Cebimdekiler

İlişkiler Neden Bitiyor?

15 Şubat 2019

İlişkiler Neden Bitiyor? | Ahu Kınay Zabun
Bazı insanlar ilişkisinde, karşısındakine fayda sağlamak; bazıları da fayda görmek ister. Önemli olan ise ilişkiyi bozmadan, dengede tutabilmektir. Başta her şey yerli yerinde iken, sonra ilişkiler neden bitiyor? Her ilişkinin bir iple bağlı olduğunu ve bir şeyleri fazla yaptığınızda, yani aşırılığa kaçtığınızda iplerin daha da gerildiğini hayal edin. İlişkiler de bunun gibi, davranışlarımızdaki aşırılık yüzünden ipleri en sonunda kopuyor işte.

Bu gerginlik nasıl başlıyor? İlişkimizde neyi kaçırıyoruz?

İnsan, ilişki içinde bulunduğu kişinin her adımında, aldığı her nefesin kendisi için olmasını istiyor. Belli bir süre sonra aramasını beklediği sevgili aramaz oluyor, duymak istediği o güzel sözcükler azalmaya başlıyor. Tüm bunlar insanı çileden çıkarmaya yetiyor tabii ki. Beklediği şeyler olmayınca da şikayet, şikayet, şikayet…

“Ben onun için her şeyi yaptım.”
“Ailemi, arkadaşlarımı onun için ihmal ettim.”
“Hobilerimden vazgeçtim…”

Şikâyet başlayınca karşı tarafa daha da itici gelmeye başlıyor her şey. Bu da ilişkinin boyutunu değiştiriyor. Şikâyet eden taraf, şikâyet ederek yaşadıklarını çözümleyeceğini zannetse de çözüm üretmiş olmuyor; şikâyet ederek sadece egosunu rahatlatıyor. Ben haklıyım diyerek egosunu güçlendiriyor. Bu da bilincin kapanması anlamına geliyor. Çözüm için bilinci açmak gerekir.

Nerede yanlış yaptım?

Kerem ve hayatının merkezine koyduğu Aslı. Herkesin bir hayatı vardı ve ilişkiden sonra, odak noktası sadece Aslı oldu. Arkadaşlarını, sevdiklerini, hobilerini erteledi ve zamanla hepsi yok oldu. Bir süre sonra doyum noktasına gelen ilişkinin kaçınılmaz bölümü başladı: Aslı, arkadaşlarıyla görüşmek istedi ve Kerem bu durumda onun kendisinden uzaklaştığını düşündü. Şikayetler de bu dönemde devreye girdi.

Bir kopuş yokken ortada, şikâyet eden Kerem’in davranışları ipin kopmasına yetti. Halbuki Kerem ve Aslı birlikte olmaya başladıklarında birbirleri ile beraber olmayı çok isteseler bile, eskiden olduğu gibi hayatlarına devam etselerdi; arkadaşlarına, ailelerine, hobilerine vakit ayırsalardı bu tip sorunlar yaşamayacaklardı. Çünkü birbirini özleme fırsatı bile verilmemişti bu ilişkide. Hal böyle olunca yaşanılan ilişki, kısa sürede yok olmaya mahkum oldu.

Burada bahsettiğim tabiiki ilişkinin sadece bir yönü; ama şunu kendinize sormadan geçmeyin derim; “İlişkim hayatımın neresinde?”

Ahu Kınay Zabun

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

16 Yorum

  • Cevapla Ahmet Yonca 15 Şubat 2019 at 13:17

    İlişkilerin sürekli bitmesinin nedeni iki tarafın beraberce yeterli zekaya sahip olamayışıdır. Zeka genel bir kavram olarak ele alındığında ahlak, güven, sadakat, duygu gibi eylemleri içinde barındırdığını göreceğiz. O yüzden insan sadece zeka ile hem ilişkisinde hem işlerinde ebedi ilerleme yaşar. Tabi ki iki taraflı zeka şart! Tek başına olursa filozof oluyorlar.

    • Cevapla Ahu Kınay Zabun 15 Şubat 2019 at 19:11

      Aman filozof olmak istemiyorum 🙂

  • Cevapla Seda Soylu 15 Şubat 2019 at 14:46

    Bence ilişkiler rutine döndüğünde, sevgi yerini birbirinden çıkar sağlamaya bıraktığında bitiyor.

