Yoga

Yoga Felsefesi – 5 | Meditasyon

19 Haziran 2019
Yazı: Yoga Felsefesi – 5 | Meditasyon | Yazan: Fatoş Şahin

Evetttt, uzun bir aradan sonra yoganın 5 prensibini anlatmaya kaldığımız yerden devam etmek için buradayim 🤸‍♀️

Ne demiştik yoga çalışmaları, beş temel prensip çerçevesinde yürütülmektedir.

Peki neydi bu bize sağlıklı, huzurlu, dinç, esnek, mutlu ve başarılı bir yaşam sunan mucizevi beş prensip?

Bir kez daha hatırlayalım:

1- Doğru Egzersiz (Asana)
2- Doğru Nefes (Pranayama)
3- Doğru Gevşeme (Şavasana)
4- Doğru Beslenme (Vejetaryen, Satvik)
5- Doğru Düşünce (Pozitif Düşünce ve Meditasyon)

Önceki yazılarımda ilk olarak Doğru Egzersiz (Asana) konusuna ardından Doğru Nefes (Prayanama) prensibine, Doğru Gevşeme (Şavasana) son olarak da Doğru Beslenme (Vejeteryan, Satvik) değinmiştim. Bu gün sırada Doğru Düşünce (pozitif düşünce ve meditasyon) var.

Eğitmenlik eğitimi kitabımızla başlayalım o zaman:

Bir gölün yüzeyi hareketsizken dibi rahatlıkla görülebilir. Bu yüzey dalgalıyken mümkün değildir. Aynı şekilde, zihin berrakken, düşünce ve arzulardan arınmışken, “Benlik” görülebilir. Bu yogadır.

Zihni, içsel veya dışsal objelere odaklayarak kontrol edebiliriz. İçsel olarak “Benlik”e veya “Farkındalık”a odaklanırız. Dışsal olarak başka bir odak noktası kullanırız. Bir hobi ile uğraşırken, o aktivite sırasında diğer düşünceler budanır. Örneğin golf oynarken, topu deliğe sokma düşüncesi dışında hiçbir şey kalmaz. Bir oyundan sonra rahatlamış ve mutlu hissediyorsak, bu iyi odaklanabildiğimizdendir. Deneyimlediğimiz mutluluk, topu deliğe 18 kere soktuğumuz için değil, ama tam 18 defa mükemmel bir konsantrasyon sağladığımız için gelir.

Odaklandığımız zaman tüm kaygılar ve problemler yok olur, sadece “An” ve “Ben” vardır.

Odaklanma yetisi herkesin içinde mevcuttur. Bu birisinin size öğretebileceği bir şey değildir ve zaten öğretmesi de gerekmez. Sevdiğimiz bir işi yaparken diğer her şey önemini yitirebilir ve tam odak sahibi olabiliriz. Yoga teknikleri bize bunu dışarıdaki objelere değil, içerideki farkındalıkla yapmayı, istemsiz değil, istemli yapmayı öğretir.

Zihin odaklandığında zaman geçmez veya çok hızlı geçer. Nerede olduğumuzu unuturuz. Zaman zihnin ürünüdür; mekan ve nedensellik, ise uzuvlarıdır. Bunları kullanarak bağlantılar kurar, karşılaştırmalar yapar, fikirler yaratır. Zihin, hareket olmadan var olamaz. Odaklanma zihnin sonudur. Bu yüzden odaklanma sırasında zihin ve zaman yoktur!

Meditasyon

Zihin yoluyla ulaşılmış tüm mutluluklar geçici ve sulandırılmıştır. Doğal limitlere sahiptir. Kalıcı huzur ve mutluluğa ulaşmak için zihni yönlendirmeyi, kontrol etmeyi, odaklamayı ve sonunda ötesine geçmeyi öğrenmeliyiz. Zihnin müthiş gücünü toplayıp içeriye yönlendirdiğimizde, ışığını “Benlik”e tuttuğumuzda, mutlak sabitlik ve sessizliğe varabiliriz. Bu “meditasyon”dur.

“Meditasyon yoga uygulamalarının kalbidir. Hem en önemli araç, hem de varılacak nihai noktadır.” der kitabımız.

Biraz da benden:

“Meditasyon” kelime anlamı itibariyle “derin düşünme” demektir. Pek çok dinde, öğretide, disiplinde meditasyona farklı adlarla rastlanır. (Benim dinimde tefekkür etmektir.)

