydın” gibi güne başlama cümlesi olmuştu.

Ciğerde Sorun Var

Ben de Pazartesi doktora gittim. Doktor ciğerden çıkan sesleri ve röntgen sonuçlarını iyi bulmadığını, göğüs hastalıkları bölümü olan tam teşekküllü bir hastaneye gitmemi söyledi. Bayram öncesinde bu işi çözebilmek için salı akşamından Antalya yollarına düştük biz de. Geçen hafta ex-koca mex-koca diye dalga geçtim ama sağolsun Duru’nun babası refakat etti bu sevimsiz meseleye.

Koah’nın Ayak Sesleri

Çarşamba günü Antalya’daki doktor muayene sonrasında iki hastalıktan şüphelendiğini söyledi. Alerjik astım ya da Koah…

Doktora da sesli olarak dile getirdim mi bilmiyorum ama o an beynimin içinde “Woah!” diye bir ses yankılandı. Allahtan daha emin misiniz, son kararınız mı kısmına gelmemiştik. Doktor kararsız kaldığı iki şıktan birini seçmeden önce ilaçlı tomografi joker hakkını kullanmaya karar vermişti. Ayrıca kan testi ve solunum testi de yapılacaktı.

Sonuçları almayı beklediğim bir gün boyunca içimi bir sıkıntı kapladı ister istemez. Astım olmaya dua ederken yakalıyordum kendimi.

Gel gör ki bütün kontrollerin sonucunda astım ya da koah gibi bir hastalığım olmadığı ortaya çıktı. Ancak arada bıraktığım bir kaç yıllık boşlukları saymazsak, 25 yıl birfiil içilmiş sigaradan dolayı akciğerlerimde ciddi tahribat olduğu kuşku götürmüyordu. Çok şükür ki beş altı ay önce kendiliğimden sigarayı bırakmıştım. Yoksa bu gidişle koah olma yolunda adım adım ilerliyormuşum meğer.

%93 Kapasite

İşin şaşırtıcı tarafı solunum testinde %93 oranında bir kapasitem olmasıydı. Bu ortalamanın üzerinde bir orandı. Hiç sigara içmemiş olan doktorun bile %90’dı. Bu benim için çok iyi bir şeydi tabi. Zaten itiraf edeyim sırf bunun havasını atmak için yazdım bütün bunları. 😂

Seni Duyuyorum

Lafı sulandırmayı bir kenara bırakıp özünde neden bütün bunlara girdiğime gelirsek, insan vücudunun kendisiyle konuştuğuna inanan birisiyim ben. Sigarayı kendimi dinlediğim, tam olarak kendimle bağlantıya geçebildiğim bir an sonrasında bırakabilmiştim zaten.

Haftaya bayram dolayısıyla söyleşi ve yazı yayınlamayacağım. Çünkü özensizlikten tahribata uğrattığım ciğerlerimin arasında sıkışıp kalmış yüreğimin, o cılız sesini duyuyorum ve müsadenizle biraz dinlenmek istiyorum.

Didem Elif

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

4 Yorum

  • Cevapla Hande S. Sinan 18 Ağustos 2018 at 11:44

    Geçmiş olsun Elifciğim

  • Cevapla Neslihan Uraz Ergül 19 Ağustos 2018 at 11:37

    Ben de farklı bir rahatsızlık nedeniyle 10 günlük bir koşturmaca yaşadım. Fethiyeden eve dönmek yerine soluğu İstanbul’da aldım ama nelere vesile olmadı ki… Araya sıkıştırılmış minik, anlık görüşmeler, özlem gidermeler vs vs. Özünde ise beynin, bedenin ve iç sesinin harmonisine inancım bir kez daha pekişti. Öpüyorum ve öksürüksüz günlere diyorum 🌈👍😻

    • Cevapla Didem Elif 19 Ağustos 2018 at 14:50

      Ne güzel bunları duymak. Teşekkürler paylaşım için. Öpüyorum, sevgiler 😍😘😇

    Cevap Yaz