Biraz Kitap

Ölümsüz Atatürk

27 Ağustos 2019

Kitap: Ölümsüz Atatürk | Yazar: Vamık D. Volkan - Norman Itzkowitz | Yorumlayan: Hülya Erarslan


Ölümsüz Atatürk | Vamık D. Volkan – Norman Itzkowitz

Bir arkadaşıma hocası bu kitabı önermiş. Atatürk’ün psikolojisini anlatıyor diye. Atatürk’ün ölümsüz olma isteği, bu isteğin kaynağı gibi meseleleri anlatıyormuş. Ben de bu tavsiyeden nemalandım ve kitabı okudum. Bu tavsiyeden yola çıktığım için yoğun psikolojik tahliller bekliyordum kitapta ama hiç de öyle değil.

Bir Roman Akıcılığında Atatürk Biyogrofisi

Atatürk’ün bazı davranışlarının arka boyutundaki psikolojik analizler zaman zaman dipnotlarda belirtilmiş. Ama yoğun, teknik açıklamalar değil bunlar.

Kitap, öncelikle Osmanlı’nın son dönemlerindeki vaziyetini anlatıyor. Askeri, siyasi açıdan Osmanlı’nın son dönemlerini değerlendirerek Atatürk’ün Osmanlı arka planını gösteriyor.

Kitabın bu kısımları biraz ders kitabı gibi. Neredeyse sıkılıp bırakacaktım. Bırakmadım. İyi ki bırakmadım, çünkü sonrası gayet akıcı ilerledi.

Mustafa Kemal Atatürk

Hepimiz biliyoruz, Atatürk 1881 yılında doğdu, 1938 yılında öldü. Annesi Zübeyde Hanım, babası Ali Rıza Bey.

Bu temel bilginin yanı sıra hani okul sıralarında Atatürk hakkında okuduğunuz, duyduğunuz bilgiler vardır ya. Tarlada karga kovalaması, birdirbir oynarken eğilmeyi kabul etmemesi, ona Matematik öğretmenin Kemal adını koyması, askerlere “Ben size savaşmayı değil, ölmeyi emrediyorum” demesi, “Merminiz yoksa süngünüz var” diyerek yılmış askerlere cesaret vermesi, “Ordular, ilk hedefiniz Akdeniz, ileri!” emri, bir maskeli baloya yeniçeri kostümüyle gitmesi, Yunan bayrağını yerden alması… vb

Okuldaki tarih derslerinden insanın aklında kalan anekdotlar var ya.

İşte onların hepsinin şahane bir nizam içerisinde kolajlandığını düşünün.

Bir de bunlar fotoğraflarla desteklenseydi, tadından yenmezdi.

Fotoğraf demişken, Atatürk bütün fotoğraflarında son derece fotojenik malumunuz. Çünkü kendisi, çekilen fotoğraflarını inceler, çirkin çıktığı fotoğrafları imha ettirirmiş.

Bir ilginç özelliği de -ilk defa bu kitapta öğrendim- Atatürk şiir yazarmış. Ama pek mahir değilmiş bu konuda. Hatta bir hocası “Şiir yazma demiyorum, hobi olarak gene yaz” bile demiş. Daha doğrusu onun şiire olan ilgisi, askerliğini olumsuz etkiler diye düşünüp hocası onu şiirden uzaklaştırmış. Bugüne kadar hiçbir şiirinin bulunmamasını da kitap yazarları, bu şiirlerini de imha etmiş olabileceğine bağlıyorlar.

Atatürk: Yaşamı ve İç Dünyası

Kitap Atatürk’ün “yaşamı ve iç dünyası” alt başlığını taşıyor. İç dünyası için de psikolojiye girmek lazım.

Psikolojik analiz bağlamında aklımda kitapta sık sık geçen “abartılı öz kavramı”, “abartılı özimge”, “kederli anne”, “ülküleştirilmiş baba”… gibi kavramlar kaldı.

Kederli anne tanımı şuradan geliyor:

Mustafa, Zübeyde Hanım’ın dördüncü çocuğu. İlk üç çocuğu ölmüş. Sonra Mustafa doğmuş. Ama Zübeyde Hanım’ın sütü ona yetmemiş. Süt anne emzirmiş Mustafa’yı. Bu da onda kendi kendine yetebilme yeteneği kazandırmış.

Burada Mustafa’nın annesini yetersiz görmesi gibi bir çıkarımda bulunulmuş.

Ali Rıza Bey, Mustafa 7 yaşındayken ölmüş.
Mustafa 13 yaşındayken annesi yeniden evlenmiş.
Mustafa bu evliliği kabul etmemiş.
Zübeyde Hanım, kocasına Mustafa’ya iyi davranması, ona saygı duyması yönünde telkinlerde bulunmuş. Üvey babası tarafından saygı gören Mustafa’nın da tavrı değişmiş.

Burada Atatürk’ün böyle bir huyunun olduğunu görüyorum. Eleştirilere pek tahammül edemiyor. Akıllı, becerikli insanları seviyor. Öyle olmayanları yanından uzaklaştırıyor. Sevmiyor onları. Ama kendisine iltifat edildiğinde, sevmediği bir insan bile olsa, biraz yumuşuyor.

Liderlerin, iyi de olsalar kötü de dalkavuklara ihtiyacı olduğunu sonucunu çıkarıyorum ben buradan. Ya da ihtiyacı olmak demeyelim de hoşlarına gidiyor. Belki de yüksek egolarını tatmin ettiği için. Atatürk’ün yüksek bir egosu olduğu muhakkak. Bunun kitaptaki açıklaması “Kendisini ortalama insanların ilgi ve kaygılarının üzerinde görüyordu” şeklinde.

Atatürk’e Eşlik Etmek

Çok düzgün ve akıcı bir şekilde, adeta Atatürk’e o sıralarda eşlik ediyormuşsun, o anların içindeymişsin gibi hissettiriyor kitap.

Tavsiye ederim. Bakalım siz nasıl sonuçlar çıkaracaksınız?

Saygılarımla,
Hülya Erarslan

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

2 Yorum

  • Cevapla Sadık Aktunç 27 Ağustos 2019 at 12:13

    Güzel 1 kitap yorumu olmuş, okuma listeme ekledim 👍 Elinize sağlık. ✊

  • Cevap Yaz

    Girne Antik Liman
    Girne Antik Liman
    Öykü: Umarım Bu Gece Öldürülmem | Yazan: Didem Çelebi Özkan