Hâlâ

Köprü

10 Şubat 2019
Didem Elif Fotoğraf Arşivi | Boğaz Köprüsü | Öykü: Köprü


Tekne ile köprünün altından geçerken çektiğim bir fotoğraf. İstanbul – 2012

 
Mars – Hayatım neden burada buluştuk söyler misin?

Venüs – Buluştuğumuza sevinirsin sanmıştım Mars.

Mars – Tabi ki çok sevindim. Seninle birlikte olmayı çok seviyorum. Sadece bu soğukta burada buluşmak yerine daha güzel bir yere gitsek daha hoş olmaz mıydı?

Venüs – Bugün özel bir şey konuşacağız seninle. Anlamlı bir yer olsun istedim. Bazı mekanların enerjisi olduğuna inanıyorum. Nedenini bilmiyorum ama burayı ben çok seviyorum. Gerçi şimdi her yere yaptıkları gibi naylon giydirme ile kapatmışlar. Bu halini pek de sevmedim doğrusu. Ama gelmiş olduk artık.

Mars – Demek özel bir şey konuşacağız. Merak ettim bak şimdi.

Uyum

Venüs – Elif’in geçen hafta yazdığı Uyum adlı öyküyü okumuş muydun?

Mars – Ah tabii ya, Elif için bir şeyler yapacağız yine.

Venüs – Bir öyküde buluştuğumuza göre tabii ki Elif için bir şeyler yapacağız Mars. Biz onun öykü karakterleriyiz neticede.

Mars – Haklısın. Hadi söyle bakalım. Bu seferki görevimiz nedir?

Venüs – Sen ve Ben yazarlarından Seda Çağlayan, Elif’in Uyum adlı öyküsünden sonra ona,

“İnsanın kalbiyle aklı ne zaman uyumlanıyor ya da uyumlanıyor mu?”

diye bir soru sormuş ve bu konuya el atmasını istemiş. Elif o günden beri bunu düşünüyor. Bizimle bir hikaye şeklinde anlatmanın hoş olacağına karar vermiş.

Mars – Sağlam soru sormuş Seda da valla.

Venüs – Evet sorma. “Kelin ilacı olsa başına sürermiş,” dedi Elif önce kendi kendine ama sonra bu soruya bir öyküyle yanıt vermek istedi. Bu arada burada ilk buluştuğumuz günü hatırlıyor musun?

Mars – Evet hatırlıyorum. Ben senin kadar unutkan biri değilim biliyorsun.

Öpücük

Venüs – O gün ilk geldiğinde biraz gergin görünüyordun. Bir süre burada oturmuş, biraz etrafta yürümüş sonra da ayrılmıştık. Ayrılırken ellerinle yüzümü avuçlarının içine almış, yanağımdan çok tutkulu bir şekilde öpmüştün. O anı hiç unutamıyorum biliyor musun?

Mars – Ama sen böyle şeyler söyleyince aklımı başımdan alıyorsun Venüs.

Venüs – Tam da bundan bahsetmek istiyorum. Sana şu an o kadar kalpten bir şey söylüyorum, benim için çok sahici olan bir andan bahsediyorum, seninse aklın başından gidiyor. Nereye gidiyor acaba?

Mars – Bu konuya hiç girmeyelim istersen.

Venüs – O zaman anlatmak istediğime odaklanırsan sevinirim Mars. Biliyorsun ki sen ve ben iki ayrı gezegenin insanıyız. Yapılarımız çok farklı. Normal şartlarda bir araya gelmemiz ve anlaşmamız çok zor. Elif’in sayesinde bir araya geliyoruz.

Mars – Evet onun niye özellikle bizi seçtiğini biliyorum. Birimiz dünyadaki erkeği, birimiz de kadını temsil ediyoruz. Aynı zamanda birimiz aklı, birimiz de kalbi.

Venüs – Harika, bak konuya odaklanınca nasıl da birden uyumu yakaladın benimle.

Mars – Biz bütün farklılıklarımıza rağmen anlaşabilen, uyumlu bir çiftiz. Elif ikimiz arasında bir köprü görevi görüyor bu anlamda.

Köprü

Venüs – Ne güzel söyledin. İşte bu yüzden sana bayılıyorum. Sen konuştukça benim zihnim açılıyor resmen. Köprü! Anadolu ve Avrupa gibi iki kıta bile bir köprü sayesinde birbirine bağlanıyor. Dolayısıyla akıl ve kalbi birbirine bağlayan bir köprü olursa uyumu yakalamak mümkün olur.