    • Cevapla Ahu Kınay Zabun 15 Şubat 2019 at 19:13

      Kesinlikle çoğu ilişkinin acı sonu…

  • Cevapla Dert Anası 15 Şubat 2019 at 15:33

    İlişkiler neden bitiyor konusunu ne kadar doğru açıklamışsınız. Evet Kerem ve Aslı eskiden olduğu gibi yaşamlarına devam etselerdi, nefes alacak alanları kalacaktı ve birbirlerini bunaltmayacaktı. Ben hep düşünürüm, şu meşhur aşk hikayelerinin kahramanları günümüzde yaşasaydı acaba o aşklar yine dillere destan olur muydu? Modern çağ sanki biraz daha tahammülsüz insanlar meydana getirdi diye düşünüyorum. Çok keyif aldım yazınızı okurken.
     
    Teşekkürler

    • Cevapla Ahu Kınay Zabun 15 Şubat 2019 at 19:16

      Tahammülsüzlük evet bu da tuz biber ekiyor maalesef 🙂

  • Cevapla Didem Çelebi Özkan 15 Şubat 2019 at 15:35

    İnsanın hayatının merkezi kendisi olmalı fikrine yürekten katılıyorum. Merkeze sevgili, dost hatta evlat bile konulduğunda bu oraya yerleştirilene de onu oraya oturtana da zarar veriyor çünkü. Merkezinde kendimizin olduğu, ardından herkesi sağlıklı noktalara yerleştirebildiğimiz, kendimizi geliştirirken, diğerlerine de serpilebilecekleri alanı verdiğimiz ilişkiler yürüyor bence 😉

  • Cevapla Ahu Kınay Zabun 15 Şubat 2019 at 19:18

    Bağlı olmakla, bağımlılık birbirine karıştırılınca işler bozuluyor işte. “Serpilecekleri alan” sözünü sevdim 🙂

  • Cevapla Mehmet Gökcük 15 Şubat 2019 at 19:32

    “Ben senin için benden vazgeçtim
    Yetmedi üzerine serden vazgeçtim
    Mevkiden, makamdan, yerden vazgeçtim
    Ben senin için, beni kaybettim…

     
    diye yazmıştım genç hissettiğim yıllarda 🙂
     
    Bu mısraları anlatmışsınız sanırım hocam bu yazınızda … 🙂
     
    Yüreğinize sağlık…

    • Cevapla Ahu Kınay Zabun 15 Şubat 2019 at 21:07

      Sizin şiir yazımı bütünledi yüreğinize sağlık 🙂

  • Cevapla İbrahim Erdoğan 15 Şubat 2019 at 21:42

    “İlişkiler neden bitiyor?” sorusuna cevabım eşlerin birbirini yeterince anlayamaması. Bir de en önemlisi sevgi ve sadakat. Bu ikisi olunca engeller bir bir ortadan kalkar bence.

  • Cevapla Renkli Blog Sayfam 16 Şubat 2019 at 00:55

    Yeni çağ ile herşey değişti maalesef. Kimsenin kimseye tahammülü kalmadı. Herkesin istediği ben sevileyim, ben sayılayım . Ben onun için her şeyi yaptım dememek için Can Yücel’e kulak verelim:
     
    Bağlanmayacaksın bir şeye, öyle körü körüne.
    “O olmazsa yaşayamam” demeyeceksin.
    Demeyeceksin işte.
    Yaşarsın çünkü.
    Öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki.
    Çok sevmeyeceksin mesela.
    O daha az severse kırılırsın.
    Ve zaten genellikle o daha az sever seni,
    Senin onu sevdiğinden.
    Çok sevmezsen, çok acımazsın.
    Çok sahiplenmeyince, çok ait de olmazsın hem.
    Hatta elini ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin.
    Senin değillermiş gibi davranacaksın.
    Hem hiçbir şeyin olmazsa,
    Kaybetmekten de korkmazsın.
    Onlarsız da yaşayabilirmişsin gibi davranacaksın.
    Çok eşyan olmayacak mesela evinde.
    Paldır küldür yürüyebileceksin.
    İlle de bir şeyleri sahipleneceksen,
    Çatıların gökyüzüyle birleştiği yerleri sahipleneceksin.
    Gökyüzünü sahipleneceksin,
    Güneşi, ayı, yıldızları…
    Mesela kuzey yıldızı, senin yıldızın olacak.
    “O benim” diyeceksin.
    Mutlaka sana ait olmasın istiyorsan birşeylerin,
    Mesela gökkuşağı senin olacak.
    İlle de bir şeye ait olacaksan,
    Renklere ait olacaksın.
    Mesela turuncuya, yada pembeye.
    Ya da cennete ait olacaksın.
    Çok sahiplenmeden,
    Çok ait olmadan yaşayacaksın.
    Hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi,
    Hem de hep senin kalacakmış gibi hayat.
    İlişik yaşayacaksın.
    Ucundan tutarak…

