Portakal Çiçeği

Doktor Civanım

9 Ağustos 2019

Yazı: Doktor Civanım | Yazan: Sıla Malik

Bu hafta resmen dert yanacağım ahali! Sizden tek ricam fazladan bağışıklık sistemi olan bana verebilir mi?

Daha açık olayım. Küçüklüğümden beri boğaz ağrısıyla baş etmeye çalışıyorum. 8 yaşıma kadar bademciğin büyük dediler, aldırdık.

Bademciğin yerini görüp “bademcik” diyorlar.

Ortaokuldan sonra oldu ne olduysa zaten. Başta sadece ateşleniyordum. Bakın o bile normal gelmeye başladı artık.
Arkadaşlarımla aramızda “Sıla aylık dozunu almaya gitti,” diye espri bile var. Başta ayda bir olan hastane ziyaretlerim en son iki haftada bire düştü. Ama asıl vurgun kan tahlilimde çıkmıştı.

CRP değerlerim yani kandaki iltihap oranı 0 ile 5 arasında olması gerekirken bende 156 gibi bir orandaydı. Okul müdür yardımcımız bana toprak karışımı yiyip yemediğimi, doktorum da bu kadar yüksek oranı nasıl becerdiğimi sordu.

Tabii bu süreçte kullanmadığım antibiyotik, ağrı kesici ve ateş düşürücü kalmadı. Bağışıklık sistemimi toparlamak için vitamin takviyeleri de başladı ama iki ay boyunca aldığım halde sonunda yine farenjit, sinüzit kombosuyla baş başa romantik bir serumlu gece geçirdim.

Alerjim olabileceğini düşündük, test yapıldı yine bir sonuç yok. Ben hastalıktan bıktım; hastanedeki eli hafif hemşire bile bana tarih vermeye başladı. İzin günlerinde hasta olmamaya çalışıyorum. Antibiyotik endüstrisinin bu kadar büyük hayranı değilim, salın beni diye bağırasım var resmen.

İşin şakası bir yana bu durum artık beni yormaya başladı.

Nasıl güçlendirebilirim kendimi, bünyemi?

Pekmezle limon mu karıştırıp içsem, aktardaki bütün şifalı bitkilerden çay mı yaptırsam, piyasadaki bilindik vitaminleri tüketip “Asla pes etme!” sloganlarıyla mı gezsem bilemiyorum.

Şimdi, soruyorum size dergimizin güzel insanları!

Ne yapsın bu kız?

Havada iki ılık meltem eser, ertesi gün baş ağrısından gözlerimi açamam. Soğuk, buzlu ya da çok sıcak, baharatlı yemek, içecek hak getire. Ha bir de unutmadan, saçlarımı da kestirdim sırf sinüzit olmam belki kış aylarında diye.

Ama tahmin edersiniz ki, sonum yine “Anne benim bir doktora uğramam lazım. Malum, çok boşladım.”

Bir de bu işin sosyal yanı var. Ben bile daha neden hasta olduğumu çözemiyorum. Herkes nedenini tespit etmiş gibi tavsiye veriyor. Bir de bir oru var ki beni benden alıyor:

“Nasıl başarıyorsun bu kadar hasta olmayı?”

Üstün çaba sarf ediyordum zaten ben böyle olmak için. Sanırsınız bir tutku, yaşam tarzı.

Uzun lafın kısası var mı önerisi, yardımı olabilecek bir kişi?
Çünkü benim kendimi bozulmuş robot misali bir hastaneye bağışlayıp “Düzeltin beni civanım doktorlar!” diyesim var.

Sıla Malik

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

Yorum Bulunamadı

Cevap Yaz