Kırmızı

Yorma Kendini

1 Mayıs 2019

* Yazıyı yazarının sesinden dinlemek için alttaki ses dosyasını tıklayabilirsiniz.

*Yazarın Notu: Bu yazıyı, Arvo Pärt – Spiegel im Spiegel dinleyerek okumanız tavsiye olunur. YouTube linki için tıklayabilirsiniz.

Yazı: Yorma Kendini | Yazan: Nurdan Yılmaztürk

“Yorma kendini..” diye fısıldadı usulca 43, 44’ün kulağına.
Her yaşım sona ererken, yeni yaşıma, tecrübesinin tezahürü 1 bilgelikle 1 cümle armağan eder mutlaka.

Gece 00.30 suları.

Kimse yok şimdi etrafta. Başucumda gökyüzü, içine yer eden gümüş 1 ayla selamlıyor beni. Gülümsüyorum. Çok heyecanlıyım yine. Her doğum günümde olduğu üzere. Aslında henüz doğmadım bu saatlerde. Sabah 09.55te doğacağım. 51 santim boyumla, 3550 gram ağırlığımla, “Merhaba” diyeceğim dünyaya.

Tüm bu bilgileri, babam avuç içi kadar 1 telefon rehberinin solgun sayfalarına not alacak köşeli karakterli el yazısıyla. Yıllar sonra paslı 1 kurabiye kutusunda rastlayacağım ben de, tarihe düşülmüş o yaprağa. Babam, doğum günümü hatırladığı zamanlardan birinde takılacak bana “Bekleyemedin çocuk bayramını. Annene söyledim kaç defa, durun azcık, bayramda doğsun şu çocuk..”

Şimdi şimdi uslandırdığım o sabırsız halim, bundan sebep belki.

Ve annem.

Güllerden güzel annem. En sevdiği çiçeklerden, glayörler kadar renkli, gösterişli, eşsiz, narin ruhlu annem. Her yıl hiç aksatmadan beni doğduğum saatte arayıp “Biliyor musun sen tam şu an doğdun..” diyemeyecek bu sene, bundan evvelki 12 sene de diyemediği üzere. Ama ben bileceğim bu bilgiyi ve hep tutacağım aklımda, aynı ondan öğrendiğim tümmm bildiklerim gibi.

Ayın içeri sızan, dantel perdelerimden süzülen ve tavana vuran hüzmelerini izliyorum çocuk kalbimle. Her yaş günümün gecesinde oynadığım 1 oyunum var benim. Ardımda bıraktığım yaşta yaşadıklarımı canlandırıyorum gözümün önünde.

Muhteşem görsel hafızam, anları sıralıyor birer birer, duygularıyla beraber.

Sevilmişim. Çoook sevilmişim. Sevdiğim kadar mı bilmeden ve önemsemeden çooook sevildiğimi işitmişim, görmüşüm, hissetmişim.
Şaşırmışım 1 sabah, çok korkmuşum 1 öğle üzeri ve üzülmüşüm bundan sebep; zihnime derhalll bu konuda kendine çeki düzen vermesini emretmişim.

Üşümüşüm 1 kuşluk vakti evden ceketimi almadan çıkınca, siyah şalımı dolamışım kollarıma, kara 1 kuğuya benzemişim. 1 de kendi kendime tekrar etmişim, “üşümüyorum kiiii.. üşümüyorum kii..” böylece zihnimi kandırabileceğimi zannetmişim.

Çok dans etmişim 1 akşam. Saatlerce ağız dolusu gülmüşüm. Yakamozlar yağmış üzerimize, Halikarnas Balıkçısı’nın semtinde.

Bereketli sofralara oturmuşum sevdiklerimle, varlıklarının sıcaklığı pişerken kalplerde, Allah ne verdiyse bölüşmüşüz kahkahalar eşliğinde.

Defalarca denizlerde yüzmüşüm, kelebeklerin vadisine konmuşum, 1 arının üstüne oturmuşum. Ahahha. Özür dilemişim. 1 köyün yüzyıllık hikayesinden kalanları, kızımla kolkola seyretmişim.

Heyecanlanmışım. Yanaklarım elma elma. O elmanın yarısını almışım. Uzun yollara çıkmışım. Zeytin ağaçlarının arasından dolanıp, başka 1 aleme varmışım. Ekimin sonuymuş, soğuk sulara dalmışım. Bu defa üşümekten ziyade, pek güzel ısınmışım.

“Kadın kadının kurdudur..” diyenleri 1 kez daha yanıltmışım. Kendime sakladığım yazılarımı gün yüzüne çıkartmak için güzel 1 kadın el vermiş, onun dergisinde kırmızı 1 köşeye satırlarımı taşımışım.
Sınavlardan geçmişim, kalemimin ucu sivriymiş yahut kıt, ba(ğ)zı dersler çıkarmışım, ba(ğ)zısından kalmışım.

Sevinmişim. Çok sevinmişim. Nedenli, nedensiz; her anı sevince çevirmişim. Havanın rengi griye döner gibi olduğu vakitlerde; hemen kızımın avucuma bıraktığı sihirli peri tozlarını üzerine serpmişim. Böylece pamuk helvası rengi bulutlar edinmişim. Korunaklı kalemin üzerinde güneşler batmasına, hiç kimsenin ve hiçbir şeyin beni yormasına asla izin vermemişim. Galiba 43’te ennnnn çok bunu yapmayı öğrenmişim.

“Yorma kendini..” diye fısıldadı usulca 43, 44’ün kulağına 1 kez daha ve ekledi, “Sana dingin, huzurlu, sağlıklı 1 yaşam teslim ediyorum. Lütfen sen de onu hep koru, kolla, süsle sevdiğin, sevildiğin, sevinç dolu anlarla. Şükrederek çokça.”

Nurdan Yılmaztürk

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

3 Yorum

  • Cevapla Ferit Sağlam 1 Mayıs 2019 at 18:13

    iyi ki…

  • Cevapla O.Y. 2 Mayıs 2019 at 14:11

    Harika bir yazı…

  • Cevapla Didem Elif 4 Mayıs 2019 at 20:41

    Çok güzel bir devir teslim töreniydi canım. Sevgilerimle… Ve yeni yaşında seni daha sık görmek dileğiyleee…. Birkaç gün sonra görcem yaaa şimdiden devamı gelsin inşallah…. 🙂

  • Cevap Yaz