Edebi Gıybetler

Victor Hugo’nun Kadınları

22 Şubat 2019

Victor Hugo’nun Kadınları“Ey halklar, kulak verin, kulak verin bu şaire!
Ey halklar, kulak verin bu kutsal düşsevere!”

XIX. yüzyıl Fransız romantizminin öncüsü Victor Hugo, kendini bu dizelerdeki gibi hiç kabul etmemiş, tersine sıska ve ışıltısız çocuk olarak tanımlamıştır kendisini. 1802 yılında dünyaya geldiğinde onun edebiyat tarihinin en önemli ve en üretken yazarı olacağı kimin aklına gelirdi.

Henüz yirmili yaşlarında katıldığı bir şiir yarışmasında kazandığı ödül ardından “Ya Chateaubriand olurum ya da hiç” diyecek kadar kararlı bir insandı.

83 yıllık yaşamı boyunca pek çok tiyatro eseri, roman ve sayısız şiire imza atan Hugo, sadece yaşadığı döneme değil günümüzde de “çalışkan ve üretken deha” olarak tanınmaktadır.

Anne ve babasının 1818 yılında ayrılmasının ardından, Hugo ve kardeşlerin yaşamları Paris’te devam etti. Annelerinin arkadaşının çocukları olan Adele ve Paul Focher ile dost olmuşlardı. Yaz tatillerinde ise babalarıyla İspanya ve İtalya arasında geçirmekteydiler.

Victor Hugo’nun Kadınları | Adale

Henüz 17 yaşında bir şair olan Victor Hugo ve Adale birbirlerine olan aşklarını açıklamışlar ve üç yıl nişanlı olarak kalmışlardır. Bu süre içerisinde birbirlerine yüz elliden fazla mektup yazmışlar. Hugo’nun annesi Adele’i sevmediği için de nişanlılıkları boyunca gizlice görüşmek zorunda kalmışlardır.

1821 yılında annesinin ölümünden sonra Hugo ve Adele evlenirler. Evliliklerinin ilk seneleri o kadar iyi geçer ki, insanlar ilişkilerini hayranlıkla izler.

23 yaşında Fransız Liyakat Nişanı unvanına layık görülmüş bu genç yazarın eşi ise, iyi bir anne olmasına rağmen edebiyat dünyasıyla hiç ilgili değildir. Evliliklerinin sekizinci yılında ilişkileri çatırdamaya başlar. Adele, kendini yalnız hissettiğinden, Hugo’nun annesinin yaptığı gibi ilgisini başkasına çevirir. Hugo’nun yakın arkadaşı Sainte-Beuve dan başkası değildir bu kişi. Adele‘in davranışlarına anlam veremiyor, karmaşık duygular yaşadığı sırada (1830 yılında) Sainte- Beuve Hugo’ya; “Eğer nasıl çelişkilerle kaplı olduğumu bilseydiniz sizin onurunuzu kıran bu adama acırdınız. Yer yer umutsuzluk ve öfke doluyum: bazen sizi öldürmek geçiyor içimden. Beni bu tür düşüncelerimden ötürü affedin. Sizi göremem. Bir daha eşiğinize ayak basmayacağım” diye yazar.

Victor Hugo ise ilişkiyi öğrendikten sonra soğukkanlılığını bozmadan Sainte-Beuve’yle olan ilişkisini keser.

“Severim meleği, severim kadını,
Tanrı beni sizlerle tamamladı.
Güzelliğe bakmak için gözümü,
Gönüller için aşkı yarattı.”

Adale ve Sainte-Beuve tutkulu aşklarını yaşarken, Victor Hugo çoktan başka bir yolda ilerlemeye karar vermişti.

“Hernani”, “Gündoğumu Şarkıları”, “Notre Dame’ın Kamburu”, “Kral Eğleniyor” gibi eserleri ardı ardına yazıyordu.

Victor Hugo’nun Kadınları | Juliette Drouet

Hugo’nun hayatına ona hayranlığıyla bilinen Juliette Drouet eşlik etmeye başlar bu dönem. Adele bu durum karşısında eşini kazanmak için uğraşsa da Hugo için Adale sadece bir dosttur artık.

Boşanmazlar. Zaman zaman can yoldaşı olurlar, kimi zaman ise uzak bir akrabadan farkları yoktur.

Adale, 1868 yılında Brüksel’e gittiğinde, beyin kanaması geçirmeden bir ay önce, Hugo’ya şöyle yazar:

“Senin kollarında ölmek, benim düşlerimin sonuncusu.”

