İnce Mevzu

Siz ve Ben

6 Haziran 2019

Yazı: Siz ve Ben | Yazan: Seda Çağlayan

Beni sahil kenarlarında, denizden yeni çıkmış, üzerindeki su damlaları henüz kurumamışken okuyan herkese selam olsun. Deli gibi çalıştınız, hepiniz bu uzun tatili iple çektiniz, hakkınızdır, tadını çıkarın. Ama benim sizin yardımınıza ihtiyacım var, söz veriyorum sizi yormayacağım, yattığınız yerden akıl yürütmenizi isteyeceğim sadece. Konumuz siz ve ben. Başlıyorum.

Ah o çarşamba geceleri!

Ben bu mecrada yazmaya başlayalı beş ay olmuş bile. Gerçekten hızlı akıyor zaman. Ne ara perşembe oluyor hiçbir hafta anlayamıyorum. Çok yoğun geçen iş hayatımın ve devam eden diğer bir hobimin yanında perşembe yazılarımı aksatmamak için gerçekten sıkı mücadele ediyorum. Ve evet itiraf ediyorum, genellikle son dakikalara kalıyorum. Canım ciğerim editörlerim Didem ve Beril gece yarıları az kahrımı çekmediler. Fakat ikisi de kestane şekeri tadında hanımlar oldukları için beni hep idare ettiler. Teşekkürler kızlar 😊

İçimde bir Türkan var ama…

İlk yazımdan itibaren siteye oldukça hızlı bir giriş yaptım. Sizler beni şahane karşıladınız. Adeta hep yazmamı bekliyormuş gibi karşıladınız. Bazen yazıların altına yorum bırakarak, bazen Whatsapp’tan mesaj göndererek, çokça İnstagram’dan repost ederek ya da DM’den yürüyerek 😁 hatta bazen de hızınızı alamayıp telefon ederek varlığınızı bana hissettirdiniz. Bu da beni epeyce yüreklendirdi tabi.

Her hafta daha iyisini yazmak için uğraştım ve uğraşıyorum. Fakat şöyle bir çıkmazım var. En çok okunan yazılarım hep aşkla, meşkle ilgili olanlar oldu. Sürpriz başlıklı yazım tüm yazılarım içinde birinciliği başka hiçbir yazıya kaptırmıyor. Her geçen gün tekrar tekrar okunuyor. Site genelinde de oldukça üst sıralarda. Yani sizler, benim tatlı okuyucularım beni sürekli aşk, meşk yazmaya teşvik ediyorsunuz.

Yazarım, sorun yok, tevazu gösteremeyeceğim, kralını yazarım, zira beni özel hayatımda yakından tanıyanlar da bilir ki içimde zaten bir “Türkan” yaşıyor. Ama bu nasıl bir duygu biliyor musunuz? Hani bir aktör ya da aktrist bir rolü şahane oynar ve o rol üzerine yapışır kalır ya, işte öyle olmasından korkuyorum. Diğer yandan herkesin mi kalbi bu kadar kırık arkadaş? Amma hırpalanmışız. Mutlu sonlara hasret bir okuyucu kitlem var zannedersem ve erkek ya da kadın fark etmez hepiniz en az benim kadar Türkansınız sanırım, Sürpriz’in bu kadar çılgınca elden ele dolaşmasına başka bir açıklama getiremiyorum.

Siz ve Ben

Bunu nasıl değiştiririm diye düşünüyorum bir süredir. Ya da değiştirmeli miyim? Eninde sonunda bir iletişimci olarak şu aklıma geliyor, “Bu yazıları paylaştığın insanlar bu mevzuları, bu tonu ve üslubu seviyor, böyle devam etmelisin.” Ama buna siz ve ben birlikte karar verelim istiyorum. Sizinle etkileşim içinde olmak istiyorum. Bir kere sizinle iletişimde olmaya bayılıyorum ve sırf bu yüzden bile sizi bu işin içine çekme fikri acayip hoşuma gidiyor. Ayrıca misafir umduğunu değil bulduğunu yer mantalitesiyle önünüze sürekli benzer şeyler servis etmek istemiyorum. Ne istediğinizi siz söyleyin bana. Bunu hangi yolla isterseniz yapabilirsiniz. Yorum, mesaj, telefon vs.

Birbirinden ilginç ve beni yazarken zorlayacak ama neticesinde çok mutlu edecek başlıklar önereceğinizden şüphem yok. Çünkü siz ve ben başından beri iyi bir takım olduk 😁

Merakla bekleyeceğim.

Hepinize iyi tatiller, şahane bayram sabahları ve yaşınız kaç olursa olsun harçlıklarla dolan cepler, cüzdanlar diliyorum. 😉

En derin sevgilerimle
Seda Çağlayan

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

Yorum Bulunamadı

Cevap Yaz