Cebimdekiler

“Ego” Kurbanı “Sığ” Düşünceler

4 Ocak 2019

Ego Kurbanı Sığ Düşünceler
Ne çok şey biliyor şu insanoğlu ya da zannediyor. Her şeyi bilmek ve kendinden başka kimsenin iyi düşünemeyeceğini sanmak. Yazık! ne kadar sığ bir düşünce. Sığ bir limanda sığ düşüncelerle dolaşmak. Mirim iyisin, hoşsun böyle düşünmekle ama sen kendini ne kadar tanıyorsun da karşındakilere ahkam kesiyorsun.

Kendini tanımayan, ne istediğini bilmeyen, kendinin ışığı olamayan birinin başkasını beğenmemesini anlayamıyorum. Sanırsın bunlar yağmur damlaları olmuş da bir araya gelip baraj kurmuşlar da bizim haberimiz yok. Bir de eleştiri yaparlar gerine gerine. Sorarım size kendiyle yüzleşmeyen bir sığ düşüncenin dediklerini ne kadar ciddiye almalıyız diye?

Bu tip insanların en büyük sorunu, kendi düşüncesinden başka bir düşünceye inanmaktan korkmaları. İkna olmaktan da korkarlar, beğenmekten de, güzel olmuş demekten de, senin bazı konularda daha iyi olduğunu söylemekten de korkarlar da korkarlar.

Wawww dersiniz ilk önce bu tip insanları tanıyınca, sonra bakarsınız foss çıkar, neden mi “ego” kardeş devrededir artık. Ego çağın hastalığı ya, herkes nasibini alıyor bu durumda. Ego işte ruhun isteme mekanizması devrededir artık. Bunu yok etmek sanki bir virüsü temizlemek gibi ince ince sabır ister. Çünkü egosuna ters gelen her şeyi, ters çevirir sığ düşünceli insan.

Halbuki insan, bir değerdir. Sığ düşünce ise bir problem, iletişim eksikliğidir.

İnsanın ihtiyacını giderebilme marifeti olan iletişimde, eğer karşımızdakinin ihtiyacını gideremiyorsak problem olarak karşımıza çıkması da kaçınılmaz bir hal alacaktır. Karşındaki insanın neye ihtiyacı olduğunu anlama ise iletişimin en önemli basamağıdır. Önce karşındakinin ihtiyacını karşılamak lazım. Bunun için önce ihtiyacını, ilgisini algıla ve anla. Karşındakinin her isteği ihtiyacı olmayabilir. Çünkü istek başka, ihtiyaç başka. Burada biraz ego devreye girebilir. Ego, ruhun isteme mekanizmadır, ister durur, demiştim yukarıda da. Bilinç, ruhun karar verme mekanizmasıdır ki egoyu ancak bilinç kontrol altına alır, zorlu bir süreçtir. İnsan tanıma sanatı da algılama ile başladığına göre istek mi ihtiyaç mı doğru karar vermek lazım (sonra egoma yenik düştüm demek istemezseniz tabii).

Evet karar verdin diyelim, bu sefer de herkesin problemle karşılaştığında farklı bir topu olduğunu görürsün: küsme topu, bağırma topu, kızma topu, vb. gibi. Bu durumda eşinle, sevgilinle, patronunla, dostunla, çocuğunla aynı topu kullanamayız değil mi? Aynı stilde her yerde savaşamayız. Hedefe yönelik kurulmayan iletişimde doğru yere ulaşmaz. Herkese aynı şekilde davranmakta etkiyi azaltır. Mesela sizin için çok önemli bir konu var ve siz bunu herkesle paylaşıyorsunuz, yanınızdaki dostum dediğiniz kişi aklından şunu geçirecektir: “Herkesle her şeyi paylaşıyor.” Bu durumda da kendisini özel hissetmeyecektir, sizinle olan ilişkisi zayıflayacaktır.

İletişimde olduğunuz kişilerin sınırlarını siz belirlemelisiniz. Velhasıl herkese aynı şekilde davranmak etkiyi azaltır. Çünkü, insanın hayatta bir sürü rolü var. Hangi topla, hangi sahada daha iyi oynayabilirim, onu düşünün. Bırak en iyisini ben biliyorum demeyi, uğraşma bu kadar kendinle.

Toplar, cebimizdeki iletişim marifetleridir unutmayın yeter.

Ahu Kınay Zabun

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

12 Yorum

  • Cevapla Beril Erem 4 Ocak 2019 at 14:30

    Profesyonel hayatta en çok kafa yorduğum konuların başında geliyordu bu “Ego” meselesi. İş hayatı, sosyal medya, tüketim üzerine kurulmuş toplumsal, sosyal hayat öyle besliyor ki içimizdeki o canavarı.
     
