Gırgırına

90’larda Partilemece

9 Eylül 2019

Gırgırına | 90’larda Partilemece | Cem Albayrakoğlu

Kalamış’ta, bizim gençlik yıllarımızda kimin evi boşsa onda toplanırdık bütün gençler. Ama ne toplanma?! Aileler kapıdan, misafir çocuklar bacadan eve doluşurduk. Ki genelde sevgili editörümüzün evinde gerçekleşirdi bu geceler. Her seferinde aşağı yukarı aynı kadro ile evde 10–12 kişi olurduk.

Daha yeni alkol ve sigarayla tanışmışız.

Elbette herkes ailesinden gizli kapaklı içiyor. Editörümüz sağlam yeşilaycı; her yerde arıza çıkartıyor, sigara içenlerden hiç hoşlanmıyor falan…

Ben de yeni sigara içmeye başladığım günlerde gittim Didem’in yanına; “Bak ben sigara içmeye başladım,” dedim. Marifet sanki 🤦🏻‍♂️

“Yok” diyor, “Sen kandırmaya çalışıyorsun beni.”

Ardından ekliyor; “Yak o zaman bir tane, iç de göreyim.”

Sanki göster ablalara der gibi 😂😂😂 Ben de gösterdim dermişim 😂 Yaktım bir sigara içiyorum, Didem’den gelen tepki; “Yok, yok beni kandırıyorsun, içer gibi yapıyorsun…”

Hiç inanamadı ama bir yandan da niiiiiliyor. Meşhur Didem işte… Aradan yıllar geçti kendi de içmeye başladı, tabii ne Yeşilay kaldı ne başka bir şey, hayırlısı diyelim… (Editör Notu: Hâlâ aranızda en az içen benim 😝)

90’larda Partilemece

Neyse konuya dönecek olursak; ailelerimiz çok sağlam bir grup gece dışarı çıktılar. Biz çocuklarda bayram havası ama hiç çaktırmıyoruz, gözler kapıda çıksınlar ki bizim “sağlam ekip” gelsin, partiliyeyim (lafa bak partilemek). Hey gidi hey.

Epey de bir vaktimiz oluyordu o zamanki yaşımız için. Neyse ben geçtim Didemler’e. (Malum aynı katta, karşılıklı dairelerde oturuyoruz.) Kapı susmak bilmiyor, ha babam birileri geliyor; elde biralar, cipsler, sigaralar marka marka…

O zaman kasetçalar var, beğendiğin şarkıyı bulacaksın kasette falan… Herkes DJ kıvamında evde kopuyoruz.

Hepimizin kendine göre derdi vardı ama gene de öyle bunalım çocuklar değildik, depresyonumuz yarım saatten fazla sürmezdi 🤣 Hep gülecek bir şeyler bulurduk.

En büyük eğlence ise Didem’i kızdırmaktı.

İtiraf edeyim sevgili editörümüzü kızdırmak en sevdiğimiz eğlencelerin başında gelirdi. Mesela kaplumbağa beslerdi, onları fanustan çıkartıp yarıştırırdım. Kafaya bak, tabi Dido niiiiiilerr. Bu arada belirteyim; temiz, düzenli adamımdır çocukluğumdan bu yana. Kaplumbağalar yerleri ıslatmasın diye önce onları kurulardım 😂 Allahım kafa işte; su kaplumbağasını kurulayıp koridorda yarıştırırdım. Tabi Dido’nun hem yeşilaycı hem de bir hayvan sever olarak beni tırmıklamaktan başka çaresi kalmazdı.

Bir de onun meşhur posterleri vardı, her genç kızda olduğu gibi. Onları yırtmakla korkuturduk kızı. Tabi hemen küserdi bizimki, küçük laz kız yani kardeşi gelip kurtarırdı posterleri de o geceki kapışma böylece sona ererdi 😂😂

Partinin Ardından

Neyse o gece de diğer geceler gibi çok eğlenceli ve bol kahkahalı bitti. Bu arada Didemler’in evinde sigara içildiğinden rahat davranıyoruz. Bizim ev olsa, istersek altı pencereli cereyan yaratalım havalandırmak için, annem daha sokak kapısını açarken sigara içildiğini anlardı.

Anlayacağız Didemler’de rahatız. Çok çok çöpteki bira şişeleri sorun olurdu. Onda da çöpü gidenlerden biriyle yollardık.

