Genç Kalemler

Sadece Bir Cevap İstiyorum

10 Mayıs 2019

Yazı: Sadece Bir Cevap İstiyorum | Yazan: İlayda  Varol
Neden böyle bir şey olmak zorunda! Neden? Sadece bir cevap istiyorum. Çocukken daha kolaydı her şey. Tek yaptığımız oyun oynamaktı. Tek sorunumuz (en büyüğü) istediğimiz oyuncağın alınmamasıydı. Ama şimdi… Şimdi çoğu şey sorun oldu bizim için. Ve ne yazık ki yardım edecek kişi sayısı azaldı. Büyüdükçe de yardım edenler gitgide azalıyor.

Neden böyle oluyor ki?
Neden?
Sadece bir cevap istiyorum.

Çocukken neden her şey daha kolaydı?

Büyüdükçe neden zorlaştı her şey? Eskiden her an hayal kurarken, neden şimdi kurmaya vakit bulamıyoruz? Bulsak bile neden kuramıyoruz?

Zihinler körleşti.
Körleştirildi.
Hayal dünyamız yıkıldı.

Neden?
Sadece bir cevap istiyorum.

Acaba daha büyüyünce daha da mı zorlaşacak?

Küçükken arkamızı kollayan fazlayken, neden şimdi arkamızdan bıçaklayan fazla?
Neden?
Sadece bir cevap istiyorum.

Çevremizdeki insanlar, biz büyüdükçe neden kötüleşiyor?
Neden?
Sadece bir cevap istiyorum.

Ama belki de kendileri bile bu suallerin cevaplarını bilmiyorlar. Belki de kimse aslında bunun farkında bile değildir. Çünkü sahte gülücük maskeleriyle uğraşıyorlardır. Ama neden gözlerini açmıyorlar? Neden kör olmakla ısrar ediyorlar? Neden görmeye çalışmıyorlar? Neden sadece bakıyorlar?

Neden?
Sadece bir cevap istiyorum.

Son sayfa…

Günlük böyle bitiyordu. Başlarda (küçüklük anılarında) neşeli başlamasına rağmen sonlara doğru gitgide neden mutsuzlaşıyordu? İnsanlara olan güveni azalmıştı. Ve nerdeyse hiç kalmamıştı. Belki de günlük okumak gibi bir pisliği onlar da yapmıştı. Ama neden bu halde olduğunu öğrenmeliydim. Çok kötü bir kardeşim. Tam 3 aydır neden böyle mutsuz olduğunu bilmeliydim. Bu yüzden mutsuzdu; insanlara güveni kalmamıştı. Alexander bunları hak etmiyordu. Bu mutsuzluk kötü yerlere gidebilirdi. Çok kötü… Düşüncesi bile kanımı dondurdu ve onu bu düşüncelerden kurtarmanın tek yolunun tekrardan insanlara güvenmesini sağlamak olduğunu biliyordum. En azından hala birinin iyi olduğunu anlamalıydı.

Elimden geldiğince çabuk Alex’i* bulmaya çalıştım. Onu bulunca da sımsıkı sarıldım. Sokağın ortasında (kaldırımda) birbirine sarılan iki kardeş. Onu hayatı boyunca belki de hiç umursamamış olan kız kardeşi ona bir anda sarılınca şaşırdı tabi.

“Elizabeth ne yapıyorsun?”

Ona sarılırken sorusuna cevap verdim.

“Sen benim kardeşimsin. Sana sarılamaz mıyım?”

Şaşkın suratından okudum o an söylemeye utandığı şeyi; “Ama sen benim varlığımdan bile bihaberdin,” der gibi bakıyordu.

“Bunca zaman sana kötü davrandığım için özür dilerim Alex.”

Şaşkın yüzüne bir gülümseme ekledi.

“Ayrıca günlüğünü okuduğum için de özür dilerim. Sadece 3 aydır çok mutsuz görünüyordun ve bunu bilmek istedim. Çünkü senin için endişelendim.”

“Sen benim için endişelendin mi?”

“Evet! Çünkü seni çok seviyorum,” demiştim hala ona sımsıkı sarılarak.

“Ben de seni çok seviyorum Lizzy*.”

Herkes bize bakıyordu. Ama umursamıyorduk. Onlar bize bakıyordu, çünkü onlar sevgiyi uzun süre önce kaybetmişti. Kaybetmişlerdi ve körleşmişlerdi. Ama biz hala bu hissi koruyorduk. Bu yüzden mutluyduk.

*Lizzy= Elizabeth’in kısaltması
*Alex= Alexander’ın kısaltması

Aynı bu kısa hikâyedeki gibi sizin de umutsuzluğa düştüğünüz, üzgün olduğunuz anlarda size sımsıkı sarılabilecek bir dost elbette vardır. Bu yakın arkadaşınız, sınıf arkadaşınız ya da kardeşiniz olabilir.

Ya da sadece anneniz.

Dostumuz gibi olan annelerimiz. Her zaman bizi güvende tutan ve tüm koşullara rağmen bizi seven annelerimiz. Her zaman yanımızda olan, bizi üzüntü çukuruna düşürmeyeceklerine ant içen, düşsek bile bizi her zaman kurtaracak olan annelerimizin günü kutlu olsun.

Seni seviyorum anne.
Seni ve senin mutluluk dolu yazılarını seviyorum Nurdan Yılmaztürk.
Seni çok ama çok seviyorum canım annem!

İlayda Varol

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

3 Yorum

  • Cevapla Erhan Çakırlar 11 Mayıs 2019 at 00:03

    Küçükken sadece dizlerimiz kanıyordu şimdi içimiz kan ağlıyor :S

    • Cevapla İlayda Varol 11 Mayıs 2019 at 11:12

      😢

  • Cevapla Ferit Sağlam 11 Mayıs 2019 at 12:00

    Büyümüş de küçülmüşüm benim.
    Öyle bir cevher var ki; içinde, fikrinde, ruhunda, hayal dünyanda…
    Daima böyle özgürce kur hayallerini, e mi?
    İnsanlar bazen en umutsuz anlarında farkederler aslında ne korunaklı bir sevgi kuşağıyla ilmek ilmek çevrildiklerini.
    Kapkaranlık bir tünelin içinde olmasa da ucunda her daim ışık vardır.
    Yazın muhteşem bir hediye olmuş annene.
    Her ikiniz de iyi ki varsınız.
    Ama gururla söyleyebilirim ki; boynuz kulağı geçecek, durum öyle besbelli…

  • Cevap Yaz