    Denge sanırım bu noktada çok önemli. İstek/ihtiyaç dengesinin yanı sıra bir de iletişimde değer dengesi de çok önemli. Çoğu insan bu hataya düşüyor çünkü. Haddinden fazla değer, nezaket, kendini tanımama egoyu harekete geçiriyor.
     
    Kaleminize, maharetinize sağlık 🙏

    • Cevapla Ahu Kınay Zabun 4 Ocak 2019 at 18:46

      Çok teşekkürler 🙏

  • Cevapla Didem Çelebi Özkan 4 Ocak 2019 at 14:57

    Daha birkaç gün önce ego sahibi olmakla övünen biriyle diyalog içindeydim. Bunu iyi bir şey sanıyor, evladında da aynı karakter özelliğini görmek istiyordu hatta. İşte egonun insanı taşıdığı son nokta; egonla gurur duymak 😝
     
    Kavramların içi mi boşaltıldı, anlamları mı değişti bilmiyorum. Egoya nasıl bu şekilde olumlu bir anlam yüklenir anlamıyorum. Bunun sağlıklı kardeşinin adı “özgüven” oysa.
     
    Karşımdakine bunları söyledim mi? Elbette hayır. Senin de yazında anlattığın gibi bu insanlar kendi düşüncesinden başka bir düşünceye tahammül dahi edemezler. Bu durumda benim bütün çabam akıntıya karşı kürek çektirmeye çalışmak olacaktı. Bıraktım, yuvarlansın şelaleden 😈 Çünkü bir gün bu ego balonu muhakkak bir yerde patlar…

    • Cevapla Ahu Kınay Zabun 4 Ocak 2019 at 18:44

      👍 patlasın balonlar 😊

  • Cevapla Beril Erem 5 Ocak 2019 at 00:03

    Bu akşam benim de benzer bir iletişim deneyimim oldu. Ego değildi konu ama benzer davranışları ortaya çıkaran aşağılık kompleksi idi.
     
    Bu yazıyı bugün okumasam ne kadar benzer iştahlara sahip olduklarını fark etmeyebilirdim 🤔

    • Cevapla Didem Çelebi Özkan 5 Ocak 2019 at 01:03

      Ben de benzer bir şey düşünüyordum; aslında bu büyük egoların altında daha büyük kompleksler yatıyor. Bunları bastırabilmek adına şişiriliyor sanırım o egolar…

    • Cevapla Ahu Kınay Zabun 5 Ocak 2019 at 17:21

      🙏🙏🙏

  • Cevapla Ahmet Yonca 5 Ocak 2019 at 04:31

    Ah Şu EGO…. Ben hep şu açılımı yüklüyorum.
     
    Eser
    Gürler
    Oturur….
     
    Dünyada bütün varlıklarda ihtiyacı kadar var olan EGO, biz insanlarda yine limitsiz… Dengeli ve Dengesiz….
     
    Ömrüm bu EGO’nun hiç bir köşesine değmez ümidiyle, güzel yazınıza teşekkür ederim…

    • Cevapla Ahu Kınay Zabun 5 Ocak 2019 at 17:20

      Siz de cok güzel ifade etmişsiniz. Cok teşekkürler 🙏

  • Cevapla Zeynep Mete 5 Ocak 2019 at 21:35

    Sürekli gardını almış biçimde yaşamak belki de biraz daha şişiriyor egoyu ve savaşlar kazanıldıkça ego iç sesken artık eko olup her yandan duyulur hale geliyor.Sizin de ifade ettiğiniz gibi; biraz daha az korku,biraz daha çok sevgi bitirecek ,bizi bitiremeden egoyu…Kaleminize sağlık.

    • Cevapla Ahu Kınay Zabun 5 Ocak 2019 at 21:45

      🙏💖🙏

  • Cevapla Hande Bayındır 6 Ocak 2019 at 00:42

    Ego ister boş ego olsun, ister tavan ego olsun, her egonun altında bir yaşanmışlık ya da yaşanamamışlık var bence. Bunlara bağlı eksiklikler insanlarda o eksiği kapatmak için gelişen savunma mekanizması egoyu oluşturuyor. Ama işte en kötüsü hayata dair elinde hiçbir artısı, eldesi olmayan insanların egolarından kaynaklı, hatta kaynaklı demeyeyim direk sonucu olarak gündelik hayatta bu kişilerle iletişime mecburuz bazen. Belki işte, belki alışverişte, belki okulda, belki cafede. Yani heryerde… Hayatın içinde yani. Egolularla mücadele etmenin yollarını öğrenmek belki de en iyisi 😀
     
    Bu da benden 😉

  • Cevap Yaz