Minerva'nın Baykuşu

Hayat Sürprizlerle Dolu

25 Ocak 2019

Merhabalar | Hayat sürprizlerle dolu
Merhabalar;

Hayat sürprizlerle dolu. Bir gün önce hep aynı rutinin içinde boğulacağını düşünürken bir gün sonra sana öyle bir kapı açıyor ki şaşırıyorsun. Benim için de Sen ve Ben ile tanışmam çok acayip bir sürpriz oldu. Önce nişanlımın çocukluk arkadaşı olan Cem Albayrakoğlu web sitesinden bahsetti. O da yeni yazmaya başlamıştı. Şöyle bir göz gezdirmek için girdim ama çıkmam iki saatten fazla sürdü.

Sonraki hafta sonu ise Cadde’de oturmuş akşam yine aynı balıkçıya mı gitsek, yoksa aynı kebapçıya mı diye ciddi ciddi müzakere ettiğimiz bir sırada dünyanın en rahatına düşkün insanlarından biri olan ve şehrin karşı kıyısına geçmek için bile bir ay öncesinden motive etmeye başladığımız nişanlım; “Cem’in yanına Bursa’ya mı gitsek dedi?” Yarım saatlik yeni müzakere ve üç telefon görüşmesinden sonra en düşük ihtimal gerçekleşti ve biz yola koyulduk ve hayat karşıma Didem‘i çıkarttı.

Aslında…

1977 yılının karlı bir sabahında İstanbul’da doğan benim için, çok çalışan iki ebeveyn ile beraber yaşamayı eğlenceli kılan tek şey kitaplar olmuştu her zaman. İlkokuldan sonra eğitimime devam ettiğim İstek Vakfı Özel Belde Lisesi’nde ise en sevdiğim ders edebiyattı. Ama güzide eğitim sistemimiz ve ailelerimizin dogmalarla dolu kafaları hepimizin tercihlerinde olduğundan biraz daha fazla benim tercihlerimde etken oldu ve ben babamı mutlu etmek için İ.Ü.Siyasal Bilgiler Fakültesi Ekonomi Bölümü’ne girdim. Çünkü onun en büyük hayali benim üst düzey bürokrat olmamdı. Ancak hayat şartları ve bitmeyen ekonomik krizler sonucunda benim üniversiteyi bitirdiğim yıl yurtdışında lisansüstü eğitimime devam etme hayallerim suya düştü ve kendimi ilk bulduğum işe deyim yerindeyse attım.

Sürpriz…

Artık lojistik sektörünün yorulmak bilmez bir neferiydim. Şimdi bakınca evren aslında hep benden yanaymış onu anlıyorum. Çünkü bu sektör sayesinde dünyayı dolaştım, bir sürü güzel dost biriktirdim ve kendi işimin sahibi oldum. Araya da bir evlilik ve doğru orantılı olarak bir boşanma sığdırdım. Ama her şeyden önemlisi onun için Tanrı’ya her daim teşekkür edeceğim bir kız çocuğu verdi hayat bana. Ayça Deniz’im 2009 yılında doğdu ve ben çalışma hayatına 18 aylık bir ara verdim.

Ve felsefe…

Döndüğüm de ise eski eşimle (o zamanlar beraber çalışıyorduk) aramızdaki fikir ayrılıkları önce derin çatlaklara, sonra uçurumlara, en sonunda da obruklara dönüştü. Onlar da kara deliklere dönüşüp hepimizi yutmasınlar diye çalışma temposunu düşürüp yerine hep içimde ukde kalan lisansüstü eğitimini koydum ve yüksek lisansa Yeditepe Üniversitesi Felsefe Bölümü’nde başladım. Sonrası ise çorap söküğü gibi geldi. Bir yandan doktoraya geçerken diğer yandan da boşanma sürecini tamamladım. Şimdi nispeten sakin hayatımda, kızımın ve yeni ilişkimin gelişimine keyifle eşlik ederken bir yandan da siyaset felsefesi alanındaki doktora tezimi bitirmeye çalışıyorum. Çok uzun zamandır içinde bulunduğum aşırı stresli iş hayatı, İstanbul gibi kaotik bir şehirde okul hayatına başlayan bir çocuğun tüm keyifsiz sorumluluklarını üstlenen tek başına bir ebeveyn ve yeniden evlilik yoluna çıkma cesaretini gösteren bir kadın olarak akademik alan dışında yazmanın bana bu kadar iyi geleceğini hiç düşünmemiştim.

