Hâlâ

Bağ

6 Mayıs 2019

* Yazıyı yazarının sesinden dinlemek için alttaki ses dosyasını tıklayabilirsiniz.

Yazı: Bağ | Yazan: Didem Elif

Yıl 2027 – İstanbul

Kız – Anneee, hızlı davransana biraz, hadiiii ama imza gününe gitmek istiyorum bir an önce… Hani o ağzını yamultmuyor mu fotoğraflarda bayılıyorum. Nihayet onu yakından görebileceğim.

Annesi – Erkek olsa aşık oldun dicem. Manyak mısın kızım sen? Tamam Münferit Tatile Giderse’yi ben de severek okuyorum ama şu haline bir bak. Aklını başına al biraz. Tövbe tövbeee…

Bir süre sonra Bağdat Caddesi Suadiye D&R’da…

Didem Elif – Gülşaaahhh! Şu gelen anne-kız, kesin senin şu hayranlardan. Hadi ben onlar gelmeden kaçtım kuzum.

Gülşah İslamoğlu – Tamam abla. Çok sağol geldiğin için.

Didem Elif – Aşk olsun. Her zaman. Uzakta olduğum için ilk kitabının imza günlerinin hiçbirine gelememiştim ama diğer kitaplarının en azından birine gelebilmek nasip oldu neyse ki. Kaçıncı kitaptı bu? Ay neyse boşver. Senin kafası güzel hayranlar geldi bile. Ben hemen uzar. Birazdan bizim Sen ve Ben ekibi de gelmeye başlar. Matbaadan getirecekleri Sen ve Ben’in 10. yılına özel bastırdığımız dergilerden her birimiz için birer tane alıp, bir an önce yanınıza geleyim. Bu akşam Kız Kulesi’nde yapacağımız kutlama süper olacak. Çok heyecanlıyım. Hadi kolay gelsin sana.

Kız Kulesi’nde Sen ve Ben Dergisi’nin 10. Yıl kutlaması bitmiştir. Bu keyifli gün ve gecenin ardından derginin editörleri Didem Çelebi Özkan, Beril Erem, Nurdan Yılmaztürk ve Didem Elif; Salacak sahilinde, boğazın enfes manzarası eşliğinde kahvelerini içmektedirler… 🙂

Didem Çelebi Özkan – Ayy Elifff baskı harika olmuş kuzum. Nasıl güzel akıl ettik bunu. Ömür boyu elimizde saklayabileceğiz böylece. Nasıl mutluyum.

Didem Elif – Canım benim, senin tasarımınla fikrimiz boyut kazandı. Emeğine sağlık. Yalnız şu 10 yılda değişmedi yaa hâlâ şu fotoğrafa karar verememe huyum. İyi yordum seni gene.

Didem Çelebi Özkan – Saçmalama ne yorgunluğu. Keyifle yapıyorum ben.

Beril Erem – Ayy güzeliz yaaa. I love you. I love us. Together for many years!

Didem Çelebi Özkan – For many years babies…

Didem Elif – Bizim hatunlar içince gene İngilizce konuşmaya başladı. 🙂

Nurdan Yılmaztürk – Her 1 anı muhteşemdi kızlar. İyi ki varsınız. İyi ki varız. Kutluyorum bizi… 1likte şahaneyiz.

Yıl 2019 – Şimdiki Zaman – Kaş

Merhaba. Beni buraya kadar okuduysanız eğer; ya geçmişte, ya da bu yazı vesilesiyle bir şekilde sizinle bağ kurabilmişim demektir. Öncelikle hâlâ satırlarımın arasında olduğunuz için çok teşekkür ederim. Yukarıda okuduğunuz benim Hıdırellez duam.

Sen ve Ben Dergimizin ikinci yılını kutladığımız bugün için; Didem Çelebi Özkan derginin editörlerinden biri olarak benden yazı yazmamı istediğinde, uzunca süre ne yazacağımı bilemedim. Bu bekleyiş sırasında; dergimizin diğer üç kadın editörü, Didem Çelebi Özkan, Beril Erem ve Nurdan Yılmaztürk’ün bugüne özel yazılarını önden okuma şansım oldu böylece. Her biri öyle güzel şeyler yazdı ve bugüne kadar yaşananları öyle güzel anlattı ki, üzerine ne koyacağımı gerçekten bilemedim.

