Ayurvedik Yaşam

Hayat Enerjimizin Kaynağı: Kral Vata!

16 Nisan 2019

Ayurvedik Beden Tipleri | Vata Dosha19 Mart 2019 tarihli yazım Ayurvedik Beden Tipleri | Vata, Pitta, Kapha‘da bahsettiğim üzere, Ayurveda yaşam fonksiyonlarımız ile ilgili tüm bilgileri, evrenin ve bedenimizin temelini oluşturan 5 elemente bağlar.

Beş Element:

– Boşluk (Uzay)
– Hava
– Ateş
– Su
– Toprak

Elementler bedenimizdeki varlıklarını kendi içinde, uyumlu ya da uyumsuz şekilde devam ettirirler.

Ayurveda, bu uyum ve uyumsuzluğun yaratacağı etkileri daha belirginleştirmek ve yönetmek için bize formüller sunar. Bunu da beden tiplerimize uygun olarak yapar.

Elementlerin kendi içindeki birleşim ve etkileşimlerinden beden tipleri oluşur:

Vata: Hava – Boşluk | Doshaların kralı
Pitta: Ateş – Su | Değişim ve dönüşümün gücü
Kapha: Toprak – Su | Sükunet ve sabır

Vata

Hava ve boşluk elementinin hareketli enerjisi ile oluşan Vata dosha (beden tipi) Sankristçe hareket etmek, taşımak anlamına gelen “Vah” kökünden gelmektedir.

İnsan bedeninde hareket eden tüm aktivitelerini Vata düzenler. Yani bedeninizde hareket eden neresi varsa, özellikle hava ya da oksijen etkisi ile bir hareket oluşuyorsa, orada Vata vardır.

Hava ile yaşamsal faaliyetlerini gerçekleştiren organlar; bağırsaklar, kalp, akciğer, beyin’dir. Sinir, sindirim, üreme sistemlerimiz de Vata’nın yönetimi ile çalışan sistemlerimizdir. Yani bedenimizin Kraliyet Sistemini gerçekten Vata yönetmektedir.

“Doshaların Kral”ıdır ve Hayat Enerjimizden Sorumludur. Diğer iki doshanın dengesini bozabilecek tek doshadır.

Vata’nın Özellikleri

Soğukluk, kuruluk, hız ve hafifliktir. Eğer siz Vata’ysanız genellikle elleriniz ve ayaklarınız soğuktur ya da soğuma eğilimdedir, çabuk üşür ısınmak için biraz çaba sarf edersiniz.

Hız ve heyecan Vata’ları ele geçirmiş en önemli özelliktir. Hızlı konuşur, hızlı yürürler, çabuk öğrenir, çabuk unuturlar. Bir işi hızlı yapmak ve sonuca ulaştırmak onlar için çok önemlidir. Bu hız beraberinde çabuk yorulmayı da getirir. Dinlenmek için sıcak, sakin ortamları tercih ederler. Bir buhar odası, sauna onlar için biçilmiş kaftandır, yanına güzel bir tarçınlı, zencefilli çay verdiniz mi değmeyin keyiflerine.

Bu heyecan ve hız uyku halinde de kendini gösterir, uykuları hafiftir ve çabuk uyanabilirler.

Vata’nın dengeli olma hali; yaratıcılık, neşe ve hafiflik getirir. Fakat Vata’nızın dengesi bozulursa; korku, endişe ve tedirginlik yaratır.

“Ben Vata’yım ve dengemin bozulduğunu nasıl anlayacağım?” diye soracak olursanız; üşüme hissiniz artarsa, hızlı olmak artık size iyi gelmiyor fiziksel ve ruhsal zorluklar yaratıyorsa, bağırsaklarınız ya da sindirim sisteminiz düzgün çalışmıyorsa dengeniz bozulmuş demektir.

Peki bu durumda ne yapmalısınız?

İşte tam bu noktada Ayurveda’nın Temel Prensiplerinden faydalanabiliriz. Vata’nın özelliklerinin zıttı ile bedenimizi dengelememiz gerekir. Yani; öncelikle hıza karşı yavaşlamaya ve dinlenmeye, soğuğa karşı sıcağa ihtiyacınız vardır. Kuruluğu dengelemek için hafif yağlı yiyecekler, sıcak baharatlı çaylar ve mümkünse düzenli nefes egzersizleri, susam yağı ile yapılacak kan akışını hızlandırıcı beden terapiler Vata’lara iyi gelecektir.

Beden tipinizin ne olduğundan bağımsız, Vata’nızın yükselebileceği durumlara, yükseldiğinde olabileceklere bir bakalım:

İçinde olduğumuz coğrafya iklimsel ve fiziksel özelliklerinden dolayı Pitta beden tipi ağırlıklıdır. Yani %70 oranında Pitta egemen bir toplum olarak yaşıyoruz. Peki Pitta yani ateş ve su elementlerinin hakimiyetinde olmak bize ne getiriyor; heyecanı, çok hızlı yükselip asabileşmeyi, agresifleşmeyi getiriyor. Sıcağı daha çok sevmeyi yani; çayı, çorbayı, baharatı getiriyor. Hayvansal ürünler tam bize göre. Karmaşayı sakinliğe tercih ediyoruz, kaostan besleniyoruz.

