Mavi Okyanus

Girişimsel Yönelim

6 Haziran 2019
Yazı: Girişimsel Yönelim | Yazan: Mustafa Çağa

Yüksek lisansımı yaptığım yıllarda üzerinde çok durduğum kavramlardan biri olan Girişimsel Yönelim neredeyse her gün karşıma çıkmakta. Yaptığım çalışmalardan ve takip ettiğim gelişmelerden bende kalanları sizlerle paylaşmak istedim.

Bahsetmiş olduğum gibi, son zamanlarda çok konuşulan kavramlardan bir tanesi olan “Girişimcilik” popülerliğini ciddi anlamda korumaya devam ediyor. Küreselleşme ve teknolojinin etkisiyle geniş bir alana yayılma fırsatı bulan girişimciler, yeni iş alanları bulma konusunda oldukça ilerleme kaydettiler. Bunun yanında “Girişimcilik” kavramı ile özdeşleştirilen “Start Up“lar kurulmaya başlandı ve günden güne sayıları yadırganamayacak biçimde gittikçe arttı.

Tabi ki Start Up ve Girişimcilik kavramları aynı anlamı ifade etmiyorlar. Aslında aralarında çok da belirgin bir fark bulunuyor.

Start Up

Start Up denildiğinde bir çıkış stratejisi vardır. Kurmuş olduğunuz işi bir yatırımcıya satma fikri vardır. Yani bir taş ile iki kuş vurma stratejisi hakimdir. Hem ürünü, hem şirketi satacağım diye yola çıkıyorsanız bu Start Up’tır. Sahip olması gereken en önemli özelliği ise büyüme yeteneğidir.

Girişimcilik

İş hakkında herhangi bir stratejiniz yoksa, sadece bu işi büyüteyim ve gelecekte bu işi çocuklarım da yapsın diyorsanız işte bu girişimciliktir.

Peki, “Girişimsel Yönelim” nedir?

Şirket yöneticileri ile sahiplerini ayırt etmek amacıyla ortaya atılmış olsa da zaman içerisinde stratejik yönetim ve girişimciliğin ortak bir paydası olarak gelişmiştir. Girişimsel Yönelim, rekabet koşullarını ve işletmenin hedef stratejileri gerçekleştirme ve kendi lehine çevirme konusundaki yönetsel yetenekleri yansıtmaktadır.

İşletmenin sürdürülebilir bir performansa ve güçlü rekabet unsurlarına sahip olması için gerekli olan, yönetsel yetenekler; Yenilikçilik, Risk Alma, Proaktivite ve Saldırgan Rekabetçilik’tir. Bu dört ana bileşeni alt başlıklar halinde kısaca inceleyelim.

▸ Yenilikçilik

Yeni anlayış çerçevesinde yeri ve tanımı değişen, işletmenin sağlığı ve geleceği için en önemli öğe olan bu anlayış, ticari bir kazanç ile özdeşleştirildiğinde inovasyon olarak anılmaya başlanmıştır. Hangi alanda yapılırsa yapılsın, yeniliğin, yeni fikir ve davranışın edinimi, gelişimi ve farklı ürünler yaratılarak uygulanması ile ilintilidir. Önemli olan yeniliğin işletmenin performansını olumlu yönde etkilemesi ve uzun süre var olmasına katkı sağlamsıdır.

Yenilikçilik bir birey veya takımın değil işletmenin işletmenin ana işlevi olmalıdır. Köklü işletmelerde bu değişimi görmek biraz daha güç olmasına rağmen bireyden kuruma yenilikçi olmaya direnenlerin, varlıklarını korumayacaklar ve yok olacaklardır.

▸ Risk Alma

Başlıktan da anlaşılacağı gibi, birçok tanımı olsa da “risk alma” kişilerin ve işletmelerin belirsizlikler içerisinde sonuçlarını bilmeden, bazen de önsezileri ile hareket ederek ilerlemesi olarak açıklanabilir. Riskin iki türlü olduğundan söz edebiliriz.

Birincisi, korku nedeniyle başarısız olma olasılığı, ikincisi ise eylemsizlik nedeniyle bir fırsatı kaçırma durumu. Oysa ki risk alma davranışı bir bireyi ve işletmeyi, atalet, belirsizlik ve geleneğe bağlılık nedeniyle oluşan uyuşukluktan kurtarır. Ayrıca çalışanlarına güvenerek onları cesaretlendirmek, risk almalarına teşvik etmek girişimci ruhlarını güçlendirecek ve yeni bir liderlik tarzı kazanmalarını sağlayacaktır.

▸ Proaktivite

Bahsetmiş olduğum yenilikçilik ve risk ama yeteneklerinin tamamlayıcısı olan proaktiflik, stratejik açıdan bakıldığında ürün yaşam eğrisi sürecinde olgunluk ve düşüş aşamasından olan ürünlerin pazardan çekilerek yerlerine ürün hattında olmayan ürünlerin pazara sunularak ve farklı fırsatlar aranması olarak tanımlanabilir.

Görüldüğü gibi yeniliklerin öncüsü olmak, yeni fırsatlar ve alanları değerlendirmek amacıyla risk ve inisiyatif kullanmayı gerektirir. Özetle proaktiflik, yeni fırsatlar için ileri görüşlülük ve eyleme geçme eğilimini yansıtır.

▸ Saldırgan Rekabetçilik

Bireysel ve kurumsal anlamda rakiplerin adeta düşman olarak görüldüğü, onları alt etmek, yok etmek amacıyla bilinçli olarak veya reaktif davranarak, rakip ve pazar stratejilerini içeren alışılmadık tarzdaki istek ve eğilimleri ifade eder.

Girişimci işletmelerin kendilerini ölçmek amacıyla rekabetten hoşlanmalarına ve başarılı olmak için gayret etmeleri saldırgan rekabetçiliğin kökeni oluşturmaktadır. Rakiplerin uyguladıkları stratejiler karşısında pazarda ilk olma isteği, pazar payı kaybetmek istememek, rakiplerin sert rekabetçi davranışlarını bozarak onları alt etmek, pazar paylarına zarar vermenin altında düşmanca saldırmak düşüncesi yatar. Bu düşünce pazara girişi kolaylaştırmak ve pazar payını korumak amacıyla da gerçekleştirilebilir.

Birçok işletme dinamik olan pazarda faklılaşan müşteri talep ve beklentilerine cevap verebilmek için pazardaki tüm tehditlerin üstesinden gelerek varlıklarını ve stratejilerini sürdürebilmek adına cesurca rekabetçi davranışlar göstermektedirler. Genellikle rakiplerin eylemlerine direkt olarak karşılık verecek şekilde hazırlanan stratejilerde; fiyat rekabeti, üstün bir sunum ve pazarlama faaliyeti, sürpriz taktikler, esnek finansal seçenekler, kar marjından fedakarlık etmek, satış sonrası hizmette üstünlük kriterlerine odaklanılır. Rakiplere saldırı amacıyla en zayıf noktalarını analiz ederek, hızlı bir biçimde aksiyon almak, kaynaklarını optimum biçimde yönetmek ve üstünlük sağlamaya çalışmak saldırgan rekabetçiliğin özünde yatmaktadır.

Özetle dört bileşenin zincirleme olarak birbirlerini etkilediğini unutmadan aynı ölçüde geliştirilmelerine özen göstermemiz önem arz etmektedir.

Sevgilerimle,
Mustafa Çağa

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

Yorum Bulunamadı

Cevap Yaz