    • Cevapla Didem Çelebi Özkan 16 Şubat 2019 at 01:02

      Can Yücel’in en sevdiğim şiirini yorumlarda görmek inanılmaz mutlu etti beni. En az bu şiiri kadar sevdiğim bir diğerini de ben ekleyeyim 😉
       
      Her Şey Sende Gizli
       
      Yerin seni çektiği kadar ağırsın
      Kanatların çırpındığı kadar hafif…
      Kalbinin attığı kadar canlısın
      Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç…
       
      Sevdiklerin kadar iyisin
      Nefret ettiklerin kadar kötü…
      Ne renk olursa olsun kaşın gözün
      Karşındakinin gördüğüdür rengin…
       
      Yaşadıklarını kar sayma:
      Yaşadığın kadar yakınsın sonuna;
      Ne kadar yaşarsan yaşa,
      Sevdiğin kadardır ömrün…
       
      Gülebildiğin kadar mutlusun
      Üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin
      Sakın bitti sanma her şeyi,
      Sevdiğin kadar sevileceksin.
       
      Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer
      Ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın
      Bir gün yalan söyleyeceksen eğer
      Bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın.
       
      Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret
      Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın
      Unutma yağmurun yağdığı kadar ıslaksın
      Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak.
      Kendini yalnız hissettiğin kadar yalnızsın
      Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü.
      Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin…
       
      İşte budur hayat!
      İşte budur yaşamak bunu hatırladığın kadar yaşarsın
      Bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün
      Ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun
       
      Çiçek sulandığı kadar güzeldir
      Kuşlar ötebildiği kadar sevimli
      Bebek ağladığı kadar bebektir
      Ve her şeyi öğrendiğin kadar bilirsin bunu da öğren,
      Sevdiğin kadar sevilirsin…
       
      Can Yücel

  • Cevapla Engin Çilekçi 16 Şubat 2019 at 20:13

    Herkes her şeyden zevk aldığı için doyumsuzluk var, tahammül yok ve hep yenilik istiyor, elinde olmayandan istiyor vs.

  • Cevapla Beril Erem 20 Şubat 2019 at 02:33

    Benim sevmediğim bir kelime var, “çift” kelimesi.
     
    Sanki bunu söylerken; iki farklılığın bir olma, benzeşme çabası gibi geliyor kulağa. Hoş, üzüm üzüme baka baka kararır derler bizim toplumumuzda ama aslında aynı evi paylaşanların ya da birbirlerine karşı aynı duyguları hissedenlerin hatta çocuk-ebeveyn ilişkisinde dahi insanların bireyliklerini korumaları gerektiğini düşünüyorum ben de.
     
    Ve biliyor musun Ahu? Bu örnekler o kadar çok ki… Benim için resim yapma, gel o vakti de birlikte değerlendirelim, bugün arkadaşlarınla buluşma seninle sinemaya gidelim, halı saha neymiş? gitmeni istemiyorum….vs…vs.
     
    İlişkiler de aynen dediğin gibi, fedakarlığın boyu kişiyi aştığı zaman bitiyor.
     
    Çok sevgiyle öpüyorum, harika bir konuya değinmişsin.

  • Cevapla EROS SEN NEREDESİN – Biriktirdiklerim 6 Mart 2019 at 15:14

    […] ne istediğinizi biraz bilmek, iyi seçimler yapmanız için yardımcı olabilir.  Eğer bir ilişkiler neden bitiyor derseniz bunla ilgili yazımı […]

  • Cevap Yaz