Kalbimden geçenleri onların kaleminden okurken zaman zaman gözlerim doldu. Ben de biraz mizah ve ironi içeren hayalperest yazımla hem onlara güzel bir sürpriz yapmak; hem de içine dâhil olduğum ilk günden beri beni heyecanlandıran bu derginin, bugünüyle geleceği arasında bir bağ kurmak istedim.

Bağ

Aylardır Hâlâ köşem için Bağ adlı bir öykü yazma niyetim vardı. Aslında kafamdaki hikâye daha farklıydı. Sürekli ruhumu kırpıştıran başka öyküler onun önüne geçti ve bir türlü yazamadım. Bugün için saatlerce ne yazacağımı düşündükten sonra; fark ettim ki, Bağ öyküsü ile anlatmak istediğim şeyin tam ortasındaydım. Hıdırellez’e de denk gelmesi tesadüf olmasa gerek.

Didem, benim liseden arkadaşım. Aramızda çok eski bir bağ olmasına rağmen, geçmişte ortak paylaşımlarda çok fazla bulunmamıştık. Yıllardır görüşmesek de; pek çok kişi gibi, sosyal medyadan birbirimizi takip ediyorduk. Nasıl bugünlere geldiğimizi ve ona ne kadar minnettar olduğumu anlatmayacağım. Lakin Kaş ve Ben köşemde bunu sıkça dile getirdim.

Sadece şunu ekleyebilirim. İlk günkü heyecanımla bir buçuk yıldır; ya bir yazıyla, ya bir öyküyle ya da bir söyleşiyle hemen hemen her hafta sizlerle buluştum. Hayat bu ya; dünyadaki meskenim dağılırken, sanal köşelerimin yayınlandığı Sen ve Ben yuva oldu bana. Yazdıkça ruhumla tutkulu bir şekilde bağlantı kurdum yeniden.

Sen ve Ben

Oturduğum hiçbir evi sahiplenmediğim kadar çok sahiplendim o yüzden bu dergiyi. Bu sahiplenmeyle bazen Didem’in sağ kolu ya da en büyük destekçilerinden biri, bazense en olmadık zamanlarda sırtına en çok binen kişi oldum. Hele bir süredir yayın günüm Pazar günü olduğu için; hafta sonu eğlencelerinin arasına, Kaş’tayım filan demeden, sızıverebiliyorum. 🙂 O da sağolsun ruhumu incitmeden taşıyor beni.

Eksilerimle ve artılarımla varlığımdan mutluluk duyan insanlarla aynı çatıda ekip olarak çalışmak benim için çok kıymetli. Editörler olarak birlikte güzel bir sinerji yakaladık. Nurdan; Kutlayın Bizi diyerek yazar kadromuzu en güzel şekilde tanıttı. Ben de her birinin kalemine buradan selam ederim.

Bugünkü yazısında Bir Büyüdür Yazmak dedi Beril. Bizler de bu anlamda büyü-cüyüz. Ama öyle hokus pokusla işimiz yok. Kendimizi ve başkalarını büyüten bir yaratım süreci bizimkisi. Yazı aracılığıyla sizlerle, en çok da kendimizle bağ kuruyoruz. Bir yerlere de temas edebiliyorsak ne ala.

Sen ve Ben ile bağ kurabilmiş, yolu Biz’den geçen herkese sonsuz minnet ve sevgilerimle…

Didem Elif

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

10 Yorum

  • Cevapla Cennet İlbay 6 Mayıs 2019 at 12:53

    Gülşah’ı mı da yazmışsınız. Ben de onun yamuk gülüşünü yerim. Almanya’dan takip ediyorum kendisini.
     
    Hayırlı olsun nice senelere inşallah.