Mars – Şimdi böyle söyleyince kolay gibi görünüyor ama o köprüyü nasıl inşa edecek insanlar?

Venüs – Olmayan yeni bir şey inşa etmelerine gerek yok bence. Yüzyıllardır insanlar bir sürü yol bulmuş bunun için. Bu yollardan kendileri için en uygun olanı seçebilirler.

Mars – Elif’in hikayelerle bulduğu yol gibi mi?

Venüs – Evet aynen öyle. Elif yazarak bulmuş kalbine giden yolu. Başkası müzik aracılığıyla kurabilir bu bağı. Yoga, dans, reiki hatta spor yapmak kimi için belki de. Bilemiyorum. Herkes kendisi bulacak.

Mars – Peki hangisi olduğunu nasıl anlayacaklar?

Venüs – Kalp ne istediğini her zaman bilir Mars. Akıl baktı kullandığı yol kalbini mutlu etmedi hemen başka bir yol bulacak. Burada iş akıla düşüyor. Tıpkı tangoda bütün işin erkeğe düştüğü gibi.

Kalp Ne İstediğini Bilir

Mars – Tango yaptığını bilmiyordum.

Venüs – Yapmıyorum zaten, senin dışında hiç kimse ile dans etmek istemem Mars. Elif’in ablası tam bir tango aşığı. Ondan biliyorum. Ayrıca Elif’in Tango üstatları ile yaptığı söyleşileri okumuştum. Tangoda dansı erkek yönetiyor. Kadına ne yöne gideceğini hissettiriyor. Böylece uyumlu bir şekilde dans ediyorlar.

Mars – Burada da kalbin sesini duyurma işi gene bize düşüyor yani.

Venüs – Evet kalbimin sesine kulak vermesen ben çok mutsuz olurdum Mars. Aklın uyum sağlamadığı kalp mutlu olamaz hep acı çeker. Akıl aynı beden içinde bulunduğu kalbin sesini duymanın yolunu mutlaka bulmalı.

Mars – Seni duyduğuma gerçekten inanıyor musun? Az önce kızdın kalbinden geçenleri söylediğinde verdiğim tepkiye.

Venüs – Beni o gün öyle öperken zaten kalbime dokunmuştun. Ben söylediklerine ya da söylemediklerine o kadar da takılmıyorum. Bana ne hissettirdiğin benim için daha önemli Mars. Seninle birlikteyken hissettiklerimi hiçbir şeye değişmem.

Mars – Sen bir tanesin Venüs. Bir an kalbini kırdım diye gerçekten çok üzülmüştüm.

Venüs – Aslına bakarsan kabul etmeliyim ki biraz tuzak bir cümle kurdum sana. Neyse sonunda tatlıya bağladığımıza sevindim.

Mars – Ben de sevindim. Yalnız az önce söylediğini kaçırdım sanma. Madem sadece benimle dans etmek istiyorsun, o zaman bir gün seninle dans etmeye gidelim mi ha ne dersin?

Venüs – Allah derim Mars. 😂

Didem Elif

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

22 Yorum

  • Cevapla Mehmet Gökcük 10 Şubat 2019 at 12:16

    Köprüler kurulmalı, kurulabilmeli.
    Akıl ve Yürek yoldaş olmalı.
    Gerçek aşklar, gerçek mutluluklar, gerçek anlamlar için…
    Yüreğinize, kaleminize sağlık…

    • Cevapla Didem Elif 10 Şubat 2019 at 12:36

      Kesinlikle Mehmet çok güzel dile getirmişsin. Teşekkür ederim. Bu öykü artık bir deadline günümüz olduğu için çarşamba günü bitmişti ve yayına hazırdı. İlginç ki hayat sınar gibi pek çok sürpriz getirdi arkasında. Yüreğimizdeki gerçekliğin hayatta da karşılık bulması dileğiyle…

  • Cevapla Beril Erem 10 Şubat 2019 at 12:17

    Bu güzel Pazar sabahına iki güzel öyküyle başladım, ne güzel:)
     
    Farklılıklarda uyum yakalamak… Evet iki akıl arasında kurulan köprü ile mümkün olabilir bence de. Benim buna cevabımın içinde mutlak ve hoşgörülü bir “kabul” yatıyor.
     
    Şöyle ki; kadın erkek arasındaki fark yok edilemez, bu anlamda bir karışımın mümkün olduğunu düşünmüyorum. O halde söz konusu olan, bir çelişkiyi sevmektir aslında ve güzel olan da budur. Eğer ötekinin de sizin kadar yabancı olmasına izin verirseniz, uyum geri gelir. Çünkü aşk, ötekini öteki olarak tam anlamıyla kabul etmek demektir.
     
