Biraz Kitap

Sadece Şeyma

16 Temmuz 2019

Sadece Şeyma | Şeyma Subaşı | Yorumlayan: Hülya Erarslan


Sadece Şeyma | Şeyma Subaşı

Sizlere bu köşede okumadığım bir kitaptan bahsetmek ne kadar etik olacak bilemiyorum. Zaten esasen de mesele kitabın kendisi değil de etrafında dönen tartışmalar.

Şeyma Subaşı

Şeyma Subaşı, Acun Ilıcalı ile ismini duyduğumuz biri oldu. Sonra da medyatik bir figüre dönüştü. Hayatının eğlenceli gözüken yanlarını sosyal medyada paylaşmasıyla kimilerinin hıncını, kimilerinin hayranlığını kazandı.

Kazandığı hayran kitlesi çok olacak ki hayatının merak edildiğini düşünerek kitap yazdı.

Kitabı kendisi yazmadı gerçi, editörler tarafından yazıldı. Genelde popüler kültür öğesi haline gelmiş insanlar bu şekilde kitap yazarlar. Aslında gizlenir bu durum, “Ben yazdım” diyerek çıkarlar, fakat Şeyma Subaşı bunu gizlemedi. Gizlemediği pek çok başka şey gibi.

Gizlemek

Ondan birlikteliğini gizlemesi beklendi, çünkü birlikte olduğu kişi evliydi. (Burada bir parantez açacağım. Evli adamlarla birlikte olan kadınlar, “Kocamı çaldı”, “Başkasının kocasını çaldı” şeklinde suçlanıyor. Sanki “evli adam” aklı fikri iradesi olmayan, çalınabilir bir eşya, bir zigon sehpaymış gibi. Evliliklerde karı kocanın birbirine sadakat yükümlülüğü vardır. Üçüncü bir kişi bu sadakat yükümlülüğünün tarafı değildir.)

Gizlemediği gibi gayet mutlu olduğunu, hayattan keyif aldığını gösteren paylaşımlar yaptı.

Boşanmasını da, boşanma sonrası yeni erkek arkadaşını da… gizlemediği gibi yine mutlu, enerjik, keyifli gözüken paylaşımlarına devam etti.

Sanırım bu beklenmedik bir durum oldu. Beklenti; gözü yaşlı, kahırlı, kenarda unutulmuş olması idi.

Bu süreçte para sıkıntısı çekmediğini görmek de az evvel bahsettiğim beklentide olanları kızdırmış olabilir.

Bana Ne?

Ben ne kızıyorum ne de hayranıyım. Sadece insanların tepkilerini izliyorum. Kızmayı da hayran olmayı da manasız buluyorum. Çünkü bana ne? Benim hayatımı etkileyen bir şey yok.

Kızan insanlardan anladığım, başkalarına (özellikle genç kızlara) kötü örnek oluyormuş. Kendisine neden “insanlara iyi örnek olmalı” misyonu yüklensin ki? Ben açıkçası sanatçılar dahil, kimsenin iyi örnek olmak gibi bir yükümlülüğü olduğunu düşünmüyorum. Çocuklarınız için endişeli iseniz iyi örnek olmak o çocuğun anne babası olarak size düşer, üçüncü kişilere değil.

Kitap

Kitabın ilk baskısı 40.000 satmış. İkinci baskıya geçilmiş.

Olabilir. Şeyma Subaşı popüler bir isim ve kitabı da basit bir kitap. Kitapçılarda ayaküstü incelediğinizde görebilirsiniz. Ya da İnternetteki paylaşımlardan anlayabilirsiniz. Hızlıca tüketilebilen bir ürün.

Tutup da edebi eserlerle kıyaslamaya gerek var mı? Çok kıymetli yazarlarımızın eserlerinin bu kadar değer görmemesi üzücü elbette ama bunun sorumlusu Şeyma Subaşı ya da onun gibi olan popüler isimler mi? Zira bu isimler de uzaydan gelmiyor aramıza. Aramızda yetişiyor, aramızda sivriliyor.

Neticede gereksiz büyütüldüğünü düşünüyorum. (Gerçi ben de hakkında yazarak bu büyütmeye katkı sağlamış oldum sanırım.)

Saygılarımla,
Hülya Erarslan

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

2 Yorum

  • Cevapla Pınar Sude Genç 18 Temmuz 2019 at 13:15

    Kesinlikle katılıyorum. Kaleminize sağlık 🙂

  • Cevap Yaz