Ayurvedik Yaşam

Denge ve Uyum için 5 Fonksiyon | Nefes

9 Temmuz 2019

Yazı: Prana | Nefes Yazan: Müge Murat

Bir önceki yazımda bahsettiğim 5 fonksiyonu yeniden hatırlayalım ve ardından ilki Nefes’i derinlemesine inceleyelim.

Denge ve Uyum için 5 Fonksiyon

1. Nefes
2. Beslenme (Fizyolojik olarak: enterik sinir sistemi)
3. Performans Sporları
4. Beden Denge Egzersizleri
5. Beden Terapi

Nefes

Ayurvedik terimi: Prana’dır.

Nefes; tek başına küçük, naif, yumuşak bir kelime olmakla birlikte aslında hayatımızın başrolüdür. İnsan ömrü ilk nefes ile başlar, son nefes ile biter. Böyle baktığınızda hüzünlü bir hikâye gibi.

Biz nefes almaya anne karnında başlıyoruz. Annemizin kanında enerji üretmek için dolaşan oksijeni alıyoruz, karbondioksiti veriyoruz. Hamilelerin neden yorgun ve uyuma halinde olduğunu daha iyi anlayabiliyorsunuz değil mi? Annenin enerji üretmek için kullanacağı oksijene ortak bir yumurcak var.

İlk nefes ile başlayan hayatımızda, yaşadığımız süre boyunca nefes almak için seçilmiş fizyolojik organımız: “Burun”dur.

Şimdi nefesin, fizyolojik olarak geçtiği aşamaları adım adım inceleyelim:

Burun deliklerimizden giren hava, önce burun kıllarımız tarafından süzülür ve temizlenir. Mukus tabakası kuru olan havayı nemlendirir. Burnumuzdaki kılcal damarlar havayı ısıtır. Burun tarafından temizlenme, nemlendirme ve ısıtılma işlemlerden geçen hava artık akciğere ulaşmaya ve bedende dolaşmaya hazır hale geldi. Akciğere ulaşan oksijen enerji üretilmek, sindirilmek üzere tüm hücrelere kan ile dağılır. Aynı şekilde hücrelerde enerji üretiminden arta kalan karbondioksitte yine kan yolu ile akciğere geri gelir. Bu dolaşım sisteminin ana görevidir.

Akciğerlerimizin fonksiyonu olan nefes doğumla birlikte başlar.

O ana kadar akciğerler kapalıdır ve havayla şişmiş değildir. Doğar doğmaz solumaya başlarız ve akciğerlerimize hava dolarak şişer. Bu hava dolması sırasında akciğer zorlanabilir ve bebeğin canı acıdığı için ağlayabilir. Filmlerdeki doğumlarda bebek doğar, doktor bebeğin poposuna bir şaplak atar ve bebek ağlar. İşte o minik şaplağın sebebi bu ilk nefestir. Bebeğe ilk nefesi alması için uyarı amacı ile yapılır.

İlk nefesi aldığınız an itibari ile doğa ile etkileşiminiz başlar. Doğadaki gazları alıp, fizyolojik değişime uğratıp yepyeni bir gaz olarak doğaya geri veririz. Burada bedenimiz bir dönüştürücü olarak görev yapar. Bu dönüşümden “Solunum Sistemi” oluşur.

Bedenimizden oksijen olmadan enerji üretemeyiz.

Dolaşım sistemimizin en büyük görevi aldığımız oksijeni hücrelere götürerek enerji üretimini sağlamaktır. Yani bizim nefes olarak tanımladığımız basit ve otomatik bir sistem yaşamın temel kaynağıdır.

Nefes alıp verirken göğsümüz şişer ve iner. Heyecanlandığımızı, korktuğumuzu, ayaklarımızın yerden kesildiğini, bazen de serin sularda olduğumuzu göğsümüzün şişip inmesinden anlarız.

Evet, duygularımızı da zaman zaman yöneten nefesimizdir. Göğüs hareketimizin nedeni nefes alıp verirken, akciğer ve diyaframımızın basınçla kasılıp ve gevşemesidir.

Nefes almak aktif, vermek ise pasif bir fizyolojik olaydır.