Juliette Drouet‘le olan ilişkisinde ise, annesiyle babasının ilişkisi nedeniyle mi, karısının onu aldatması nedeniyle mi bilinmez sürekli aldatılma düşüncesi ciddi kaygılara yol açar Hugo’da. İlginç olan şudur ki Drouet evden bile dışarı çıkmıyordur. İlişkileri sırasında birbirlerine yirmi bine yakın mektup yazmışlardır. Bu mektuplar ölümlerinden sonra kitap haline getirilmiştir.

“Bu güleç çocuk koşuyordu, oynuyordu,
Ey doğa onu yanına aldın da ne oldu?
Türlü renkte kuşların yok muydu ki senin?
Yıldızların, ormanların, mavi göğün, denizin.”

Victor Hugo’nun Kadınları | Leopoldine

Victor Hugo’yu annesi Sophie, Adale ve Juliette Drouet dışında etkileyen bir kadın daha vardı ki en güçlü bağı ve hayatının değişimde rol oynayan büyük kızı Leopoldine’den başkası değildi.
Lepoldine’nin evlenip evden ayrılması üzerine 17 Şubat 1843’te sevgili Drouet’e şu satırları yazar Hugo:

“Beni bırakıyor. Üzgünüm. Yoldan geçen biri tarafından gülü kopartılan bir gül ağacı kadar üzgünüm. Az önce ağladım…”

Aradan yedi ay geçmişti. Lepoldine eşi ile nehirde dolaşırken tekneden suya düşer. Kocası onu kurtarmak isterken ikisi de boğularak ölürler.

“Aşk ey sevgili kızım en çok aynaya benzer,
Güzel ve şık bayanlar bakmaya bayılırlar.
Düşler içinde, mutlu dururlar karşısında,
O ayna erdem gibi kalplerini fetheder,
Günahları kovar, kötülükleri yok eder,
Sizleri arındırır, ruhlar beyaz bir sayfa!
Biraz inmeye kalksan hemen ayağın kayar,
Uçurumdur, ellerin tutunacak yer arar,
Direnemez düşersin bir suyun girdabına,
Aşk güzeldir, saftır, ölümdür inanma!
Senin gibi küçükler kapılırlar ırmağa,
Yansımalarını görür, yunar, boğulur orda.”

Hugo kızının ölümünün ardından “Seyirler” adlı kitabını yazmış ve yaşadığı acı, eserinde en çarpıcı şekilde karşımıza çıkmıştır. Hayatını uzun süre suskun ve depresif bir şekilde geçirmiş. Kitap yayımlamaya ara vermiştir.

Ahu Kınay Zabun

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

5 Yorum

  • Cevapla Didem Çelebi Özkan 22 Şubat 2019 at 16:09

    Edebi Gıybet köşemizi cidden çok seviyorum 😍
     
    Bu yazı da harika olmuş Ahucum. Ne güzel düşünmüşsün. Umarım bu zararsız ama keyifli gıybet yazılarına devam edersin.
     
    Aşk ne ilginç değil mi? Avucundayken kıymetini bilmezken kaybedince çılgına döndürebiliyor insanı. Adale’in, Juliette ortaya çıkınca kocasını yeniden istemesi gibi…

  • Cevapla Mehmet Gökcük 22 Şubat 2019 at 20:47

    Nazım Hikmet’ten sonra Victor Hugo’nun da aşk meselelerini yazarak ne iyi etmişsiniz… 🙂
     
    Kızına yazdığı şiir en deriniymiş…
     
    Aşk yazdırıyor,
    aşkın hüznü daha derinden yazdırıyor…
     
    Bir kez daha fark etmiş olduk…
     
    Yüreğinize, kaleminize sağlık hocam…

  • Cevapla Ahu Kınay Zabun 23 Şubat 2019 at 15:52

    Çok teşekkürler sevgili Didem ve Mehmet :))

  • Cevapla Dert Anası 23 Şubat 2019 at 17:15

    Edebiyat gıybetleri en sevdiğim konudur bilirsiniz zaten benim bloglardan 😊 Ben de sürekli çekiştirip duruyorum zatı muhteremleri, bu nedenle hemen koştum geldim okumaya.
     
    Victor Hugo eserlerini okumaktan keyif aldığım bir yazardır. Yaşamıyla ilgili bilgilerim vardı ama bu kadar detayını bilmiyordum.
     
    Teşekkürler bu keyifli yazı için.

  • Cevapla Notre Dame’ın Kamburu / Victor Hugo – Biriktirdiklerim 7 Mart 2019 at 00:08

    […] ve daha nice eserin yazarı olan Victor Hugo, mutlaka kütüphanenizde yer almalı. ” Victor Hugo ve Kadınları” adlı yazım ilginizi çekecektir :)) Keyifli […]

  • Cevap Yaz