Fizik ve Ben

2 Yıl | Teşekkürler

8 Mayıs 2019
Yazı: 2 Yıl | Teşekkürler | Yazan: Çiğdem Mertoğlu
Merhaba, Sevgili Sen ve Ben Okurları

Dergimiz iki yaşını doldurdu bu hafta. Bu sebeple bu günkü köşemi “teşekkür”e ayırmak istedim.

Daha sonra yine sizlerle birlikte bilimin büyülü sokaklarında gezecek, yeni şeyler öğrenerek şaşıracak, eksik bildiklerimizin üzerine yeni bilgiler koyacağız. Tabi ki sizlerle birlikte ben de çok şey öğreniyorum. Burada yazdığım yazılar; benim en çok ilgimi çeken, öğrendiğimde beni şaşırtan ve öğrenmek istediğim konular. Bu siteyi, sitedeki yazar ve okurları çok seviyor ve değer veriyorum. Dolayısıyla bir yazı konusu seçtikten sonra o konuyla ilgili saatlerce araştırmalar yapıyorum. Makale, kitap okuyorum, belgeseller izliyorum ve daha sonra yazmaya başlıyorum. Çünkü eksik ve yanlış bilgilerle zamanınızı çalmak istemiyorum.

Bu sitede Yazmak Benim İçin Çok Değerli.

Ülkemizde ne yazık ki çok önemli değerler göz ardı ediliyor. Eğitim ve bilim bunların başında geliyor. Oysa ne kadar da önemli meseleler… Bu alanlarda yapılan en küçük bir hata bir ülkeyi yarım asır geriye götürür, bir kuşağın ziyan olmasına neden olur. Bu ise o ülkeye onarılması güç, büyük zararlar verir.

”Her şeyin başı eğitimdir,” diye herkesin diline pelesenk olmuş klasik bir cümlemiz var. Ne yazık ki hayatlarımıza bu cümleyi, bu anlayışı entegre edemedik. Bu site, işte bu yaraya merhem oldu. Sitemizin kurucusu ve editörü sevgili Didem Çelebi Özkan’a, bana sizlere ulaşma fırsatı verdiği için çok ama çok minnettarım.

Ülkemizin haşır neşir olduğu şeylere baktığımızda fizik, bilim gibi konular çok da popüler ve ilgi çekici görünmemektedir. Buna rağmen, ben Didem’cim diyorum kendisine, bu değerlerin öneminin bilincinde olduğu için Fizik ve Ben kategorisine yer verdi. Belki okunma oranı düşük olacaktı ama dergide yerini aldı. Tahminlerimizin aksine bu kategorideki yazılar çok sevildi ve okunma sayısı her geçen hafta arttı. Gördük ki düşündüğümüzden daha çok bilim sever okur varmış. Fizik ve Ben çok beğenildi. Bu da beni çok ama çok mutlu etti. 🙂

Yazma Serüvenim

Öncelikle kendisini Instagram hesabından takip ettiğim Didem Çelebi Özkan’nın bir dergisinin olduğunu öğrenince dergiyi okumaya başladım. Dergi her zevke hitap edecek yazılardan oluşuyordu, çok beğenmiştim. Uzun bir süre onu takip ettim. (Hâlâ takip ediyorum 😁)

Bir gün sitenin ana sayfasında; ”Bursa ve Ben’de Yazmak İster Misiniz?” (O zamanlar dergimizin adı Bursa ve Ben idi. Daha sonra okur sınırlarımız Bursa’yı aştı ve Sen ve Ben oldu.) yazısını görünce hemen iletişim kurdum:

”Merhaba Didem Hanım, sizi Instagram’dan da takip ediyorum. Aslında ben fizikçi olduğum için fizik ve bilimle alakalı yazılar yazıyorum. Sizin sitenizin formatına uygun değilse ben kişisel gelişim yazıları da yazabilirim. Bir örneğini size göndereceğim. Teşekkür ederim.”

Attığım maile bir kaç gün sonra cevap geldi:

”Kadromuza yeni yazarlar eklemek beni her zaman oldukça heyecanlandırıyor. Ne konuda yazmak istiyorsun? Bize min. 300 kelimelik bir demo yazı yollarsan, okumaktan mutluluk duyarım.”

Hemen bir yazımı gönderdim ve Sevgili Didem’cim yazımı çok beğendi. “Fizik için bir kategori açalım,” dedi. O an, benim en mutlu olduğum anlardan biri.

Fizik ve Ben

Öğrencilerin fizik dersine olan ön yargılarını kırmaya, onlara fiziğin bir ders değil hayatın bir parçası olduğunu anlatmaya çalışıyorum. Her zaman kullandığım tabirimle “fiziğin eğlenceli yüzünü” onlara göstermek istiyorum. Fizik dersi öğrencilerin en çok korktuğu derslerden biri. Daha dersin içeriğini görmeden bu ders için “Ben anlayamam, yapamam, çok zor” gibi düşüncelerle derse giriyorlar. Ben ise onlara bu dersi sevdirmek fizik sayesinde bilime, teknoloji ve eğitim konularına dikkat çekmek istiyorum. Derslerimde olabildiğince minik bilimsel söyleşilere yer veriyorum. Dönem başında bu derse karşı düşünceleriyle aradan 1-2 ay geçtikten sonraki düşünceleri arasında çok fark oluyor. ”En sevdiğim ders, bu ders…” dediklerinde ben amacına ulaşmış biri olmanın keyfini çıkarıyorum.

Bu dergi sayesinde sadece okullardaki öğrencilere değil bir çok insana ulaşma şansı yakaladım. Her yazımda kendim de yeni bir şeyler öğrendim. Hem alanımda daha detaylı bilgilere ulaştım hem yazı yazma konusunda kendimi geliştirdim.

Sevgili Didem bana yazı yazmanın kurallarını da öğretti ve öğretmeye de devam ediyor. Yazmak kolay iş değil. Bir cümleyi yazmak bile bir saat alabiliyor. Mesela bu yazıyı yazmak benim 6 saatimi aldı. Yazıp, silip sonra tekrar yazıp, sürekli okudum. Her seferinde kulağımı tırmalayan bir şey çıktı ve ben onu tekrar düzelttim. Bu yüzden her zaman yazan insanlara sonsuz saygım var. Bu dergide de yazan bir çok yazar var. Onlar buradan sonsuz saygı ve sevgilerimi gönderiyorum. Dergimizin 2. yıl dönümü nedeniyle herkesi tebrik ediyorum. Hep birlikte nice güzel yıllara inşallah…

İyi ki bu dergi 2 yıl önce doğmuş.
İyi ki ben “Sen ve Ben” ile tanışmışım.

Daha nice nice mutlu, sağlıklı, bol bol yazar ve yazılı yıllarımıza…

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

Yorum Bulunamadı

Cevap Yaz