Turizm

Kuzey Kıbrıs Turizm Destinasyonumuz ve Sinema Dünyası

17 Nisan 2019

Kuzey Kıbrıs Turizm Destinasyonumuz ve Sinema Dünyası

Öylesine güzel bir ülkeyi bahşetmiş ki Allah, gülü seven dikenine katlanır misali gibi bizler de herşeye rağmen yılmadan, usanmadan davamıza devam ediyoruz. Son günlerde içerisinden geçtiğimiz ekonomik zorluklar; tıpkı üzerimize doğan, Akdenizin ilkbaharında sıcacık içimizi ısıtan güneşi gibi daha güzel günlerin habercisi… Derinden hissediyor ve biliyorum.

Turizm sektörü oldukça büyük bir endüstri üzerine kurgulanmıştır. Gün geçtikçe de yepyeni kulvarlar, yeni iş alanları bu sektörün hizmetine sunulmaktadır.

Herkesin bildiği gibi özellikle Türk dizileri ve film sektörü, dünyada son beş yılda yakalanan başarı grafikleri ile bir zamanlar televizyon ekranlarımızı süsleyen Güney Latin Amerika dizilerini bir anda rafa kaldırdı. Hem de öyle bir rafa kaldırma ki dünyanın en güzel kentlerinden olan İstanbul bu endüstrinin Avrupa ve Balkanlar üzerinden tüm dünyaya açılan penceresi haline geldi. Arap Yarımadası ve Balkan ülkeleri Türk dizi endüstrisinin en önemli müşterileri haline gelirken, dizilerde oynayan başrol oyuncuları da bu ülkelerdeki aile fertlerinin birer rol modeli ve kahramanları haline geldi. Sadece dizideki başrol oyuncuları kahramana dönüşmedi; dizilerdeki film setleri, İstanbul’un eşsiz güzellikte mekanları, yalıları, sarayları, camileri, kültürel miras yerleri gösterime girdiği ülkelerden onbinlerin, yüzbinlerin Türkiye’ye akmasını sağladı.

En etkin tanıtım modeli.

Bizim küçücük Kıbrıs adamız da taşıdığı tarihi ve kültürel mirası ile sinema endüstrisine büyük bir plato olabilecek nitelikleri fazlası ile taşıyor aslında.

Eminim sizler de artık klasikleşmiş turizm tanıtım etkinliklerinin yavaş yavaş digital pazarlamaya doğru kaydığını görüyorsunuzdur. Fuar katılımları hâlâ önemli bir tanıtım aracı olarak görülse de yıllar geçtikçe ziyaretçi sayılarındaki düşüş ve azalma da gözlerden kaçmıyor.

Avrupa’nın en büyük turizm fuarı olan ITB ve onu izleyen İngiltere’nin World Tourism Market katılım ve yıllık ziyaretçi sayılarında azalmalar var. Bunun nedenlerinden bir tanesi ve en önemlisi artık destinasyon pazarlama modellerinin mecra ve yön değiştirmesi olarak gösterilmesi. Youtube, Instagram, Facebook ve bu sosyal mecraların fenomenleri ve bloggerları artık tanıtımı daha interaktif ve her eve giren bir role büründü. Kırk beş saniyelik, bir dakikalık kısa tanıtım filmleri, çekilen fotoğraf kareleri, gastronominin, tarihin ve kültürel yerlerin yanında modern mimarinin son örneklerinin sergilendiği ülkeler için de inanılmaz avantajlar sunuyor.

Turizm sektörünün en önemli araçlarından bir tanesi olan turizm destinasyon tanıtımında farklı tanıtım araçlarına göre daha ucuza mal olan ve tanıtımın daha etkili yapıldığı sinema ve dizi endüstrisinin de bu amaçla değerlendirilmesi ve incelenmesi gerekmektedir. Daha da önemlisi; sinema ve diziler turistlerin gidecekleri yere karar vermeleri sürecinde belirleyici etkisi artmakta, ülke imajlarının oluşturulmasına da sebebiyet vermektedir.

