Ay Işığı Yolcusu

Gurur ve Onur | 2

9 Temmuz 2019

Yazı: Gurur ve Onur | Yazan: Atakan Balcı“Onur mu, işte o bambaşka bir yazının konusu,” deyip bitirmiştik sanırım bir önceki yazıyı, değil mi? Kesinlikle öyle!

Karşılaştırmak

“Gurur ve Onur” dedim ya ben bu yazıların adına. Üstelik yetmezmiş gibi, bu yazıya da bir “devam” havasıyla “2”yi ekledim. Aslında ne büyük bir utanç. Düşünsenize lütfen, bir saniye olsun durun ve düşünün. Ne benzerlikler yönünden, ne de karşılıklar yönünden yan yana getirilebilir bu iki kavram. İyi ve kötü, siyah ve beyaz gibi bile değil. O kadar farklı ki ikisi birbirinden. Ama yığının dayattığı yanılgı o kadar büyük ve o kadar etkili ki, başka yol görünmüyor deneme uğraşından. Gerçi Deneme evreninin sınırlarını aşalı bayağı oluyor, o sınırsız görünen deneme evreninin. Hele ki “gurur” denen kötücül iblis anlatıldıysa böyle bir başlık altında, onuru anlatmamak olur mu?

Sihir

“Yuvasız kuşların hiçliğindeki kalabalıktır gurur. Onur ise yüzümdeki ay ışığının gözlerinin derinliğindeki gerçeği ortaya çıkarmasıdır.”

Yüzümdeki ay ışığının gözlerinin derinliğindeki gerçeği ortaya çıkarması, işte bu sihirden söz etmeli, sözcükler ötesinde. Yaşamın ve “Doğa Ana”nın sihrine gözleri kapalı olanlara anlatmak ne kadar olasılık ötesi ise o kadar gerçektir derinin sihri.

Onur

Ay ışığının gözleri, ay ışığı yolcusunun sık sık içlerinde boğulmaya meylettiği engin bilgelik denizleridir onlar. Yalnızca “onur”la ilişkili bir kavram değil tabii, ama onur da o enginlikte kendine yer bulur. Gurura kapılmak kesinlikle ve hiçbir zaman zekice değilse de bazen kurnazcadır. Onur ise öylesine özge bir kavramdır ki, kolay kolay gurura kapılmaz denge ve derin bilgelik içeren o yolun “onurlu” kişisi.

Zeka ve kurnazlık arasındaki iyi-kötü kavgasına ötekidir varlığım. Ve bu, beyaz örtülü kılıflar altında saklanmış kirin ulaşmak için, virüs dolu beyaz örtülerle kirletmek için hırsla/aç gözlülükle o yüzeysel çukurunda debelenip durmasına yol açan büyük bir sihrin parçasıdır.

Onur bilgeler içindir. Gurur ise imgesel taç sahibi soytarılar için. Ah gerçek soytarılar onurlu tini/ruhu bambaşka. Saraydan kaçıp Kurtuluş Savaşına katılmış olan o dev yürekli cüce gibi. Gururla ve ince ince süzerek, küçümseyerek çevresine bakanların ruhsuzluğuna yetmez ki sözcükler.

Söz Ötesi

Bazı kavramlar, olgular söz ötesidir, içinde yaşanır, duyumsanır. Gururla kirlenmiş bir boyutta onur da öyledir. Tende değil tindedir.

Sevi ile!…

Atakan Balcı

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

Yorum Bulunamadı

Cevap Yaz