    Aynı Yin Yang gibi.
     
    Çin’in Yin Yang’i Batı’nın hep düşündüğü gibi iki insanın tek bir insan olmak için bir araya gelmesi değildir aslında. Metafizik açıdan, iç içe geçen bir birlikten bahsedilir burada. Bireyleri bu anlamda çoğaltan, zenginleştiren bir perspektifi vardır.
     
    Pazar sabahımı güzelleştiren bu keyifli diyalog için teşekkür ediyorum Elif’cim 🙂

    • Cevapla Didem Elif 10 Şubat 2019 at 12:42

      Canım benim, bir insanın bile gününü güzelleştirmek fikri bana da nasıl iyi geldi. İlişkiler bağımlılığa dönüşüyor çoğu zaman ve yıpratıcı hal alıyor. Oysa gerçek bağların kurulması için köprü metoforunun anlamlı olacağını düşündüm. Hiç bir keşisme kümesi yokken birbirini olduğu gibi bırakarak, değiştirmeden sağlıklı bağlar kurulabilir. He hayaller Mars ve Venüs gerçekler Kaş ve Ben ama olsun… 😍😘💛🙏 Çoook teşekkürler bu benim de zihnimi açan mesajın için. Sevgiler canım. 💌

  • Cevapla Zeynep Mete 10 Şubat 2019 at 14:05

    Genç nesli temsil eden siz değerli yazın bireylerinin; farklılıkların zenginliğinin yaratacağı uyumu anlatması kadar beni keyiflendirecek bir güzellik olamazdı.Açıkçası çok mutlu oldum ve umutla doldum.Teşekkür ediyorum kıymetli yazın için.

    • Cevapla Didem Elif 10 Şubat 2019 at 14:59

      Sevgili Zeynep Hanımcım,
       
      Ne kadar mutlu oldum böyle bir geri bildirime. Daha güzel köprüler inşa edeceğiz hep birlikte insanların kalbinde inşallah. Sizin bizimle aynı yolda olmanızdan hep mutluluk duydum.
       
      Sevgilerimle… 💛🙏💌

  • Cevapla Pınar Sude Genç 11 Şubat 2019 at 00:04

    Yazıya bayıldım. Gerçekten çok beğendim. 😍 Büyük zevkle okudum, kalemine sağlık Elif Abla.
     
    Aslında kalp ve aklın kendi arasında zaten bir uyumu var bence. Mesela aşık olmak beynin görevidir, kalpte devam eder, kalpte yaşar. Böylece aşk oluşur. Beyinde başlar, kalpte hayat bulur. Yani çok uyumlu bir çift. Senin deyişinle bir köprü. Sadece insanlar kendi yaşantılarındaki kararlarında bu ikisini dengelemekte sorun yaşıyorlar sanırım.
     
    Öyküyü çok beğendiğimi bir kez daha söylemeden geçemeyeceğim. 🙂
     
    Sevgiler

    • Cevapla Didem Elif 11 Şubat 2019 at 12:18

      Kuzummm öncelikle her yaş kesimine hitap eden bir öykü yazmış olmak ne güzel oldu benim adıma. İçimizde en gencimiz olarak ne kadar duyarlısın her seferinde olgunluğun ve hassasiyetinle etkiliyorsun hepimizi. Dilerim ilerde kızım Duru da senin duyarlığında, kitap okumayı seven bir genç kız olur. Çok teşekkürler beğenini benimle paylaştığın için. Kalbinde yer bulması çok değerli. Sevgiler… 💛💌😘

      • Cevapla Pınar Sude Genç 11 Şubat 2019 at 16:06

        Ben de çok teşekkür ederim güzel sözler için. 🙏♥️

  • Cevapla Didem Çelebi Özkan 11 Şubat 2019 at 14:21

    Hikayenin içinde yazarın da geçtiği öykülere bayılıyorum. Sanki hayal ve gerçeğin çarpışması gibi. Okuması inanılmaz keyifli oluyor. Tıpkı bu öyküde olduğu gibi. Çok güzeldi canikom, tebrik ederim.

    • Cevapla Didem Elif 11 Şubat 2019 at 14:51

      Yazdıklarımı yayınlanmadan önce okuduğun için genelde hemen hemen her seferinde üzerine konuşuyoruz. Yine de yorum bırakmayı esirgemiyorsun. 😍💛🙏 Çok teşekkür ederim. Şizofrenik bir anlatım oldu iyice ama bu anlatımı ben de seviyorum. Öperim çok.