Ülkemiz küçük ama müthiş büyük bir film platosu.

Böylesine güzel otellerin yapıldığı ülkemizde, fine-dine Michelin yıldızlı restoranlar olmasa bile, iddia ediyorum Akdenizin en güzel mezelerinin, ara sıcaklarının, ot yemeklerinin, organik ürünlerinin, kebaplarının, et çeşitlerinin sunulduğu yer Kuzey Kıbrıs.

Film çekimleri ve setleri tüm dünyada konaklama-yeme-içme, ulaştırma, alışveriş gibi turizmin diğer sektörleri ile birleşerek korkunç bir ekonomik dinamizm sağlıyor. Bu doğrultuda küçücük bir köye, bir bölgeye kurulan dizi ve film setleri o bölgenin yaşamına ve ekonomisine doğrudan olumlu bir şekilde etki ediyor. Eskiden aklıma gelen Hanımın Çiftliği, Çalıkuşu, Ekmek Teknesi, Asmalı Konak, sonradan Ezel, Bir İstanbul Masalı, Aşk-ı Memnu gibi dizler Geceyarısı Ekspresi ve Truva Filmleri, Otobüs ve Gelibolu Belgesel filmleri Türkiye’nin tanıtımını tüm dünyaya yayan en önemli araçlar haline geldiler.

Turizm Tanıtım Aracı Olarak Sinema

Tanıtma ve Pazarlama boyutu; turizm endüstrisinin en önemli temel taşlarından birisidir. Turizm tanıtımı kısaca; “Ülkenin turistik değerlerinin, sunduğu tatil maceralarının, gereken yolla duyurulmasıdır.” (Taşkın ve Güven, 2004: 54)

Pazarlama ilkelerinin en önemli unsuru ürün tanıtımıyla birlikte; hedef bilgilendirilmesi ve dolaylı yoldan satışların arttırılması amaçlanır. Bu doğrultuda; “Turizm pazarlarının potansiyel talebini oluşturan pazar ve kitlelerin yaklaşık olarak yarısının tanıtım ve reklam faaliyetlerinin etkisine açık olduğunu söylemek mümkündür. Bu nedenle tanıtım ve reklam faaliyetlerinin tatil yerinin seçiminde önemli bir rol oynadığı kabul edilir.” (Tolungüç, 1999: 48)

Son yıllarda dünya turizm pazarını oluşturan en önemli mekanizma pazarlama sektörüdür. Destinasyonlar artık bir birini taklit etmek yerine, kendi öz ve kültürel varlıklarının ön plana çıkarmaya çalışmaktadırlar. Bu sebeple uluslararası turizm alanında yoğun bir rekabet yaşanmaktadır.

Üst düzey bir Tayvanlı bürokrat ile yaptığım önemli bir görüşmede “Ülkemizin HTC, Asus, Acer gibi dünya devi elektronik şirketleri var. Biz bu dünya markaları ile gurur duyuyoruz,“ dediğinde çok farklı düşünceler yine kafamda şimşek gibi çarpmaya başladı. “Bu ürünler benim ülkemde yarı fiyatına satılıyor diye de ekledi.” Dünyanın bir ucuna insanlar elektronik alışveriş yapmak için gidiyor…

Bu ülkenin insanları ise kültür turlarına rağbet gösteriyor. Ülkelerinde olmayan veya çok az olanı dünyayı gezerek gideriyorlar. Rağbet bizim Akdeniz ülkelerine çok, özellikle 2017 yılında Türkiye’yi yüz bin Tayvan vatandaşı ziyaret etmiş.

Ülkeler, trend olmuş ve rekabetin yönünün değiştiği turizm pastasından en büyük dilimi almak için büyük uğraşlar ve mücadeleler vermektedir.

Bu rekabet ortamında Türkiye’nin potansiyel bir turistten istediği geliri sağlayabilmesi ve potansiyelini değerlendirerek var olan talebi arttırabilmesi için tanıtıma önem vermesi gerekmektedir.

