Lıkır Lıkır Kitap

Ben, Ben Nü

15 Temmuz 2019

Ben, Ben Nü | Bennu Gerede | Yorumlayan: İlayda Oylum Güleryüz


Ben, Ben Nü | Bennu Gerede

Sonunda 216 sayfaya sığıp, sıkışmak. Kendinden öteye kayabilmek için kendinden tekrar tekrar geçmek. İçinden geçilen yollar, köprüler… Daralıp, boğazını sıkarken İstanbul, boğazında nefes alabilir mi insan?

Kaleminin mürekkebinde boğulmadan yazmak…
Yazmak ve iyileşmek…

Ben, Ben Nü

Bu kitapta herkes yaşadığı hayattan bir kesit, bir cümle bulabilir.

Tüm çıplaklığı ile kendini ortaya koyan, yaşayan kendini, ilişkilerine otopsi yapan; Bennu Gerede.

Gömülen yerde acılar çürür mü?
İfade edilmeyenler bizi daha çok yaralar mı?
Mumyalanmak değil?
Zarar verici hale gelir mi?

Bir çok deyişte olduğu gibi, aslında hayat:

“Yaşamın bize içinden geçilecek bir şey olarak değil, atlatılacak, içinden çıkılacak bir şey olarak verildiği kesin.”

“Dünyadan geçmek, dünyayla başa çıkmak.”

“Atlatmaya bakmalı.”

Bennu Gerede

Gerede, 1971’de İstanbul’da doğmuş. Babası doktor, annesi yönetmen ve büyükbabası da Atatürk’ün silah arkadaşlarından R. Hüsrev Gerede. Bennu Gerede’nin amcası da askerliğini yaptığı sırada, elinde bomba olan arkadaşını kurtarayım derken ölüyor…

Herkes bir şeyler yaşıyor yani… (Sen, ben, biz)

Babasının görevi nedeniyle henüz 6 aylık bebekken New York’a taşınan Bennu Gerede, Fransa’da aldığı eğitim sonrası, çocukluğundan beri meraklı olduğu fotoğrafın profesyonellerinden oluyor zaman içinde.

Okurken gözlerinizin kurşun gibi ağırlaşıp, kitabın satırlarına ateş etmek isteyeceği, kitleneceği, yaşananların ağırlığının hissedilebildiği, güçlü kişiliğine şahit olup yer yer saygı, yer yer hakaret hislerine girebileceğiniz, sonunda hata yapmak ve insan arasındaki ilişkiyi değerlendirip, hissedebileceğiniz bir otobiyografik roman.

Yazılmak için 13 yıl beklenmiş.

Yıllanmış acılar. Tekrarı, önüne gelen yaşananlar ile de karşılaştırma fırsatı bulunmuş bu sayede.

Gerede, yaşadığı aşk hikayelerini tüm gerçekliği ile ifade etmekte, ne kadar gerçek anlatırsa o kadar iyileşecek gibi.

Yaşananları saklamak, içimizi çürütür mü?
Güzel duygular o kirli sularda nasıl yüzer?

Çok kez kendi boy aynamızda kendimizle kalacağımız, kendi suyumuzda yüzmekte zorlanacağımız bir kitap.

Survivor yani. Oradaki gücünü gerçek yaşamda da gösteren bir kadın.

Köklü bir aileden olmasının yanı sıra yaşadığı ekonomik sıkıntılar, yaşamın akışı…

Bu noktada Ayşe Kulin’in Hayat ve Hüzün ikilemesi geliyor akla: Yalıda yaşanan zorlu günler.

Kitabın pazar röportajını okur okumaz koşarak kitapçıya gidip alacak kadar dokunan cümleler vardı söyleşide.

Kadına şiddetten daha fazlası, insanın kendine zulmü.

TÜİK (Türkiye İstatistik Kurumu) 2018 verilerine göre; 10 kadından 4’ü eşinden ya da beraber yaşadığı kişiden şiddete maruz kalıyor.

Peki kişiler bu kıskacın içinde nasıl hapsoluyor?
Neden kendi prangalarından kurtulamıyor?

Bir cevap değil ama yol haritası bu kitap.

Gerede’nin tekrar tekrar kendine sorduğu sorulardan biri bu. Bazen öyle satırlar önünüze geliyor ki, bu kadın kendine yapıyor diyorsunuz. Sanki yara debridmanı kendine yaptığı… (Debridman :Yara iyileşmesini sağlayabilmek için, yaradan, ölü dokulardan, yara kabukları, enfekte dokular, her tipte doku artığının temizlenmesi işlemi.)Kişisel yolculuğunda tam nefes alacakken, kendi nefesinde kendini boğar gibi.

Kendinden vazgeçerken dünyaya köklenmek istercesine sahip olduğu çocukları. Belki de kendinden kaçarken kendine çelme ilişkileri. Kesik kesik ancak derine işleyen bir yaşam acısı. Ailesinin görevleri dolayısıyla gezdiği dünyadan aldığı dünya görüşü. Onca acının can parçası çocuklarına öğüt oluşunun öyküsünü okumalısınız.

Ayahuasca tecrübesi, Peru.

Arınmak için gittiği, öncesinde ve sonrasında yaşadıkları ile sınandığı, kendini sınadığı bir hayat tecrübesi. Peru’da kaldığı otelde daha önce Hemingway’in de kalmış olması mı onun kalemine ilham oldu acaba?

Hindistan’a huzur bulmaya gittiğinde, en derin acılara karıştığı, sonunda mutlak değil belki ama “anlık” mutluluğu yaşayabildiği onca olay.

Her yaşanan olumsuz olayda düşünce sistemine atılan misina ile eski “kötü” anılara döndüğü ve onları debride ettiği kitap, aldığı eğitimle ile insanların yaşamına dokunduğu misyonlar.

Çocuklarını toplayıp Bali’de iki sene mi? Huzur, güven ve mutluluğu yaşamak için çok uzaklara gitmek. Kaçılamayan? Kendimiz.

PSYCH-K

PSYCH-K eğitimi ile çekilen acılarını formlayan Gerede, hücresel düzeyde etkilenen hayatını, kendi gücünü geliştirmeyi destekleyen süreçler kümesi ile destekleyerek inançları ve algılarına bakıyor ve farkındalığı ile artık başka bakıyor hayata. Potansiyelini keşfetmek ve genişletmek…

Kitap, kendisi cildi, yaşananlar sayfaları olmuş şekilde, kendi yaralarınızla yüzleşme fırsatını sunuyor. Kitap bittiğinde mi? Ben de sayfalar dağıldı, topladım, kendi cildim için.

İlayda Oylum Güleryüz

1 Yorum

  • Cevapla Hande S. Sinan 15 Temmuz 2019 at 17:17

    Muhteşem bir yorum olmuş. Bu kitabı alır okurum. Cüneyt Ağabeyimiz (🥴) Bennu Gerede’yi de çağırmış kitap eleştirisine ve Bennu da kabul etmiş, çok ama çok merak ediyorum.
     
    Bu kadını çok takdir ederim ama hiç bilmezdim neden uzaklaştığını şimdi biraz anladım; kitabını okuyunca daha da iyi anlayacağımı düşünüyorum sayende.

  • Cevap Yaz