Cebimdekiler

Olmaya Çalışmak ve Olmak

22 Mart 2019

Yazı: Olmaya Çalışmak ve Olmak | Yazar: Ahu Kınay Zabun

Ne verirsen toprağa onu alırsın.
Ne ekersen asıl olan, onu biçersin.
Ne ararsan aslında sen o sun.

Yeni bir yaşam

Daha önce hiç denemediğim bir şeyi yapmaya karar verdiğimde bir elimde tohumları, diğerinde saksıları buluverdim. İçimden geldiği gibi kendimi bıraktım ve onlarla bir olmaya karar verdim. Her tohumun büyümesiyle birlikte kendimi ve dünyamı geliştirmek için sözüm kendimeydi. Onların yolculuğu benim yolculuğum olacaktı aslında. Yolculuğun uzun olduğunu bilerek başladım çünkü ektiğim tohumların hiçbiri kısa vadede çıkacak gibi değildi. Kimi kaktüs, kimi bonsai…

Zamanın ve sabrın anahtarı olan iki bitkiyle baş başa kaldığımı ekerken fark ettim. Bunun bir tesadüf olmadığını ve benim yaşamımda mutlaka bana verilen bir işaret olduğunu düşünüyorum. Bana gönderilmiş olan bu öğretiyi zaman içinde daha iyi kavrayacağıma eminim.

Olmaya çalışmak ile olmak arasındaki fark?

Olmaya çalışmak ve olmak arasındaki farkı tanıdım, tohumlarımı ekerken. Aldığım kaktüs tohumlarının hiçbirinin çeşidini bilmiyorum, şansıma ne çıkarsa. Etrafımızdaki olmaya çalışanlar, model aldığı kişileri kendine uyarlamaya çalışırken özünü kaybeden insanlar gibi. Onlar da sonuçta ne çıkacağını bilmiyorlar ama yapıyorlar düşünmeden. Belki dikenli olacak, belki acı verecek, belki de içindeki su yarana merhem olacak. Kim bilir! Denemeden bilemeyiz diyebilirsin. Olmak ile olmaya çalışmak arasındaki fark da burada yatıyor.

Özünü kaybetmeden yaptıkların, seni sen yapan değerlerin, bu yolda verdiklerin senin. Kaktüsün çok çeşidi var, bunlardan sana uygun olanı seçersen sorun yok. Özünü unutup başka kimlikler olmaya çalışıyorsan, tohumundan kaktüs yerine gül mü çıkacağını bekliyorsun? Burada kaktüsün suçu yok, suç kaktüs ekip gül bekleyende, değil mi?

Yaşadıklarımız, yaşıyor olduklarımız ve yaşayacaklarımız hepsi bizim kendimizi buldurmaya yönelik aslında. Bizler bunları görmek istemiyorsak, özümüzü kaybediyoruz. Bu işaretleri görmeyip, zorla oldurmaya çalışıyoruz demektir. Zorla oldurduklarımız ise kokuşmuş bir çorap gibi bütün havamızı bozuyor.

Kaktüs ve bonsai ektiğimi söylemiştim. Bilirsin bir bonzai var bir de bonsai. Biri ölümü, biri yaşamı temsil eder. Seçimler senin elinde anlayacağın.

O zaman marifet nerde ve kim de?

Marifet, sabırla kendine uygun olanı seçmekte.
Marifet, kendini tanımakta.
Marifet, yolculuğun sabrını bilmekte.
Marifet, gönülden verebilmekte.
Marifet, olmaya giden yolda damla olabilmekte.
Marifet, üstüne uygun kıyafeti seçebilmekte.

Ahu Kınay Zabun

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

4 Yorum

  • Cevapla Sezer Taş 22 Mart 2019 at 16:44

    Sayın yazar emeğinize, kaleminize sağlık harika bir yazı harika bir anlatım olmuş. Güzel yazılarınızın devamını dilerim. Tsk ler

    • Cevapla Ahu Kınay Zabun 22 Mart 2019 at 19:46

      Teşekkürler gezgin sezer beni yorumlarinla yalnız bırakmıyorsun sıkı bir takipçi kazandım sanırım:)

  • Cevapla Erhan Çakırlar 23 Mart 2019 at 01:08

    Bence de suç kaktüs ekip gül bekleyen de.

  • Cevapla Didem Çelebi Özkan 27 Mart 2019 at 09:35

    “Oldum” yerine “olmaya çalışıyorum”u hedefleyen insanları seviyorum. Bu her türlü yeniliğe, gelişime ve değişime açık olmak, dolayısıyla “büyümek” demek. İnsan 70’inde de 80’inde de büyümeyi seçebilir.
     
    “Oldum”un köşesine çekilip keyfine bakan doğasının tersine “olmaya çalışan”ın yolda olduğundan rahatı pek de yerinde değildir. Gene de olduğu noktada kalmak yerine devam etmeyi seçmektir kesinlikle başarı.
     
    Ahucum sen de bu insanlardan birisin. Daha yetkin, daha iyi, daha bilgili, daha sevecen… hep daha fazlasını hedefleyen.
     
    Öperim güzellik 😘

  • Cevap Yaz