    • Cevapla Didem Elif 6 Mayıs 2019 at 14:42

      Çok teşekkürler. Biz de onun hayranlarının hastasıyız… Almanya’ya Sevgiler…

  • Cevapla Özlem 6 Mayıs 2019 at 15:07

    Merhabalar Didem Hanım;
     
    Gülşah’ı görünce dayanamadım, yorum yapmadan geçemiyorum. Bahsettiğiniz yamuk gülüşünün hayranlarından da bir tanesi benim.
     
    Bu arada hayırlı seneleriniz olur inşallah. Derginiz uzun yıllar devam eder umarım.
     
    Sevgiler

    • Cevapla Didem Elif 6 Mayıs 2019 at 22:40

      Gülşah ile babalarımız kuzen. Dolayısıyla bu dergide benim en eski onunla bağım var. Hayranları oldukça ben bir o kadar mutlu oluyorum. Hastasıyız onun hayranlarının. 😍 Teşekkürler sevgilerimle

  • Cevapla Özge Can 6 Mayıs 2019 at 17:27

    Sevgili Elif, 10 yıl sonranın hayali bile heyecanlandırıyor, bunu düşündürmeyi başaran kalemine sağlık 😍
     
    Nice senelerimiz olsun 🙏
     
    Baharın canlılığıyla yayın hayatına giren Sen ve Ben doğumuna denk enerjisini hiç kaybetmesin 💙

    • Cevapla Didem Elif 6 Mayıs 2019 at 22:43

      Çok teşekkür ederim canım. Dilerim o günleri hep birlikte görürüz. Nice senelerimiz olsun hep birlikte. 💛💛💛💛💛🙏🙏🙏

  • Cevapla Mehmet Gökcük 6 Mayıs 2019 at 18:56

    Bu güzel aileyi bence güçlü kılan en önemli şeylerden birisi de, güçlü hayalleri olan yazarlara ev sahipliği yapmasıdır… Ve güçlü yürekler güçlü hayaller kurarlarsa, o hayallerin gerçekleşme şansı daha fazla olur diye düşünenlerdenim… O güçlü yüreklerden birisi sizsiniz bence…
     
    10. Yılı görebilmek bir hayal değil elbette…
     
    Bu güzel ailenin yoluna mutluluklarla devam edebilmesini sağlayan öncelikle patroniçeye ve sonra editör kadromuza ve sonra tüm yazarlarımıza teşekkürler…
     
    2. yılımız kutlu olsun… 🙂

    • Cevapla Didem Elif 6 Mayıs 2019 at 22:53

      Sevgili Mehmet. Her zaman ki gibi döktürmüşsün. Çok teşekkürler. 🙏🙏🙏 Bazen hayal ettiğimiz için mi onlar gerçek oluyor yoksa gelecekleşeceğini ruhumuzun bildiği şeyleri mi hayal ediyoruz pek emin değilim. Yalnız şimdiden kolları sıvayalım. Dile kolay 8 yıllık işimiz var… 😉
       
      Sevgilerimle

  • Cevapla Seda Çağlayan 7 Mayıs 2019 at 11:45

    10. yıl kutlaması. Bence çok yakın. Zaman çok hızlı akıyor:)
     
    Çok tatlı hayal etmişsin 🙂

    • Cevapla Didem Elif 7 Mayıs 2019 at 14:49

      Haklısın zaman gerçekten hızlı akıyor. Bence de yakın ama bu yazıyla ilgili şöyle komik bir şey oldu. Kendi aramızda bu kutlama gününü konuşurken Didem dedi ki, 10. yılımızı kutladığımızı da görmek istiyorum. O sırada da tam bu yazıyı yazıyordum. Haberleri yok ne yazdığımdan. Yazıyı kastederek “Merak etme,” dedim “Yakında göreceksin. Az kaldı.” 😝
       
      Kızlar da içlerinden ohaa demişler 8 yıla az kaldı dediğim için. 😂
       
      Sağol canım sen de iyi ki kırmadın beni ve bizimlesin. Varlığın bize değer ve güç katıyor. İyi ki varsın… 💛💛💛

    Cevap Yaz