      • Cevapla Didem Çelebi Özkan 11 Şubat 2019 at 15:28

        Çünkü seni de yazılarını da çok seviyorum 😘

  • Cevapla Ahmet Yonca 11 Şubat 2019 at 18:38

    Venüs Ve Mars arasında geçen diyalog gerçek gibiydi sanki… Hatta yaşanmış her şey ya da düşünülmüş her şey iç içe gibiydi. Bir Didem Elif klasiği okuduğumun farkındaydım fakat Goethe’nin Faust’u bile aklıma geldi… Çok yetenek dolu bir öykü olmuş. Aramızdaki köprülerin kalkması dileğiyle…

    • Cevapla Didem Elif 11 Şubat 2019 at 19:42

      Ah iyi niyetli, dünyaya uyumlanmaya çalışan kara oğlan. Ah kelimelerimden övgünü esirgemeyen sevgili Ahmet. Çok teşekkür ederim. Hele ki Faust ile anılmak. Ne desem bilemedim. Benim gibi abartıyorsun sevdiklerini. Olsun bizim kafamız da böyle güzel. Aynı yakada olmayı dilerim ben de. Sevgiler 🙏🙏🙏

  • Cevapla Merve Çevik 11 Şubat 2019 at 20:08

    Ben bu yazıda kendimden o kadar çok şey buldum ki daha doğrusu yaşamımda gerçekleşen herşey adına.. Bazen insan aradığı cevapları kolay bulamaz. Ama bu yazı benim için anahtar oldu. Seninle aramızda ayrıca güzel bir köprü oldu .. Kalemine sağlık yüreğine hepten sağlık ❤️❤️❤️❤️

    • Cevapla Didem Elif 11 Şubat 2019 at 20:39

      Ne mutlu bana. Çoook sevindim. Hele ki aramızda köprü olmasına bayıldım sevgili Merve. Çok teşekkür ederim. Senin de yüreğine sağlık… 🙏💛💛💛😘

  • Cevapla Merve Çevik 11 Şubat 2019 at 20:55

    😘😘😘😘❤️🤗🙏🏻

  • Cevapla Seda Çağlayan 12 Şubat 2019 at 02:29

    Canım Elifcim, ne kadar güzel bir duyguydu ismimi senin satırlarının içinde görmek, çok teşekkür ederim 🙂
     
    Bu yazıyı kendi Mars’ımı çok uzun zaman sonra görebilmenin sarhoşluğu üzerimdeyken okudum. Benim sorum üzerinden yazdığın hikaye böyle bir güne denk geliyordu! Kendimden yola çıkarak söylüyorum: Varsın akıl ve kalp uyumlanmasın!
     
    Çünkü:
     
    Venüs – Beni o gün öyle öperken zaten kalbime dokunmuştun. Ben söylediklerine ya da söylemediklerine o kadar da takılmıyorum. Bana ne hissettirdiğin benim için daha önemli Mars. Seninle birlikteyken hissettiklerimi hiçbir şeye değişmem.
     
    Sevgilerimle

    • Cevapla Didem Elif 12 Şubat 2019 at 12:17

      Canım benim, beğenmene çok sevindim. Sen ki bana yılbaşı gecesi hastane köşelerinde Pretty Woman izletmiş kadınsın. Bir sürü detayı hatırlamasam da, o gece şalterler atmış olsa da bende, o görüntü aklımda. Üstelik tesadüfen filmdeki tek gerçek sahnenin açılması ve senin bana “burası gerçekten yaşanmış ama biliyor musun?” demen. Ne özel kadınsın. Yıllar sonra ruhunu bu kadar güzel ve temiz korumuş olduğunu görmek bana çok iyi geldi Seda.
       

      Mars’la ilgili detaylar da acayip olmuş. Tesadüf diye bir yazı boşuna yazmadın zaten öyle değil mi canım benim? Ben hayatın bu sihirli zamanlamasına her seferinde hayran kalıyorum. Nice sihirli anlar paylaşmak dileğiyle…
       
      Öperim çok…

      • Cevapla Seda Çağlayan 13 Şubat 2019 at 03:40

        Sihirli zamanlar! Ne acayip niteleme! Gerçekten tam olarak öyle 🙂
         
        Bu haftaki yazımda finali burada alıntı yaptığım cümleni minicik değiştirerek yapacağım. Bakalım sevecek misin?:)
         
        Asıl sen çok özelsin Elifcim sen!
         
        Ben de çok çok öperim güzel yanaklardan.

    Cevap Yaz