Ülkemizin (KKTC) ise global olarak bilinirlilik ve tanınmasını geliştirecek olan unsurlar, kendi tarihi ve kültürel mirasımızın içerisinde fazlası ile vardır. Ancak bugüne kadar kullanılan tarihi mirasların yerine yenilerini koymaktan geçmektedir. Bu yıl dünyanın sayılı en eski batıkları arasında bulunan ve Girne Kalesinde sergilenen Girne Batığını tanıtım unsuru olarak kullandık ve 2019 sonuna kadar yıllardır tekrar edilen ürünlerin yerini yenileri alacak…

İşitsel ve Görsel Mesajlar

Gelelim sinemaya verilecek olan görsel ve işitsel mesajların (bu bazen müzik de olabiliyor) hedef kitlenin severek kullanacağı bir kaynaktan çıkması, mesajın önemini ve etkinliğini arttırır. Kitle iletişim araçlarıyla verilen mesajların güvenilirlik oluşturması onların benimsenme seviyesini yükselten unsurlardır. Sinema görselliği, özdeşlik kurulacak karakterleri ve işlediği farklı alanlardaki konuları ile potansiyel hedef kitleleri diğer kitle iletişim araçlarına göre daha çok etkiler.

Sinemanın etkisiyle oluşan turizm hareketliliklerinde ülkeye giriş ve ziyaret nedenleri sorulmadıkça istatistik elde etmek kolay değildir. İngilizler bunu başarmıştır. Örneğin İngiltere’de Thomson Holiday’in yaptığı bir araştırma var. Araştırmaya göre, İngilizlerin %80’ini sinemada gördükleri destinasyonlara gitme eğilimindedir. Bu da özellikle geçmişte bir İngiliz Kolonisi olan Kıbrıs Adası için önemli ip uçlarını bizlere vermektedir.

Amerikan filmlerini izlerken, senaryonun yanında konuların işlendiği ve yaşanan mekanların ne kadar ön plana çıktığı apaçık meydandadır.

Kuzey Kıbrıs bir Film adasına dönüşebilir mi?

Yıllardır bu soruyu kendime sormuşumdur. Milyon dolar yatırımlar gerektirmeden, ülkemizin her köşesi gerçekten de bir açık hava film platosu olarak kullanılabilir.

Geçmişte önemli yapımlar ve aktörler Kıbrıs Adasında filmlerini çekmiş. Bunlardan ilk aklıma gelen 60’lı yılların başında çekilen ve başrollerini Paul Newman, Eva Marie Saint ve Jill Haworth’un paylaştığı “Exodus“ filmi. 70’li yıllarda çekilen bazı Yeşilçam filmleri ve özellikle yeni milenyumda Türkiye’de vizyona giren bazı Türk Filmleri Kıbrıs’ta hayatı anlatmış.

Kasım 2018’de gösterime giren “Çiftlikbank Tosun Firarda“nın da önemli bölümleri adamızda çekildi. Galasına katılma fırsatı bulduğum filmin yönetmenini ve oyuncularını böylesine önemli bir işe imza attıkları ve adamızın tanıtımına katkı sağladıkları için tebrik ediyorum yeniden.

Türk insanı üzerindeki algıların değişmesi ve adamızın sadece eğlence adası olmadığını göstermek için hepimize büyük görevler düşüyor. İnanın adamızın Kuzeyi bunu fazlası ile hak ediyor. Ülkemizin her karışının tanıtımına büyük ihtiyaç var.

Yepyeni filmler adamızda çekilsin ve bizler de buna elimizden geldiğince katkı sağlayalım.

Prof. İsmet Esenyel

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

Yorum Bulunamadı

Cevap Yaz

Girne Antik Liman
Girne Antik Liman
Öykü: Umarım Bu Gece Öldürülmem | Yazan: Didem Çelebi Özkan