O gece çöpü yok etmeyi unutmuşuz.

Sabah ben gene Didemler’de takılırken rahmetli Nizamettin Amca; “Cem sana bir şey soracağım?” dedi; “Sen kaç çeşit sigara içiyorsun?”

Kem küm demeye kalmadan; “Tamam tamam” dedi.

O sırada başka bir odada olan Didem’in yanına gittim hemen.

“Yaa Nizamettin Amca bana böyle böyle sordu, hayırdır?”

Bak Didem’den gelen cevap;

“Haaa ben sana demedim di mi? Babam dün gece içilen sigaraların izmaritlerini çöpte görünce, kim sigara içti bu evde, diye sordu.”

Hanımefendi de demiş ki; “Cem içti.”

Nizamettin Amca da yer sanki bunu 🤦🏻‍♂️ Hemen yapıştırmış cevabı; “Kızım bu çocuk kaç çeşit sigara içiyor?!”

Çöpte en az 3-4 farklı sigara markası ve hepsini içen ben 🤦🏻‍♂️🤦🏻‍♂️🤦🏻‍♂️ Çok sağol editör, çok sağol…

Nizamettin Amca yememiş ama işte gene de ihale bana kaldı. Canları sağ olsun.

“Peki” demiş, “Biralar?”

“Onları da Cem içti” demez mi?!

Sanırsın ben alkolik. Tamam yapacak bir şey yok ama denmez de yani… O yaşta alkol sigara falan, var ya keserlerdi bizi… (İkinci Editör Notu: Oldu, sigaraları siz için, ipe sizin yerinize ben gideyim 😝 Hem babam asla Süheyla Teyzeye ya da Akif Amcaya bir şey çaktırmazdı 😉)

Tabi bu aklımla, kim haklı kim haksız bilemiyorum, özellikle de şimdi bir kız çocuğu babası olmuşken…

“Alkol bütün kötülüklerin anası,” deyip olası saldırılardan biraz olsun kendimi kurtarmaya çalışarak bu konuyu burada kapatıyorum.

Biz baştan kaybediyoruz Sinem’le…

Bir de tabi Didem hep örnek, çalışkan ergen aramızdaki. Kimse beklemiyor ondan böyle şeyler. Sinem ve ben hep haşarı, yaramaz görünenleriz. Halbuki ele başının Didem olduğunu bilen yok. Şaka şaka; kimseyi zan altında bırakmayayım şimdi… (Üçüncü Editör Notu: Yooo son derece haklısın 😂)

1982’den bugüne gelen dostluk

O yıllarda eğlendiğimiz kadar keşke şimdi de eğlensek. Gerçi Didem’in yanına Bursa’ya her toplaşıp gittiğimizde hâlâ çok eğleniyoruz, hem de günler geçtikçe çoğalarak, muhteşem partnerlerle ve sımsıkı birbirimize daha da sarılarak.

Ulan mizah yazarken bu duygusallık nedir yahu? Galiba yaşlanıyoruz…

Neyse başka yazılarda buluşmak üzere…

Gırgırına,
Cem Albayrakoğlu

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

2 Yorum

  • Cevapla Demet Uncu 9 Eylül 2019 at 09:00

    Cem Bey, yine çok güzel bir yazıydı. Sizin bu gençlik hikayelerinize bayılıyorum. Anladığım kadarıyla da bu hikayelerin sayısı da oldukça fazla. Çok keyifli ve güzel bir gençlik dönemi geçirmişsiniz. Ne mutlu size 😃
     
    Bahsettiğiniz partnerinizle ve dostlarınızla birlikte hep mutlu olun inşallah.
     
    Sizi yakın zaman hikayelerinizle okuyabilmek dileklerimle.
     
    Sevgiler ❤

  • Cevapla Cem Albayrakoğlu 9 Eylül 2019 at 15:53

    Demet Hanım;
     
    Evet gençlikte o dönem çok keyifli ve güzel yaşadık, komikti doğrusu. Ne demişler; askerlik ve gençlik hikayeleri bitmez. Yakın tarih daha sakın ve olaysız geçtiği için inşallah ilerki tarihlerde onları da paylaşacağım.
     
    Sevgiler bizden ❤

  • Cevap Yaz