Sentez

Çekmece – 5

21 Ekim 2018

Öykü Çekmece | Mektuplar

Kutunun içine uzattığı elini adeta içine uzatmış gibi hissetti Sude. Kapattığı, yok saydığı, kilitli kapılar ardında odalara hapsettiği, tüm çekmeceler toplu halde isyana geçmiş, kapıları zorlayıp dışarı çıkmak için zihninde anlık görüntülerle istilaya başlamışlardı.

Kutunun içinden yıllar önce sakladığı iki kitabı çıkarttı. Aynı kitabın iki farklı basımı elinde duruyordu.

Sanki ilk kez görüyormuş gibi hissederek, midesinden kalbine doğru yaşadığı basıncı yutkunarak yok etmeye çalıştı. Elleri titremeye başlamış, yasak bir bölgeye geçerken vücudun salgıladığı adrenalinin belki de yüz katı bir salgıdan ruhunu kurtarmaya çalışıyordu.

Kaçacak yeri kalmamıştı, teslim oldu.
İlk kitabı eline aldı. Kitap kapağı, sepya tonlarda yarım açılmış bir çekmece, içinden dışarı doğru sarkmış açılmış mektuplardan oluşuyordu. Mektupta yazılanlar pusluydu, sadece bir tanesinde imza okunuyordu “Yağmur”

Kapağı çevirip önsözü okumaya başladı Sude.

“Tam da kitabımın içeriği gibi aslında yaşamda. Birbirimizle bağlantı kurarak var olabiliyoruz. İnsan kendini bir başkasının varlığından ispat ediyor. Yoksa silinip gideriz bu dünyadan hiç olmamış gibi, hiç sevmemiş, hiç sevilmemiş gibi. Ben varım, ben yaşadım demek için iz bırakmak isteriz yaşamda. Bazımız bir çocuk yetiştirir, bazımız bir şarkı yazar, bazımız bir kitap, bazımız bir gazetede, dergide çektiği altında imzası olan bir fotoğraf yayımlar, belki bazımız da sevdiklerimizin anılarında bir iz bırakırız.

Benim de bir izim var bu hayatta!

Şu an elinizde tuttuğunuz kitap yaşamımın en önemli izini taşır. Sizlerde benden bir iz olarak duracak bu kitap, bende bir başkasının izinin yansımasıdır. Kitabın içerisinde okuyacağınız mektupların hepsi gerçektir. Yıllar önce yaşadığım aşkın hiç yaşanmamış gibi geçip gitmesine gönlüm razı olmadı. O vardı, ben vardım, biz vardık bir zamanlar!

Buraya not etmeden geçmek istemiyorum. Kişi hak ve hürriyetini gasp etmek gibi algılanmasını engellemek adına, mektup sahibinin ismini ve mesleğini değiştirdim. Okuyacağınız mektupları sadece bir aşkın iz düşümü gibi değerlendirmeyin isterim. Dönemin kültürüne ayna tutan, ilişkilerin, gelişmişliğin ya da gelişememişliğin yansımasını her bir satırda aktaran, dünya meseleleriyle, edebiyatla, sanatla, siyasetle, fikirle hemhal olmuş gerçekliklerdir okuyacaklarınız.

Tek taraflı mektupların oluşturduğu bu kitaptan sonra, sevgili okuyucular karşı tarafın mektup içeriklerini hayal dünyasıyla tamamlamak zorunda kalacak maalesef. Belki bir karşı atak olarak cevapları da başka bir kitapta bulabiliriz. Buradan mektupları elinde bulunduran kişiye mesaj vermiş olayım.”

Sude önsözü bitirecek gücü kendine bulamadı. Yüzünden geçenler ilk kez bu kadar net okunur haldeydi. Tüm maskelerinden arınmış, ifadesizliği çekip gitmişti.

Yüzünden okunan en net duygu hayal kırıklığıydı. Yanına ek hüzün, acı, pişmanlık ve çıplaklık olarak değerlendirilebilirdi.

Sude’nin elindeki kitap Mert Altok tarafından “Sonsuz Sevgimle” notuyla imzalanmış, kişiye özel postayla Fransa’dan yollanmıştı. İlk 100.000 baskının içindendi elindeki kitap.

Yıllarca Sude’nin Mert’e yazdığı mektuplardan oluşan, önsözde bir kaç övücü cümle ile kendine ithaf edilen kitap “Çekmece” adıyla piyasa sürülmüştü.
Kutunun içindeki diğer kitapta Çekmece adlı kitabın Fransızca çevirisiydi. Aynı kapak tasarımıyla çıkmış kitap yine Sude için özel imzalanmıştı fakat bu kez imza sahibi Belle Altok’tu.

Sude yıllarca kaçtığı gerçekliğin karşısına bu kadar yalın çıkmış olmasının şaşkınlığında tüm duvarlarını yıkmış, maskelerinden arınmış halde kendi çıplaklığında kaldı.

Yıllardır elinde bulunan kitapları ilk kez okumaya karar verdi. Kendi kaleminden çıkan mektupları bir kitapta herkes gibi okumanın yabancılığı, tek bir cümlenin öznelliğinin yarattığı kendiliğiyle Çekmece adlı kitabı okumaya başladı…

SON

📌 Tüm Bölümler için tıklayabilirsiniz.

Özge Can

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

Yorum Bulunamadı

Cevap Yaz