Şimdi hakim beden tipimize bir de Vata tarafından bakalım. Ateş elementinin yanına havayı koyalım. Oksijen ateş elementinin ana besinidir taaa ki onu boğana kadar. Dengeli Vata Pitta’yı besler yani dengeler. Tıpkı temel prensipte dediği gibi; benzer benzeri yükseltir, zıtlar dengeler. Bu denge Vata hakim olana kadar devam eder.

Şimdi olaya şöyle bakalım:

Ağustos sıcağındasınız ve öğlen bir civarında asfalt bir yolda yürüyorsunuz. Etrafınız kayalık, yapabildiğiniz en iyi şey kendinize söylenmek. Tam büyük bir virajı döndünüz ve şelale ile göz göze geldiniz. Tabii ki doğruca serin sulara koştunuz, suyun yarattığı hafif rüzgar da var. İlk 10 dakika sakinleşme. Biraz önce kendine söylenen kişi gitti, “Oh be ne iyi ettim de geldim, bak ne güzel doğa,” diyen yeni birisi geldi. Bu tatlı söylem 15 dakika daha devam etti (sizin dayanıklılığınıza göre belki 30 dakika). Sonra ufak ufak etrafa bakmaya başladınız, sesleri dinlemeye, kayanın arkasına göz gezdirmeye.

Evet tahmin ettiğiniz gibi hoş geldin VATA! Hafif üşümeler başladı. Heyecan devam ediyor ama sanki endişe, korku arttı. Beyniniz size tehlike sinyalleri veriyor; ahhhh! sürekli kaç ya da savaş diyen bu ilkel beyin yok mu? Bir sussa belki her şey daha kolay olacak. Yanınızda arkadaşınız olsa sanki daha çok içinize döneceksiniz ama yalnızsınız zaten! Yavaş yavaş toplandınız, hızlı olmak isteseniz de olamıyorsunuz, üstünüzde bir yorgunluk hali. İlk 3 adım çok zor geldi, ha gayret dediniz ve yolu ilk gördüğünüz an kendinizi yere bıraktığınız an. Kayalıklardan da kurtulup güneşe teslim oldunuz. Isındıkça sakinleştiniz, sakinleştikçe hareketlenmeye başladınız. Endişeniz yerini tatlı mutluluk heyecanına bıraktı. Kaslarınız gevşedi. Önce biraz uyku hali ama üç dakika sonra eskisinden daha enerjik yola devam edebilirsiniz.

İşte böyle bize gün içinde birçok kere hükmeder, Vata. Üşürüz, dilimiz damağımız kurur, yoruluruz, tedirgin oluruz, kaygı bozuklukları yaşarız.

Önce bize denge veren Vata, krallığını gösterir ve bize hükmetmek ister.

En iyi koşulda günlük rutin içinde bunu 2 kere yapar. Sabah ve akşam 02:00 – 06:00 arası. Kış mevsimi Vata hakimiyetindedir.

Bunlar çevresel koşullarla sizin Vata hakimiyetini hissedeceğiniz zamanlardır. Bir de sosyolojik ve psikolojik olarak Vata’ya teslim olduğunuz zamanlar var ki onları ancak siz bilebilirsiniz.

❗️Ne koşulda ve nerede olursanız olun sakin nefes egzersizinin size iyi geleceğini unutmayın. Isınmak ikinci denge faktörüdür. Bedeninizi ısıtmak için biraz tempolu yürüyüş herkese iyi gelir. Sıcak su değişmez bir dengeleyicidir. Hafif bir duş, ılık suya atacağınız 3 nane yaprağı sizi sakinleştirir.

Sakinleşmek için bir de sakin insanlara ihtiyacınız var, biraz huzura. Huzurun verdiği güvene. Güvenin verdiği enerjiye.

Kapha mevsimi başlarken, köklenme, arınma, topraklanma hissi artarken Vata’nın sizi koşturan, yoran, endişelere boğan etkisinden bir an önce kurtulun. Doğaya bakın. Mor salkımlara. Çiçeklenmiş ağaçlara.

Çocukluğunuzu düşünün. Sıcak sütün kokusunu. Tereyağının ekmek üzerinde erime halini. Bırakın etrafınıza endişe ile bakmayı. Bugünün sizden istediği tek şey biraz şefkat.

Koca bir Vata mevsimini geride bıraktınız.

Şimdi kendinizi ödüllendirme zamanı, yani şefkat zamanı, Kapha zamanı. Kendinize bir parça şefkat hediye edin, değişimin başladığını göreceksiniz.

Bir sonraki yazımda Pitta’da bir araya gelene kadar, şefkatli ve mutlu kalın!

Sevgilerimle,
Müge Murat

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

Yorum Bulunamadı

Cevap Yaz