Nefes vermeye; göğsün tulumba etkisi de denir. Çünkü nefes verirken göğüsteki basınç düşer, lenf ve kan akışı hızlanır. Lenf sistemini ileride beden terapide detaylı yazacağım ama hazır lafı geçmişken burada çok temel bir iki şeye değinmek istiyorum:

★ Lenf sisteminiz kan akışınıza terstir. Bağışıklık sisteminin güçlü bir destekçisidir.

Bunları yazmamın sebebini birazdan nefes frekansı ve akışında tekrar değineceğim.

Günlük hayatımız içinde kolay geldiği için ağızdan nefes alma alışkanlığı gelişmiş ve süregelmiştir. Ancak doğalında ağzımız yemek yemek, besinlerin tadına varmak, tatlıyı, ekşiyi, acıyı, tuzluyu ayırmak için var.

Ağız Nefesi yerine Burun Nefesi

İnsanın alışkanlıklarını değiştirmesi kolay değil biliyorum. Ama ağız nefesinden burun nefesine geçmek inanın sanıldığı kadar zor değil. 2-3 gün yapacağınız egzersizler ve dikkatli nefes tüketimi ile hemen alışıyorsunuz. Ben burun nefesine, çocukluğumuzda oynadığımız; 1,2,3 tıp gibi bir oyunla başladım. Üstelik bunu yolda yürürken, toplu taşımada giderken, televizyon izlerken, kitap okurken yaptım.

❗️Bütün nefes kitaplarında yazan, her yerde bulabileceğiniz, 4 al – 4 ver, 4 al – 8 ver, 4 al – 4 tut – 8 ver, 4 al – 8 tut – 8 ver egzersizi, burun nefesi alışkanlığı için gerçekten iyi bir egzersiz.

Toplam 10 – 15 dakika sürecek, 4’lü setler halinde yaptığınızda nefes alışkanlığınızın değiştiğini görebilirsiniz.

Egzersize başladıktan kısa zaman sonra uykunuz gelebilir, kendinizi yorgun hissedebilirsiniz, hafif bir baş dönmesi olabilir (oksijen sarhoşluğu.) Bu hisler birçok kişi için, kendini iyi hissetmeme ve vazgeçme nedenidir. Ama lütfen caymayın. Bedeniniz doğasına uygun bir eylem yaptığınız için kısa zaman sonra uyum sağlar. Hatta beklediğinizden çok daha iyi sonuçlar verecektir. Özellikle 4 al, 8 ver egzersizlerinin (normal alıp yavaş vermenin) kan ve lenf akışını hızlandırmasından dolayı enerjiniz yükselecektir.

Ben artık doğalında burundan derin nefes alıyorum, yavaş veriyorum. Özellikle stres anlarında nefesimi daha da yavaşlatıyorum ki ilkel beynime yenik düşmeyeyim.

Nefes & Enerji

Nefesin dolaşım sistemimiz ile enerji üretmek için tüm hücrelerimize dağıldığından bahsetmiştim. Biz bedenimiz için gerekli olan enerjiyi ne kadar yediklerimizden sağladığımızı düşünsek de onları yakmak için gerekli olan hammadde oksijendir. Oksijen olmadan yediklerimizin hiçbir anlamı olmaz, sadece damak zevki olarak kalır. Hücrelerimiz ile dokularımızın uzun ömürlü ve sağlıklı olması için yeterli oksijeni sağlamış olması gerekir. Oksijen alarak doymuş hücre ile dokular fizyolojik enerjimizi yükseltecek sağlıklı, zinde bir beden yaratacaktır.

Ayurveda’nın tanımı olan beden, zihin ruh dengelenmesi çerçevesinde nefesin rolü gerçekten büyüktür. Doğru nefes ile rahat eden beden, oksijen bakımından zengin, parlak, duru bir zihin yaratacaktır. Bedenin ve zihnin uyum içinde olması, ruh dengesi ile ödüllendirilir. Bu da bütünsel sağlık demektir.

O zaman hayatımızı tekrar gözden geçirelim. Sağlığımız için gerekli olanları yapmaya yeniden, nefes ile başlayalım.

Beden ve zihin dengesi için beslenmeye yer verene kadar dengede ve mutlu kalın…

Müge Murat

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

Yorum Bulunamadı

Cevap Yaz