23 Nisan Uykusuz Klavye

Bir Tozun Hikayesi

23 Nisan 2019

Öykü: Bir Tozun Hikayesi | Yazan: Ali Kemal Acer
Bir gün, havada uçan bir toz, bir anda sabah olduğunu fark etmiş. Ve bir kadının kafasındaki şapkayı görmemiş ve şapkaya yapışmış. Kurtulmaya çalışmış ama yapamamış. Kadının evine girmiş, orada birisi camı açsın diye beklemiş.

Bir saat sonra cam açılmış. Toz kaçarken, geriye dönüp kadının evine bakacağım diye gemiye yapışmış ve gemideki sanatçının evine girmiş ve resmine girip yeşile boyanmış.

Ali Kemal Acer
(Yaş 7)

Öykü: Bir Tozun Hikayesi | Yazan: Ali Kemal Acer

( Öykünün bundan sonraki bölümü Uykusuz Klavye tarafından yazılmıştır.)

Öyle hoşuna gitmiş ki büründüğü bu renk, biraz daha resimde kalıp diğer renklerle de arkadaşlık yapabilirim diye düşünmüş. İleride büyük bir üzüntü ve kasvet içinde akan bir mavi varmış. Yanındaki turuncu ona dönüp “Picasso mavisi o,” demiş.

“Hiç heveslenme seninle arkadaşlık etmez,” diye de eklemiş.

Toz kendi uçuculuğunun farkında zaten kalıcı arkadaşlıklar da edinemeyeceğini düşünerek üzerinde durmamış bu söylenenin.

Bir süre sonra olduğu yerden sıkılmış, renkler harikaymış ama o alışık değilmiş ki böyle bütün gün tek bir yerde kalmaya. Ne var ki; boya kuruduğu için ne yaparsa yapsın ayrılamıyormuş da olduğu yerden. O da resmin bir parçasıymış artık.

Derken günler geçmiş.

Bir gün bulundukları odaya iki adam ve bir kadın girmiş. Toz, hayretle kadını tanıdığını fark etmiş.

Buraya gelmeden önce şapkasına yapıştığı kadınmış bu.

İki adam etraftaki diğer resimlere ve heykellere bakarken; kadın da sanki tozun sesini duymuş gibi onun yapışık kaldığı resmin önüne gelmiş.

“Beğendiniz mi?” diye sormuş diğer adam.

“Şahane bir eser ama çok hüzünlü,” diye yanıt vermiş kadın.

Toz bağırmış.

“Picasso mavisi yüzünden.”

Bir anda altından akan mavi utangaç bir laciverte dönmüş. Toz şaşırmış. Onun şaşırdığını gören diğer renkler gülüşmüşler. Sonra en üstteki kırmızı;

“Merak etme, ışıkla yeniden eski haline döner. Bak hepimiz koyulaştık”

Toz, bir anda etrafını saran büyük şeffaf örtünün altında, giderek koyulaşan arkadaşlarına bakmış. Hiçbiri onun kadar endişeli değilmiş.

“Daha önce de oldu mu böyle bir şey?” diye sormuş yanı başındaki turuncuya.

“Eh, genelde çok sık olmasa da ara sıra oluyor. Sonra bir bakmışız bambaşka bir ışıkta, başka başka yerlerdeyiz.”

Gerçekten de turuncunun dediği gibi bir süre sonra üzerlerindeki şeffaf örtü kalkmış ve toz aydınlık bir odada olduklarını görmüş.

“Bak, demedim mi sana?” diye gülümsemiş turuncu.

Picasso mavisi yine gri yüzünü gösterip hüzünlü hüzünlü akmaya başlamış.

Fakat toz, artık o resimde değilmiş.

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

Yorum Bulunamadı

Cevap Yaz