Yine sürpriz…

Ama dedim ya evren sanırım hep benden yana ya da ben umutsuz bir iyimserim 😉 Teşekkürler Cem Albayrakoğlu ve Didem Çelebi Özkan. Sizin sayenizde yepyeni bir deneyimi kucaklama cesaretini göstereceğim. Umarım bunun bir parçası olan herkes için aynı şekilde keyifli olur.

Yeni başlangıçlara ve keyifli yolculuklara…

Sevgiler,
Gül Gültekin

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

9 Yorum

  • Cevapla Cem Albayrakoğlu 25 Ocak 2019 at 16:14

    Selam,
     
    Çok güzel bir yazı olmuş sabırsızlıkla diğer yazılarını bekliyorum.
     
    Keyifli, nice güzel günlere hep birlikte inşallah…

    • Cevapla Gül Gültekin 28 Ocak 2019 at 11:35

      Teşekkür ederim canım arkadaşım 🙂

  • Cevapla Didem Çelebi Özkan 25 Ocak 2019 at 16:39

    Ne harika bir karar, ne hoş bir çılgınlıkla o gece İstanbul’dan kalkıp Bursa’ya geldiniz. Uzun süredir ikinizi de ismen biliyor olsam da sonunda şahsen tanışabildik. Fakat tanışmaktan daha önemlisi birbirimizin sohbetinden bu kadar keyif almamızdı bence. Gecenin bir yarısı İstanbul’a geri dönmeye karar verdiğinizde, hem yoldan dolayı hissettiğim endişeyle hem de sizden ayrılacak olmanın verdiği keyifsizlikle yolcu ettim sizi. Umarım en kısa zamanda bıraktığımız yerden devam ederiz.
     
    Burada yazacak olman ise benim için apayrı bir keyif. Sevdiğim insanlarla kol kola aynı hedefe doğru koşmayı seviyorum. Aramıza hoş geldin canım 🤗❤️

    • Cevapla Gül Gültekin 28 Ocak 2019 at 11:35

      Bana bu pencereyi açtığın için ayrıca teşekkür ederim Didemcim

      Sevgiler…

  • Cevapla Esat Öğütveren 25 Ocak 2019 at 21:06

    Memnun oldum, inşallah siyaset felsefesi ile ilgili (ucundan kıyısından) birşeyler okumamız da mümkün olur efendim.

    • Cevapla Gül Gültekin 28 Ocak 2019 at 11:37

      Merhabalar ve teşekkürler,

      Neden olmasın ? Herkesin ilgisini çekebilecek bir iki konuda yazmayı istiyorum ben de…

  • Cevapla Ahmet Yonca 26 Ocak 2019 at 18:32

    Ekibin içinde garanti ettiğim şey; “Mutlu olacağın ve güzel işlere vesile olacağı..” Asla tesadüflere inanmayan ben, elbette sizin de buraya bir frekans aracılığıyla geldiğinize eminim. Yörüngeniz daim olsun. Güzel yazılarınızı bekliyoruz…

    • Cevapla Gül Gültekin 28 Ocak 2019 at 11:38

      Çok teşekkür ederim
      Sevgiler…

  • Cevapla Didem Elif 9 Şubat 2019 at 09:29

    Az önce bu haftaki yazınızın anlatım dilini çok beğenince bu yazına hemen baktım. “Ama ben bu yazıyı nasıl kaçırmışım?” dedim kendime. Tarihe bakınca İtalya’da olduğum haftaya denk geldiği için olmalı. Pek hoş gelmişsiniz. Keyifle takip edeceğim.
     
    Sevgiler…

  • Cevap Yaz