Mavi Okyanus

C-Esaretin Matematiği

11 Temmuz 2019
Yazı: C-Esaretin Matematiği | Yazan: Mustafa Çağa

Daha ilkokul yıllarında tartışmaya başlamıştık aslında hiç mi hiç anlaşamadığımız matematik ile. Sonrasında fırtınalı bir aşka sürüklendik beraber. O benim peşimi hiç bırakmıyordu. Ortaokul ve lise dönemlerinde zorlukların içerisine soktu beni, ben ise sen bana nerede lazım olacaksın ki diye söylenip köprüyü geçene kadar onu çarptım, böldüm, çıkardım, topladım. Hep karışık problemler çıkardı karşıma. Yaptıkları yetmedi işin içine su kattı, havuz kattı iyice sulandırdı. O da olmadı milletin yaşına, gideceği yola, paylaşacağı paraya, kimin ne kadar iş yaptığına taktı.

İnat ettim ve oyunu kurallarına göre oynamaya başladım. Bazen olaylara tersinden de bakmtım. Baştan sona değil sondan başa da gidebiliyordum artık. Seçenekleri elemede usta yaptı beni. Araç kullanırken dahi karşıdan karşıya geçmekte olan bir yayaya olan mesafemi otomatik olarak hesaplamayı öğretti bana.

Yıllar Geçti

Yaş, insan ömrü ve dünyada kalan zamanım konusunda panikletmeye başladı beni. En önemlisi ekonomik kriz sırasında sıfırın da ne kadar büyük bir rakam olduğunu gösterdi bana.

Şimdi durum benim için farklılaşmaya başladı. Matematik son dönemlerde duygularıma da hükmediyor. Arayışlarıma, hedeflerime ve yaşantıma el attı. Artık kurtulamayacak şekilde bağlı olduğum planlar yapmaya başladı benim için. Her senenin hesabını rakamlar ile vermeye başladım. Sayılar etrafımda kapan kurmuş, atacağım her adımı takip ve ölçüyordu artık.

Ulaşmak istediğim ne varsa hepsi rakamların arasında gizliydi. Fakat bir eksik vardı. Yemekteki tuz, ekşi, acı tatları gibi bir şeydi sanki. Eksik olan şey dilimin ucunda ama rakamların arasındaydı.

Nedir beni bu esarete sürükleyen şey diye düşünmekten kendimi alamıyordum. Düşündükçe önüme gelen hesaplardan çıkamaz haldeydim. Ama gerçeklerle yüzleşmem ve gerçek olanı kabul etmem lazımdı. Birinin bana onay vermesi gerekiyordu. Kararsızlık çemberinden kurtulup iyi veya kötü bir karar vermeliydim.

Önüme beyaz bir sayfa aldım.

İlk yazdığım 1 rakamıydı. Hiç fark etmeden, düşünmeden yazdığım gene rakamdı. Birinci önceliği yazmak istiyordum. Ne anlatmak istiyordu ki bana bu matemati?. 2,3,4,5 tüm rakamların hepsini yazabilirdim ki ben. Derdin ne be adam diyesim vardı ona.

O gün tüm yazdıklarımı ve kafamın içerisinde dolaşan her şeyi yırttım attım. Zihnimde o, ben ve duygularımdan başka bir şey yoktu. Zihnin beni duygularımın yoğunluğu içerisinde dolaştırıyor ve sürekli korku aşılıyordu.

Bana öğrettiği önemli konulardan biri aklımın köşesinde beliriverdi. Ben de onu en derinlerden tuttum çıkardım. Korku dediğinin yerine cesaret, esaret dediğinin yerine özgürlüğü koydum.

Rakamların gücü duyguları alt etmeye başlamıştı. Artık çözmeye başladığım her problemin karşısına bir önceki çözdüğüm problemlerin verdiği cesaret ile çıkıp, sonuca ulaşma özgürlüğünü yaşamaya başlamıştım. Bu duygu yaşanmadan ifade edilemeyeceklerdendi.

Korkularımı Cesaretim, Esaretimi Özgürlüğüm ile yenmenin gururunu yaşıyorum…

Sevgilerle…

Mustafa Çağa

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

Yorum Bulunamadı

Cevap Yaz