Patanjali’nin Sutraları’nda meditasyon, altıncı (Dharana), yedinci (Dhayana) ve sekizinci (Samadhi) safhaları temsil eder. Ondan önceki aşamalarsa meditasyona hazırlık aşamalarıdır. Az önce de okuduğunuz gibi, meditasyon bilincin en üst düzeyidir; sabit bir farkındalıktır.

Meditasyon, yoganın bir parçasıdır ve nasıl ki bedenin bir parçası diğerlerinden daha önemli değilse, meditasyon da yoganın diğer yollarından daha önemli değildir. Tıpkı biz, diğer canlılar ve evren gibi yoga da bir bütündür.

Meditasyon, kişinin benliğini keşfetmesinin yoludur.

Kişi, yaşamı boyunca zihninin boyunduruğu altındadır. Zihin, her anda kişiyi yargılar, içine kaygı salar, üzer, sevindirir ve beynine binlerce düşünce salar.

Kişi giderek kendini kapana kısılmış hisseder. Çocukluğumuzu düşünün. O zamanlar çok mutluyduk; yaşanan sıkıntılar bile bizi etkilemiyordu. Oysa büyüdükçe düşüncelerimiz arttı, düşüncelerimizin
rafında giderek daha çok olumsuzlar yer almaya başladı. Kısacası, biz hep kendimiz olduğumuzu zannettik, oysa toplum modellerinden biriydik. Hepimiz öyleyiz.

İşte meditasyon, bunu engelleyebildiğimiz ve “ben” olduğumuz nadir anlardır.

İyi bir meditasyon için Iyengar’a göre mutlaka asana ve pranayama (nefes egzersizi) çalışmalarından geçmek gerekir. Ben de aynı fikirdeyim. Çünkü hareketler bedensel farkındalığımızı artırırken
nefes yaşama gücümüzü fark etmemizi sağlıyor ve bu iki adım meditasyon haline geçmeye yardımcı oluyor.

İşte bu, düşüncelerin kovulmasıyla zihne yeni düşüncelerin doğması arasındaki edilgen düşüncesizlik anı meditasyondur. Artık bütün amaç o sonsuz mutluluk anını uzatmaktır. Bu, bilinçaltıyla bilinçüstünün birleştiği andır. O anda sükûnet ve sonsuzluk, sonsuz yaşam vardır. Asıl keyif ve mutluluk oradadır. Geçmiş ve gelecek kaygısı yoktur, çünkü o anda sadece “şimdi” yaşanır ve orada kalınır.

Meditasyonun teknikleri anlatılabilirse de o sükûnet anını anlatmak mümkün değildir. Ben o anı en iyi anlatan kelimenin “seyretme” olduğunu düşünüyorum çünkü seyretmek de edilgendir, bakmak veya görmek değildir; kendinizi bıraktığınız bir andır.

Meditasyon, sadece bir yere oturup o anı beklemek değildir.

İnsan tüm gün meditasyon halinde de kalabilir, eğer çiçeğe baktığınızda gerçekten çiçeği, ağaca baktığınızda ağacı, karşınızdaki kişiye baktığınızda ruhunu görebiliyorsanız ve evrenin bir parçası olduğunuzu hissedebiliyorsanız meditasyon yapıyorsunuz demektir.

Mesela Muhyiddin İbn Arabi, Taptuk Emre, Mevlana gibi büyük üstatlar, bizim bir anını yakalamak için durmadan egzersiz yaptığımız o anda yaşamışlardır ömür boyu. Dinimizin ve kitabımızın muhteşemliği bir kez daha büyüledi beni “SübhanAllah” bütün yollar sana çıkıyor canım Allah’ım; baktığımız, gördüğümüz uyguladığımız her şey sana yakınlaşabilmek için (yazmadan geçemedim.)

Ne düşünüyorsak oyuz.

Bu en önemli noktadır. Bu sebeple olumlu ve yaratıcı düşünceler, güçlü bir sağlık ve barışçıl, neşeli bir zihne katkı sağlar. Zihin düzenli meditasyon uygulamaları ile mükemmel bir şekilde kontrol edilebilir.

Uzun bir ara oldu bunun telafisi için bir sonraki yazımda meditasyon ile ilgili detaylı bilgilendireyim istiyorum sizleri 😊 Bir de pozitif (olumlu) düşüncenin benceleri için bir yazı olabilir mesela 😉

Ben kafamda bunları tasarlarken siz de “An”da, sağlıklı ve mutlu kalın olur mu 🤲💫

Fatoş Şahin

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

Yorum Bulunamadı

Cevap Yaz

Girne Antik Liman
Girne Antik Liman
Öykü: Umarım Bu Gece Öldürülmem | Yazan: Didem Çelebi Özkan